İyi insanları kötü insanlardan ayıran kapanması imkânsız bir uçurum olduğu fikri iki sebepten ötürü bir huzur kaynağıdır. İlk olarak, bu fikir kötülüğe öz katarak bir nevi ikili mantık yaratır. Birçoğumuz kötülüğü bazı insanlarda olan, bazılarındaysa olmayan bir mevcudiyet, bir özellik olarak algılarız. Kaderlerinin öngördüğü üzere kötü tohumlar nihayetinde kötü meyveler verir. Bizler Kötülüğü, Hitler, Stalin, Pol Pot, İdi Amin, Saddam Hüseyin ve kitle katliamlarında parmağı bulunan diğer politik liderler üzerinden, yani dönemimizin gerçekten kötü despotlan üzerinden tanımlarız. Halbuki daha sıradan, daha az kötülüklerin de farkında olmalıyız: torbacılar, tecavüzcüler, seks kölesi tacirleri, yaşlılar üzerinden dolandırıcılık yapanlar ve kabadayılık taslayarak çocuklarımızın sağlığını etkileyenler...
″Genç dostum, eğer insanların her zaman akıllarıyla hareket ettiklerini varsayarsak, dünyanın gidişatından hiçbir şey anlayamayız. Akılsızlık Tarih′in en güçlü ilkesidir.″