Buyurun hoş geldiniz.
Ağzımdan en çok çıkan cümle . Bir ömür bu cümle ile geçti desem yanlış olmaz. Her akşam saat 20'den sonra her gelene söylediğim mükemmel üçlü... Diye başlıyor kitabımız.
İsmini bilmediğimiz, Yalnız olarak tanıdığımız karakterimiz küçük bir kasabada anne babasının geç gelen amorti çocuğu... Evet Yalnız, geç çocuk sahibi olmus bir ebeveynin gelişine büyüttükkleri, hayattan istemeyi , kavga etmeyi çok erken yasta bırakmış, biraz da geçmişe takılıp kalmış özünde çok sağlam ,koca yürekli, okuma aşığı kendin adaletini kendi sağlamaya çalışan , yalnızlığı ile barışık, babasının izinde, kasabadan askerlik dışında hiç çıkmamış, sonrada kasabadaki öğretmenevinde çalışmaya başlamış. biridir
Oraya gelen kişileri, hayat hikayelerini Onunla beraber , temiz yüreğinden dökülen sözcüklerle okuyoruz .Zeytinci Dede aslinda kimdir? Neden boyle anılıyor? Komutan da sanki fazla mı herşeye dahil olmaya çalışıyor?Cerrahpaşalı'nın hep tebessüm eden yüzünün ardındaki sır perdesi nasil aralanacak ve altından ne çıkacak? öğretmenevinde gelen diğer herkesin hayatını,kimine daha sığ kimine de daha derin bir dalış yapiyoruz.
Her hoşgeldin dediğimiz, hoş gelmiş midir?
Sizce kaderden kaçılır mı?
Çok gezen mi , çok okuyan mı bilir?
Okumak gerçekten de bazıları için lüks müdür?
Hayat mı bize biçer rolumüzü, biz mi suçlarız saklandığımız yerden hayatı?
Ben cok beğendim kitabı sanki hissettiklerimi tam anlatamadım gibi hissediyorum kendimi, ne söylesem olmuyor.Kac kere yazip sildim bilmiyorum ama bence siz de Hoşgeldiniz kitabiyla ve Yanlizla tanışınca beni daha iyi anlayacaksınız. Mutlaka okuyun.
"Amerika listesinin çok satanları süper kitaplardı . Bu kitaplar kullan at mendiller ise klasikler sevgilinin koynundan çıkmış mis kokulu İpek mendillerdi."