İşte, biz hepimiz böyle sanıyoruz: Kendi hayatımıza kendimizin sahip olduğumuz; bu hayatın bize sadece tadını çıkaralım diye verildiği gibi budalaca bir inanç içinde yaşıyoruz. Saçma bütün bunlar. Biz bu ölümlü dünyaya gönderildiysek, bu, birisinin iradesiyle ve belirli bir amaçla olmuştur.
Herkes herzaman bağışlamalı, hem sayılamayacak kadar çok kez yapmalı bunu. Dünyada günahsız insan yoktur çünkü. Bu nedenle hiç kimse başkasını cezalandırmaya, yola getirmeye yetkili değildir.
Evet, bu sorularda ya da cevaplarda, diyelim çok büyük bilgi, çok büyük zeka ve ilgi çekici birçok yan vardır ama, ana sorunun, yani: "Bir insan başka bir insanı nasıl cezalandırabilir?" sorusunun cevabı yoktu. Cevap eksik olduktan başka, kitaplardaki bütün yargılar cezayı açıklayıp haklı göstermeye çalışıyordu. Cezanın gerekliliği ise su götürmez bir gerçek sayılmaktaydı.
Bana canlılık veriyor, her sözüyle beni kendisine çekiyordu. Bir an için yoksulluğumu unuttum. Değersizliğimi, içinde bulunduğum acınacak durumu unuttum.
Sayfa 168 - Bordo Siyah Klasik Yayınları·Kitabı okudu