“İnsan, kendisiyle ilişki kuran bir ilişkidir. Bu ilişki doğru biçimde kurulmadığında umutsuzluk ortaya çıkar. Umutsuzluk yalnızca mutsuz olmak değildir; insanın kendi benliği karşısında kendisi olmak istememesi ya da çaresizce kendisi olmak istemesidir.”
“Bir kez olsun, şimdiye kadar doğru kabul ettiğim bütün düşünceleri kökünden yıkmam gerektiğini fark ettim. Çünkü çocukluğumdan beri birçok yanlış kanaati doğru sanmıştım. Sağlam ve kalıcı bir bilgi kurmak istiyorsam, en küçük bir kuşku taşıyan her şeyi geçici olarak reddetmeliydim.”
“Sabah uyandığında kendine şunu söyle: Bugün işgüzar, nankör, kibirli, hilekâr, kıskanç ve bencil insanlarla karşılaşacağım. Onlar iyi ile kötünün ne olduğunu bilmedikleri için böyledirler. Fakat ben iyinin güzel, kötünün çirkin olduğunu gördüm; kötülük yapanın da benimle aynı doğadan geldiğini biliyorum.”
“Her şeyden önce kendine yalan söyleme. Çünkü kendine yalan söyleyen ve kendi yalanını dinleyen insan, sonunda hem kendi içindeki hem de çevresindeki hakikati ayırt edemez hâle gelir. Böylece önce kendine, sonra başkalarına saygısını kaybeder; saygısını kaybedince de sevmeyi bırakır.”
İbrahim'e hayranlık duyuyorum ama korku da duyuyorum. Ona imrenmiyorum. Onun yaptığını yapmaya kalkışan biri ya günahkârdır ya da bir iman şövalyesidir, ikisi arasında bir fark yokmuş gibi görünür.