Fatma Şahin

Puan vermedi·368 syf.··
2024 3. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2024 19:14
"Dağlara çen tüşende Bülbüle gem tüşende Ruhum bedenden oynar Yadıma sen tüşende..." Kitabın ilk sayfalarında karşıma çıkan türkü sözleri, meğer nasıl bir kurguyla karşılaşacağımı da yansıtıyormuş fakat fark edememişim. Yazarın akıcı ve çoğu zaman eğlenceli kalemi sayesinde acıyı hissedeceğim kısmı kestirememişim :'. Kitabı okurken, kendimi anlatıcının yerine koymakta hiç zorlanmadım. Ki kitabı asıl akıcı hale getiren şey de bu bence. En sevdiğim kısım ise özgün betimlemeler oldu. Duyguların bu kadar özgün bir şekilde ifade edilmesinin olayları içselleştirmeye yardımcı olduğunu düşünüyorum. Bir örnek; "Temeline küskün bir ev gibi hissettim kendimi. Mutlaka bir yere geç kalmıştım, muhakkak ki zaman belli belirsiz akmıyordu. Keşke öyle olsaydı ama rakamlar bir bıçağın ucundan daha merhametsizdi." (s.29) Kitaptaki ana karakter diyebileceğim Yusuf, başta masum bir aşık gibi bizi karşılıyor. Butimar'a sevdalanıp ona ulaşmak istiyor. Fakat sonra, Butimar ile bile yarışabilecek bir derde tutuluyor; Simya. Öyle ki, bir gün ikisi arasında bir seçim yapması gerekiyor. Yusuf, bir simge aslında. Bana kalırsa Yusuf biziz. Yani nefsimiz. Bitmeyen isteklerimiz, aç gözlülüğümüz, istediklerimiz uğruna mânâyı unutuşumuz... Kitapta da geçtiği gibi, evvela mânâyı şerh etmek meseleyken, takıldığımız küçük şeylerle pek çok şeyi yitiriyoruz. Butimar hakkında yazmak istediğim çok şey var. Ancak fazla spoilera yer vermek istemiyorum, derin bir yeri kaldı ben de :'
ButimarKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20226bin okunma
Reklam
Puan vermedi·315 syf.··
Beğendi
·
2023 26. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2023 17:11
kitabı bitirdikten birkaç gün sonra yazarın söyleşisine katılmak nasip oldu, o kadar tatlı bir insan ki, çok ilginç ve uç şeyler yaşamış, öyle güzel bir şekilde yolunu bulmuş ki; "insanın nasibinde varsa yaratan yolunu bir şekilde bulduruyor" dedi birkaç kez, samimiyetle... her şey bir yana, şöhretten elini çekebilmesi ve şöhretten 'bela' olarak bahsetmesi herkesin popüler olmaya çalıştığı bu çağda çok cesur geldi bana, ki öyle de biri zaten.. kendi kültürünün getirdiği eğlenceli anlatım tarzını da kaybetmemiş, hatta davet için kullanıyor, iyi ki kitabını okumuşum ve kendisini tanımışım dedim ♡
Barış Yurduna DoğruLauren Booth · Temmuz Kitap · 015 okunma
gecikmiş bir inceleme*
Puan vermedi·344 syf.··
2022 37. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2022 11:47
Filistin asıllı yazar, kitap boyunca tıpkı başlıkta belirtildiği gibi “Müslüman kadınların hakları ya da kurtarılmaya ihtiyaçları var mıdır?” sorusunun cevabını arayarak Arap Müslüman kadınlarla ropörtaj yapmış, fikirlerini incelemiş. Aslında sorunun cevabı kitap pek fazla ilerlemeden tam da şu cümlede verilmişti: #181237782 En basit hâliyle, müslüman kadınları tektipleştiremeyeceğimiz için bu kadar genel bir sonuca ulaşamayız. Sorunun cevabı zaten verilmiş ancak kitaptaki asıl mesele, 'kurtarılmaya ihtiyacı olan kadınlar' ın Müslüman oldukları için yani İslamın getirdiklerinden ötürü kurtarılmaya ihtiyacı olduğu hipotezi: "Bize Batı ile 'geriye kalanlar' arasında kapatılamaz bir uçurum olduğunu söylüyorlar. 'Geriye kalanlar' içinde en çok Müslümanlar tektipleştiriliyor ve sorun çıkaran olarak görülüyorken, özel ve tehditkâr bir kültürün taşıyıcısı olarak takdim ediliyorlar." (s.15) Kitabın giriş kısmında da bu hipotezin altında yatan düşünce belirtilmiş. Yazarın düşüncelerini aktardığı Müslüman kadınlar ise genel olarak İslam dininin kendilerini güvende hissettirdiğini ifade ediyor. Bu kitapta tahmin edileceği gibi en çok üzerinde durulan kısım ise örtü. Müslüman kadınların üzerinde olduğu varsayılan baskının en temel sebebi olarak görülen örtü için, her konuya karıştırıldığı ve örtünün özerk öznenin mevcut olmamasıyla karıştırılmaması gerektiği vurgulanmış. ( #181381111) (#182183095) Özellikle burkayı eleştirenlerin aslında İslam hakkında en temel bilgileri bile bilmediği ifade edilmiş. Örtünmenin yanısıra burkanın kültürel değeri olduğunu belirtmiş ve burka için 'portatif inziva' tabirini duyduğunda onun bir 'taşınabilir ev' olduğunu düşünmüş. Eğer zorla burka giyimi
Müslüman Kadının Kurtarılmaya İhtiyacı Var mı?Lila Abu-Lughod · Ketebe Yayınları · 202192 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2022 68. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2022 23:33
"Aşk ülkesi herkesin kendi bildiğincedir Âşıkların milleti de devleti de yoktur." Bir kitabı her okuyuşumda farklı anlamlar çıkardığımı gerçekten hissettiğim kitaplardan biri 'simyacı' idi, diğeri de bu kitap oldu. İlk defa lisede elime aldığımda yarım bırakmıştım, birkaç yıl önce tekrar elime alıp okumuş olsam da, kitaba kendimi verememiştim. Ve şimdi, tasavvufî olarak zihnimde -yo, kalbimde- bir şeylerin daha netleştiği bir vakitte, bir de imzalı olarak tekrar okuyunca kitaptaki yolculuğu tam olarak hissedebildim. Belki de henüz tam değildir, emin değilim. İmzalı olmasını vurguluyorum çünkü evde durduğum 5 günün 1,5 saatini bu imzayı almaya ayırdım :'), bir de yazarla göz göze geldiğim kitaplara daha çok anlam yüklüyorum sanırım. "Bu kitaptan almam gereken bir şeyler var demek ki", demek gibi. Kitabın doğrudan yazarın tasavvufî yolculuğuyla başlaması ilk başta garip gelmişti, şimdiyse daha anlamlı buluyorum, 'öncesinin bir önemi yok' mesajı veriyor. "Önceleri yalnızca aklımla kavradığım bir şeyi kalbimde duymaya başladım" sanırım tasavvufun mahiyetini en güzel ifade eden cümleydi. Kalple duymanın yeterince zor olduğu bir zamanda, kalbiyle duyabilenlerden olmaya vesîle olabilecek ve bu yolculukta yoldaş olabilecek bir kitaptı benim için. Şimdi devamı olan Gölgeler Koridoru kitabını okumayı merakla bekliyorum.
Su Üstüne Yazı YazmakMuhyiddin Şekur · Sufi Kitap · 20213,808 okunma
Gizli Lisan
10/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2022 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2022 23:33
Kitabı ilk kez gördüğümde çok merak etmiştim, çiçekleri ve ilginç şeyleri severim çünkü. Kitapta da yeterince tuhaflık mevcut; çok eski bir çeviri ve yalnızca çevirmeni belirtilmiş, hangi kitabın çevirisi olduğu belli değil. Yalnızca bir Fransız müellifin eserinden olduğu belli. Gizli araştırmalarım sonucunda da bu Fransızca eserin birkaç kaynak olabileceği ancak kesin bir bilgi olmadığı sonucuna ulaştım. İlginç olan, müellif kişi sanırım kendi duygu ve düşüncelerine göre çiçeklere birtakım anlamlar yüklemiş. Örneğin pembe gülün aşkı ifade etmesi gayet anlaşılırken #188110838, #188111462, #188007909 gibi değişik örnekler de mevcut. Ben zevk aldığım için okurken 'acaba neden böyle bir anlam yüklemiş?' diye düşünerek okudum ve çok eğlendim. Ama saçma görünse de, acaba gerçekten de bu çiçeklerin belli bir dili var mı ki diye de merak ettim. Çünkü neden olmasın, çünkü gizem severim. Yine de buna pek ihtimal vermesem de, her birimizin kendi çapında farkındalıkla veya fark etmeden gördüğümüz, duyduğumuz, tanıdığımız çiçeklere hatta varlıklara birtakım anlamlar yüklediği fikrindeyim. Çünkü eserin 7. sayfasında da belirtildiği gibi: "Her yaratılışın kendine özgü bir dili vardır, pek azımız bunu duyar ve hissederiz. İnsan, Allah'ın varlığa yani yarattıklarına yüklediği sonsuz manaları heceleyerek hem kendi varlığını hem de kendi dışındaki varlıkların anlamlarına nüfuz etmeye çalışan bir varlıktır." Bu arada kitabın içeriği ilgilisini cezbeder ama tasarımının pek çok kişiyi cezbedeceğine eminim. Çünkü gerçekten çok hoş bir tasarımı var. Böyle bir kitap daha güzel basılamazdı bence. Üzüldüğüm kısım ise şu; bu kitabı okuyunca -eğer kitaptaki anlamlara bağlı kalmayı tercih ederseniz- çiçek
Gizli Lisân (Lisân-ı Ezhâr)Avanzade Mehmed Süleyman · Büyüyenay Yayınları · 201883 okunma
Reklam