"Beckendorf sonbaharda üniversiteye başlayacaktı. Bir kız arkadaşı, tonla dostu ve önünde uzun seneleri vardı. Ölmüş olamazdı. Belki de benim gibi o da gemiden dışarı fırlamıştı. Belki de gemiden atlamıştı. Ya sonra? Yüzlerce metre yükseklikten suya düştükten sonra benim gibi hayatta kalması mümkün değildi. Patlamadan vaktinde uzaklaşmış olması da mümkün değildi. İçimden bir ses onun öldüğünü söylüyordu. Prenses Andromeda'yı havaya uçurmak için hayatını feda etmişti ve ben onu terk etmiştim."
Sayfa 29 - charles beckendorf you will be missed·Kitabı okudu
En sade misalle, bize en yakın olan komşu galaksiden söz edebiliriz. Bu galaksinin kod numarası astronomi atlaslarında M31 olarak geçer ve ismi de "Andromeda Galaksisi"dir. Bize olan uzaklığı, her türlü düşünce ve hayal gücünün üzerindedir. Tam 2.5 milyon ışık yıl! Bu mesafenin öz anlamı şudur: Işık bu galaksiden bizim dünyamıza tam 2.5 milyon yılda ulaşabiliyor! Biz bu galaksiyi "şimdi" gördüğümüz zaman, aslında onun 2.5 milyon yıl önceki halini izliyoruz demektir. Zira 2.5 milyon yıl "önce" bu galaksiden çıkan ışınlar, ancak "şimdi" dünyamıza ulaşıyor, Bu
Sayfa 68·Kitabı okudu
Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Işıksız ve ümitsiz, canavarın belli belirsiz hissedilen sokuluşuna terk edilmiş olarak, titrek, perişan, kollarıyla çırpınarak, ebediyen gecenin kayasına zincirlenmiş bir halde kalmak zorunda mıdır kaygılı bembeyaz Andromeda, karanlıklar içinde çırılçıplak!
Sayfa 203 - Cilt 2·Kitabı okudu
Andromeda galaksisindeki bir gezegenden (Vanga nedense ona Nibiru diyor) olanlar, Atlantis uygarlığını kendi prototipi şeklinde yaratırlar
Sayfa 100·Kitabı okudu
Andromeda
Perseus ile Andromeda'nın o sevimli masalını bilirsiniz: Bir kral kızı olan güzelim Andromeda, deniz kıyısında bir kayaya bağlanıyor, deniz ejderhası onu kapmak üzereyken, balinacılar kralı Perseus, hiç korkmadan ilerleyip, ejderhayı zıpkınlıyor; genç kızı kurtararak evleniyor onunla. Bugün en marifetli zıpkıncılarımızın binde bir ulaştıkları bir sanat harikasıdır bu zafer, çünkü Perseus, bir tek zıpkınla öldürüvermiş ejderhayı. Anlattığım bu eski masalın doğruluğundan da kimse kuşku duymasın: Suriye kıyılarında Yafa diye bir kent vardır; bu kentin putperest bir tapınağında da yıllar yılı kocaman bir balina iskeleti varmış; kentin geleneklerine ve halkın inançlarına göre, Perseus'un öldürdüğü ejderhanın iskeletiymiş bu. Romalılar Yafa'yı alınca, bu iskeleti, şanına uygun törenlerle İtalya'ya götürmüşler. Bu masalın en garip ve en uyarıcı yanı, bu adı geçen Yafa kentinin, Yunus Peygamber’in gemiye bindiği limanın ta kendisi olması. Perseus ile Andromeda masalına benzer ünlü bir öykü de, kimine göre, doğrudan doğruya o masala bağlanır. Şimdi sözünü edeceğimiz bu masal, Ermiş Georgius ile ejderha masalıdır. Bu ejderha, bir balinaydı bana kalırsa, çünkü birçok eski tarih kitabında, ejderhalarla balinalar garip bir biçimde karışır, birbirinden ayırt edilemez olurlar. Kutsal Kitap’da Hezekiel, "sen suların bir arslanı, denizin bir ejderisin," der. Bu ise, düpedüz balina demektir. Hem Kutsal Kitap'ın kimi yazmalarında, "balina" adı da geçmektedir bu parçada. Kaldı ki ermiş Georgius, derin denizlerin koca canavarını değil de, karalarda sürünen bir yılanı öldürmekle, şanına lâyık bir iş görmüş olmazdı. Her insanoğlu bir yılanı öldürebilir, ama yalnız bir Perseus'da, bir ermiş Georgius’da, ya da bir Coffin'de, gözünü kırpmadan bir balinanın üstüne yürüyebilecek yürek vardır.
Sayfa 441 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Duru
'Duru'yu korumak gerekiyor, ben başaramadım. Benim için yolun sonu'
Sayfa 279 - Aya KİTAP·Kitabı okudu