9/10
·320 syf.··
2026 18. kitabı
Konusunun ilgi çekiciliyle beni cezbeden ve "burda istediğim şeyleri bulabilirim" hissini veren bu kitap, başlangıcından finaline kadar sanki TV de Lost dizisinden bir bölüm izliyormuşumcasına gizem duygusunu tek bir an kaybettirmeden beni sayfalarında 2 günlük kısa bir gezintiye çıkardı Okumanın 2 gün sürmesinin (asla bu kadar hızlı Okuyan biri değilim) sebebi, kitabın son derece sürükleyici olması, karakterlerin kendi kimliklerini bulma sürecindeki ortaya çıkan şifreleri ve gizemleri onlarla birlikte en kısa sürede çözme isteğimin doruklara çıkmasıydı Sırlar, arkadaşlıklar,tahmin edilemez bağlar ve ihanetle dolu serinin ilk kitabına harika bir başlangıç yaptık bakalım ikinci kitapta neler olacak
AmneziJennifer Rush · Pegasus Yayınları · 2015624 okunma
9/10
·344 syf.·
2026 51. kitabı
Merhaba sevgili okur 🫆Gerçekler ışığında yazılmış, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz şahane bir polisiye romanının yorumu ile karşınızdayım. Eser polisiyenin kraliçesi Agatha Christie'nin 1926 yılında arkasında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolduğu gizemli 11 günü anlatıyor. Soluk soluğa okuyacağınız olağanüstü bir eser benden söylemesi 🫆 1926 Aralık ayı.. Agatha Christie, kocasıyla arasının bozuk olduğu ve aldatıldığı bir dönemde arabasını ormanda terk edilmiş halde bırakarak arkasında hiç iz bırakmadan ortadan kaybolur. Tüm aramalara rağmen bulunamaz. Olay manşetlere taşınır ve Surrey ve Berkshire polisi, onu bulmak için halktan da zaman zaman yardım alarak çok sayıda memur görevlendirir. Arabanın bulunduğu bölgeye yoğunlaşırlar ve bazı memurlar özel olarak onun öldüğünü düşünerek c*set arayama odaklanır. Kocası Archie Christie'nin Nancy Neele adlı genç bir kadınla olan ilişkisi nedeniyle evliliklerinde bazı sorunlar yaşadıkları için özellikle inceleme altına alınır lakin sağlam bir mazereti olduğu için dikkatler başka yöne çevrilir. Aslında yazar Christine, ailesi ve sırları üzerinden şantaj yapan sapkın ve zeki bir doktorun tuzağına düşmüştür. Bu adam Rickmansworth’te pratisyen hekimlik yapan Patrick Kurs’tur. Doktor, yazarın en değer verdiklerini ( eşi ve kızı ) koruyabilmesi için kendisinden mükemmel bir cinayet tasarlayıp işlemesini talep eder. Şantajcı doktor, ailesine dair her detayı bilmektedir ve bunu basına sızdırmakla tehdit eder. bildikleri Archie ‘yi mahvedecek niteliktedir. Yazarın şantajıya boyun eğmekten başka şansı yoktur. Yorkshire'daki Harrogate kasabasında bir kaplıca otelin kocasının metresinin adı olan "Mrs. Teresa Neele" sahte ismiyle kayıt yaptırmıştır. Gizemli cinayetlerin kraliçesi, kendi yazdığı romanlardaki gibi zekice bir cinayeti
Cinayet UstasıAndrew Wilson · Altın Kitaplar · 2021109 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Her Sabah Sıfırdan Başlayan Bir Kabus
7/10
·376 syf.··
2026 66. kitabı
Bazı kitaplar vardır; kurgusu sizi içine çeker ama hissettirdiği o yoğun klostrofobik atmosfer yüzünden okurken nefesinizi tuttuğunuzu fark edersiniz. S. J. Watson ’ın Uyuyana Kadar romanı benim için tam olarak böyle bir deneyimdi. Baştan söyleyeyim: Bu kitap herkesin rahatlıkla okuyabileceği, sakin bir gizem hikayesi değil; ciddi anlamda tekinsiz, gerilimli ve yer yer insanı psikolojik olarak çok rahatsız eden bir yapıya sahip. Eklemek İstediğim Önemli Bir Not: Kitabın genelinde beni hikayeden ve karakterlerden ciddi anlamda uzaklaştıran, okuma keyfimi kaçıran bazı detaylar vardı. Özellikle aralara serpiştirilmiş olan ilişki sahneleri bana hem çok gereksiz hem de anlatım tarzı olarak çok vıcık vıcık geldi. Bu sahnelerin hikayeye hiçbir katkısı olmadığı gibi, zaten var olan o tekinsiz ve sapıkça atmosferi iyice katmerlemiş. Açıkçası bu detaylar ve kitabın aşırı doz gerilimli yapısı beni çok huzursuz etti. Benim gibi bu tarz sahnelerden ve aşırı bunaltıcı, rahatsız edici ilişkilerden hoşlanmayan okurlar için kesinlikle tavsiye etmeyeceğim bir kitap hiç olmasın demiyom olsun ama şeyini çıkarmadan. Ne Anlatıyor? Ana karakterimiz Christine, her sabah hiç tanımadığı bir yatakta, tanımadığı bir adamın yanında uyanıyor. Aynaya baktığında ise beklediğinden çok daha yaşlı bir yüzle karşılaşıyor. Yanındaki adam, onun kocası Ben olduğunu ve geçirdiği büyük bir kaza yüzünden her gece uyuduğunda hafızasının sıfırlandığını söylüyor. Christine, her gün hayatını bu yabancı adamdan yeniden öğrenmek zorundadır. Ancak bir gün, doktorunun yönlendirmesiyle gizlice tuttuğu günlüğü bulur ve ilk sayfada kendi el yazısıyla yazılmış o tüyler ürpertici notu görür: "Ben'e güvenme." Bu Kitap Neden Herkese Göre Değil? (Rahatsız Edici Unsurlar) Kitabı okurken bazı okurların (ve benim de yer yer) neden çok
İnceleme
Uyuyana KadarS. J. Watson · Doğan Kitap · 2012851 okunma
Uyuyana Kadar-S.J.WATSON
7/10
·376 syf.··
2026 39. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 11:59
Christine her sabah tanımadığı bir yatakta,bir yabancının yanında uyanır. Banyodaki aynaya baktığı zaman kendini tanıyamaz ve yanında uyandığı adam ona kocası olduğunu açıklar. Dr.Nash yardımıyla her gün bir günlük tuttuğunu hatırlar. Günlükte, doktorundan ve kocasından edindiği bilgiler ile geçmişe dair hatırladığı bilgileri yazıyor. Her sabah uyandığında Christine amnezi hastası olduğu için aynı döngüyü yaşayarak her şeyi unutuyor ve eşi Ben hep aynı şeyleri söylüyor ona. Christine günlüğü okudukça içini kemiren şüphelerin peşine düşmeye karar verir. Ve bu konuda kendisine yardımcı olan da Dr.Nash ile arkadaşı Claire oluyor. Bazı soruların cevabını öğrendikçe aslında doğru bildiği şeylerin yalan olduğunu ve tehlikede olduğunu fark edecektir. Uyuyana Kadar kitabının konusunu ilk okuduğumda benim çok ilgimi çeken ve beklentimin yüksek olduğu bir kitaptı. Ancak kitabı okurken bir eksiklik hissettim. Metin de bulunan bazı cümleler de yazım hataları fark ettim. Kitabi okurken fazla heyecanlanmadım sadece üçüncü bölümde o gerilimi hissedebildim. Kitapta tekrar eden yerler de oldu. Kitabın ortalarına doğru kimin yaptığını buldum. Sonu hoşuma gitti.Aynı zamanda kitabın filmini de izledim. Film de aynı şekilde sonlarına doğru toparlıyor,ilk başları çok yavaş ilerliyor.Yüksek beklentiyle başladığım için kitap beni tatmin etmemiş olabilir. Eğer yüksek beklentiyle baslamazsanız ve ilk kısımları rahat okuyabilirseniz kitabı daha çok beğenebilirsiniz . Kitaba puanım:7/10
1000Kitap
Uyuyana KadarS. J. Watson · Doğan Kitap · 2012851 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 17:50
Tutukluk, Semptom ve Kaygı adlı eserinin birinci bölümü ketlenme, cinsel işlev, beslenme işlevi, ego, süper-ego, id, isteri, amnezi gibi kavramlarla ilgili psikanalitik literatürde büyük yankı uyandırmış çalışmalarını içeriyor. Kitabın ikinci bölümü ise baskılama ve savunma, direnç, karşı yük, libido dönülümünden kaynaklanan kaygı ve bilinçaltının direnci gibi konulardan oluşuyor. Bütün kaygıların en eskisi olan doğumda duyulan ilk kaygıya anneden ayrılmak yol açar diyen Freud, Otto Rank ve Alfred Adler'den de alıntı yapıyor.
Tutukluk Semptom ve KaygıSigmund Freud · Oda Yayınları · 201969 okunma
10/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 17:46
Stefan Zweig’ın ustalığını konuşturduğu "Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu" tek taraflı bir aşkın anatomisini çıkaran, okurun ruhuna dokunan bir başyapıttır. Eser sadece trajik bir aşk hikayesi değil; saplantı, görünmezlik ve toplumsal sınıflar arasındaki uçurumun psikolojik bir dökümüdür. ​Kitap, ünlü yazar R.’nin tatil dönüşü aldığı kalın bir mektupla başlıyor. Mektup, "Beni hiç tanımamış olan sana" hitabıyla başlahıp, isimsiz bir kadının çocukluğundan ölüm döşeğine kadar süren tutkusunu anlatıyor. Küçük bir kızken komşusu olan yakışıklı yazar R.’ye aşık olur. Bu aşk, sıradan bir hayranlıktan öte, kadının tüm varlığını adadığı bir yaşam amacı hâline geliyor. ​Ailesiyle başka bir şehre taşınsa da zihninde sadece R. vardır. Yıllar sonra Viyana’ya döner ve onunla karşılaşır. ​Kadın, hayatı boyunca R. ile üç kez bir araya geliyor. Ancak R., her seferinde onu gecelik bir macera olarak görür ve ertesi gün unutur. Kadın, bu unutuluşun acısını sessizce çeker ve ondan olan çocuğunu tek başına büyütür. ​Çocuğun ölümü ve kadının kendi yaklaşan ölümüyle birlikte, bu mektup yazar R.’ye gönderilir. R., mektubu bitirdiğinde, hayatı boyunca yanından geçen ama hiç görmediği o kadının gölgesini hissetmeye başlar. ​Kadın karakter, edebiyat tarihinin en uç sadakat örneklerinden biridir; aşkı, karşılık bekleyen bir duygunun ötesinde, neredeyse dini bir adanmışlıktır. ​Kadın, yazarın onu tanımamasından derin bir acı duyar ama onu hatırlamaya zorlamayarak acısını besler, gururu, sevilmekten daha üstün tutar. ​Zweig, karakterine isim vermeyerek, kadını herkes ve hiç kimse yapıyor. O, sadece R.’nin gözündeki yansıması kadar vardır. ​Yazar R., Zweig’ın birçok eserinde rastladığımız yaşamın yüzeyinde süzülen entelektüel tipidir. ​Nazik, çekici ve kültürlüdür ancak derin bir bağ kurma yetisinden
1000Kitap
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,9bin okunma