Altaylar'dan Tuna'ya
Ah bizim kınalı, ah bizim allı pullu türkülerimiz! Onlar bizim boy aynamız, vekârımız, şah damarımızdır. Adımız, andımız, maksadımız, ağız tadımızdır. Bütün dünyayı güzelleştiren sesimizdir bizim. Yüzyıllardan beri Altaylar'dan, Tuna'ya uzayan nefesimizdir.
Sayfa 90 - Yakın Plan·Kitabı okuyor
Alıntı
“İnsan akar insanı özleyince.” Bu seçeneklerin hiçbiri aşkın sunduğu o alevli birlikteliği insana sunmuyor. Onun sağladığı vecd hali andımız hiçbir seçenekte yeterince kuvvetli bir ihtimal olarak belirmiyor. 
Sayfa 151·Kitabı okudu
Osmanlı Devleti döneminde Sultan II. Mahmut, 1824'de sıbyan mektepleri hakkında bir ferman yayınlamıştır. Fermanda çocukların okula gönderilmesinin önemine dikkat çekmekle birlikte herkesin
Mavi Gök Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Ama Reşit Galip sineceği yerde hepten üste çıktı: "Devrimleri korumak için sizden(Atatürk'den) müsaade istemiyorum. Hatayı yapan siz de olsanız, sizi de eleştiririm. Mesela Rose Noir'a verdiğiniz on beş bin liralık kredi mektubu da siz yaptınız diye hata olmaktan çıkmaz." ... (Reşit Galip Bey, "Türk'üm, doğruyum, çalışkanım..." diye başlayan ve okullarda her sabah yürekleri parçalanırcasına haykırılan Andımız'ı 23 Nisan 1933'de yazacaktı.)
Allah'tan bu liseye girmek iyi-kötü bir başarı puanı istiyordu da Mete'yi kapıdan sokmazlar diye avutmaya başladım kendimi. Mete ortaokulda beden der­sinden zayıf getirmiş adamdı, bedeni bile eğitilemiyordu adamın, ne yapsınlar Mete'yi? İlköğretim hayatı boyunca pazartesi sabahları okula girerken madem ilk önce İstiklâl Marşı, sonra Andımız okunuyor; o zaman İstiklâl Marşı'nı Atatürk yazdı, Andımız'ı İsmet İnönü diye tez üreten ada­mı eğitmeye kalkmak milli sermayeyi israf etmek demekti benim gözümde. Gençliğe Hitabe'yi okuduğu okulun mü­dürü kendilerine hitaben yazdı sanıyordu Mete. O adamın eğitimine harcanacak paraya gidip kuş yemi alıp parklarda kuş beslesek ekosisteme daha faydalı bir iş yapmış olurduk.
Alıntı