Tek Dişi Kalmış Canavar
9/10
·144 syf.··
2026 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:28
Amerika kıtasını keşfeden Avrupalı sözde medenilerin kıtanın yerlilerini acımasızca katletmelerini, yok etmelerini, mallarına, mülklerine çökmelerini bir din adamının gözünden anlatan ibret vesikası. Kısa ama çok vurucu, unutulmaz. Mutlaka okuyun ve okutun.
Yerlilerin GözyaşlarıBartolomé de Las Casas · İmge Kitabevi · 2020887 okunma
Modern Bir Yamyamlık Hikâyesi
7/10
·512 syf.··
2026 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:08
Gazetede gördüğü bir cinayet haberi ve haberin manşetindeki "Arka bahçelerinde cesetler çıkana dek herkes onların yaşlı, tatlı bir çift olduğunu sanıyordu" ibaresinden ilham alarak yazdığı bir Holly Gibney hikâyesi olan bu kitabında Stephen King, bizleri yine sürükleyici bir maceraya çağırıyor. Kaçırıp öldürdükleri genç ve sağlıklı insanların iç organlarından ve özellikle beyinlerinden kendilerine ilaç ve yiyecek yapan iki yaşlı profesörün, akıllara durgunluk veren öyküsünü okurken modern bir yamyamlık hikâyesine tanıklık ediyoruz. Hikâyenin en trajik yanı ise tüm bu kötülükleri yapan iki yaşlı profesörün toplumda fazlasıyla saygı gören ve cemiyet hayatında önemli bir yeri olan öğretim üyeleri olması. Covid 19 salgınının en yoğun yaşandığı zamanlarda geçen hikâyemizde covid salgınıyla ilgili olarak Holly'e söylettiği "tüm bunlar bittiğinde kimse gerçekten yaşandığına inanmayacak. İnanırlarsa da nasıl olduğunu anlamayacak." sözleriyle dile getirdiği öngörüsü ve Holly Gibney'in annesini bu virüs nedeniyle kaybetmesi, Holly'nin iş ortağı Pete'in de yine bu virüsle boğuşması nedeniyle tipik bir Covid dönemi romanı çerçevesi çiziyor King. Bir diyalogda "Miss Amerika değil ama lisedeyken balo kraliçesi seçilmişti. Kimse onun başından aşağı bir kova dolusu kan falan da dökmedi" sözleriyle yaptığı Carrie White göndermesiyle King evrenine gizli bir selam verirken yakalıyoruz yine Kral'ı. Stephen King romanlarının en sevdiğim yanlarından biri olan ve satır aralarına gizlenmiş kitap ve şarkı tavsiyelerini Holly'de de fazlasıyla görüyoruz. Bu yanıyla bile kendine münhasır bir yazar olan Stephen King'in en sevilen karakterlerinden biri olan Holly Gibney'i ölümsüzleştiren eseri "Holly", polisiye roman sevenlerin özellikle beğenecekleri bir yapıt.
HollyStephen King · Altın Kitaplar · 2024556 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Divanda Anlatılan Erkeklikler ve Arzunun Ardındaki Yalnızlık
8/10
·304 syf.··
2026 24. kitabı
Dr. Engler, yeni açtığı kliniğinde daha çok kadın danışanlarla çalışacağını düşünürken, karşısına ağırlıklı olarak cinsel sorunlar yaşayan erkekler çıkar. Kitapta David, Alex, Charles, Mark ve diğer danışanların hikâyeleri üzerinden erkeklerin bağlanma korkuları, sadakatsizlikleri, performans kaygıları, porno kullanımları, duygusal yakınlık sorunları, erkeklik algıları, aşk ve cinsellik arasındaki çatışmaları ele alınır. Ancak kitap yalnızca danışanların öykülerinden oluşmaz. Yazar kendi terapist kimliğini, karşıaktarım deneyimlerini ve kendi ilişki yaşamını da anlatıya dahil eder. Temel tezi şudur: Erkeklerin birçok cinsel sorunu aslında cinsellikle ilgili değil; görülme, değerli hissetme, sevilme ve kabul edilme ihtiyaçlarıyla ilgilidir. Kitaptaki danışanlar büyük ölçüde Amerika'nın belirli bir sosyoekonomik kesiminden geliyor. Bu nedenle anlatılan erkeklik deneyimlerinin evrensel kabul edilmesi problemli olabilir. Vaka örnekleri roman okur gibi ilerliyor. Akademik dil yerine anlatı dili kullanıldığı için psikoloji alanından olmayan kişiler de rahatlıkla okuyabilir. Meraklısına...
Psikoloji
Divanımdaki ErkeklerBrandy Engler · Ayrıntı Yayınları · 20211,282 okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2026 23. kitabı
Okumak çoğu zaman gerçek dünyadan bir kaçış, güvenli bir liman olarak görülür. Peki ya o liman yavaş yavaş bizi kendi içine hapsederse? Carlos María Domínguez'in kısacık ama sarsıcı novellası Kâğıt Ev, tam da bu rahatsız edici ama bir o kadar da büyüleyici sorunun peşine düşüyor. Hikâye, sarsıcı ve oldukça ironik bir olayla başlıyor: Cambridge sokaklarında yürürken Emily Dickinson okuyan akademisyen Bluma Lennon'un trajik ölümü. Ancak asıl gizem, Bluma'nın ölümünden aylar sonra masasına bırakılan tuhaf bir kargoyla alevleniyor. Paketten Joseph Conrad’ın Gölge Hattı isimli kitabı çıkıyor. Fakat bu sıradan bir kitap değil; üzeri gizemli bir şekilde kurumuş çimento ve harç kalıntılarıyla kaplı. Bu esrarengiz kitabın nereden geldiğini ve neden bu halde olduğunu bulmak isteyen anlatıcıyla birlikte, kendimizi yirmi binden fazla kitabın hüküm sürdüğü, kelimenin tam anlamıyla "kitaplara adanmış" bir hayatın izini sürerken buluyoruz. Bu hayat, gizemli koleksiyoner Carlos Brauer’e ait. Kâğıt Ev'in en çarpıcı yönü, okuma tutkusunu sadece romantik bir eylem olarak ele almaması. Yazar, kitap biriktirmenin ve okumanın bir noktadan sonra nasıl tehlikeli ve hayatı ele geçiren bir takıntıya (bibliyofili) dönüşebileceğini usta bir dille işliyor. Sayfalar ilerledikçe zihnimizde şu soru yankılanıyor: Evlerimizde özenle dizdiğimiz, kokularını içimize çektiğimiz o kitaplar sadece cansız nesneler midir, yoksa bir noktadan sonra kendi kaderimizi çizen canlı varlıklara mı dönüşürler? "Bir kütüphane inşa etmek, bir hayat inşa etmektir; asla sıradan bir yığın değildir o." Domínguez, edebiyatı sadece fikirler üzerinden değil, aynı zamanda fiziksel bir nesne olarak "kitap" üzerinden inceliyor. Üstelik bunu yaparken Borges, Cortázar ve Márquez gibi Latin Amerika edebiyatının devlerine de ince
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma
Puan vermedi·161 syf.··
2026 26. kitabı
Bu kitabı hisleriniz uyuştuğu bir zamana denk getirip okursanız sayfalarda gezinen o kekremsi tadı ruhunuza boca ederek durumu stabil hale getirebilirsiniz. Her kitaptan da fayda devşirmeyiverelim. Edebiyatımızda kendisine şiir dedirten kitabımsıların içinde bu eser de sarhoşken bağıran adamlara hislenip katılmak kabilinden var olmuş olsun. Ne olur yani!
Cinnetim CennetimdirBülent Akyürek · Fincan Yayınları · 2010148 okunma
10/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2026 163. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
"BEYAZ ADAM'IN YÜKÜ" "Sarihtir sözüm, bir o kadar da nadide, Dilimdedir haliyle umumun meşgalesi- Ezberimdedir gündemi pazarın ve rıhtımın, Benden sorulur hülasa her tezgâhın üzeri. Kayırana bilmukabele derim ben fakat, İşine taş koymadan olmaz hasmın da Hasetlik bitmez, malumudur ya herkesin," Dedi Karların Hanımı hazıruna. Rudyard Kipling'in 1899'da yazdığı ve emperyalizmi savunan bu şiir kitabı, ABD'yi İspanya-Amerika Savaşı'ndan sonra Filipinler'i ilhak edip sömürgeleştirmeye teşvik etmek için kaleme alınmıştır. Şiir, yayımlandığı dönemde (1899) ABD Senatosu'nda Filipinler'in ilhakı tartışmalarında kullanılmış, emperyalizmi savunanlar tarafından benimsenirken Mark Twain gibi isimler tarafından şiddetle eleştirilmiştir. Günümüzde ise ırkçı ve aşağılayıcı bulunarak sömürgeciliğin meşrulaştırılması olarak görülmekte, tartışmalı bir tarihi belge niteliği taşımaktadır. 1907 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Kipling, şair ve hikâye anlatıcısının ötesinde Britanya İmparatorluğu'nun en etkili seslerinden biriydi. Hindistan'da doğmuş, Doğu ile Batı arasında şekillenmiş kimliğiyle büyümüş ve hayatı boyunca kendisini bir Anglo-Hint olarak tanımlamıştı. Onun dünyasında imparatorluk, yalnızca siyasi bir güç gösterisi değildir. Ona göre Britanya İmparatorluğu, medeniyet taşıma sorumluluğunu üstlenmiş büyük bir organizmadır. Bu bakış açısı, günümüzde yoğun eleştirilere maruz kalan sömürgeci düşüncenin edebiyattaki en güçlü yansımalarından biri olarak kabul edilir. O, imparatorluğu “iliklerine kadar hissedilen mücessem bir gerçeklik” olarak yaşadı. Onun dünyasında her birey, bu devasa yapının ayakta kalması için fedakârlıkla omuz vermek zorundaydı. Bu seçki, Kipling'i bir "imparatorluk şairi" olmanın çok ötesine taşıyor. Kitap boyunca ilerlerken, yazarın Britanya'yı
Edebiyat
Beyaz Adam'ın YüküRudyard Kipling · Fihrist Yayınevi · 20261 okunma