Anıl eroğlu

Mütareke'den sonra, özellikle bir Türk aydınının kalbinde, derhal milli bir kin haline çevrilivermesi için ortada sebepler yok değildi.1920 senesindeyiz.Lloyd George siyaseti bize çoktan yazacağını yapmıştır.Taraf taraf Türk milletinin bütün nefes deliklerini tıkamıştır; İzmir'in bir kanlı et parçası gibi Yunanlıların önüne atmıştır.İstanbul'da işgal Kuvvetleri fertlerinin halka reva görmediği cefa ve zulüm kalmamıştır. Bu memleketin aydın ve vatansever sınıfına karşı ise adeta İlk insanların yırtıcı mahluklara ve ilk Amerika kolonilerinin kırmızı derililere uyguladıkları "kitle halinde yok etme" sistemini kullanmıştır. Gerçi Bugünlerde, Türk milletinin Uğurlu kuvvetlerini darmadağın eden dişlek siyaset çarkı bir parça durmuş görünüyordu; fakat "namert albion" yani İngiliz'in yarına neler hazırladığını kim tahmin edebilir?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gelibolu'da Savaşın Sonu
Winston Churchill'in hatıralarında belirttiği gibi: "Türkler öyle bir savunmaya girişmişlerdi ki,canlarını veriyorlar,ama vatan topraklarından bir karış yer bile vermiyorlar... "
Mustafa Kemal, "Tek Adam'dı". Çünkü koşullar,olaylar ve yaşadığı hava içinde kendi hammaddesini yoğurarak, kendi kendini yarattı.Mücadelesi, milletinin kaderine damgasını vurdu. Ve hayatı, çağımızın yön tayin edici etkenlerinden biri oldu.
Hayat en güçlü bağları, en derin aşkları bile işleyerek, en ateşli ilgileri bile söndürerek her şeyi kemiriyor, kemiriyor, kemiriyordu.
"Denemekten asla vazgeçme Chris, " dedi beni öperken. Günün ilerleyen saatlerinde "hayallerimdeki kız" da geldi.Elimi tuttu ve alnımdan öperek benimle gurur duyduğunu söyledi. Sol Ayağım Ve ben yine başarmıştık.