9/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
Trabzonspor'da başlayan ve çok parlak görülen bir futbol kariyeri... Gençliğinden bu yana istenmemekle ve kadro dışı kalmakla savaşan bir karakter... İstikrar ve başarısını gösterebilmek üzere Anafolu kulüplerini dolaşan bir seyyah... Yedek kulübelerinin zorunlu müdavimi olmak zorunda kalmış duygusal bir adam... Dürüstlüğünden ödün vermeyen, sözünü asla esirgemeyen inatçı bir futbolcu... Her şeyden öte edebiyatı ve okumayı seven, kendini geliştiren ve bunu okuduğunuz kitabın cümlelerinden anlayabileceğiniz bir isim... Tabii ki Ergin Keleş'ten bahsediyorum. Santrfor olarak oynadığı futbolda zaman zaman dikkat çeken bir isim olan Ergin Keleş, artık biraz da edebi yönünü konuşturuyor. "Nasıl Yıldız Olunmaz?" adlı otobiyografisiyle karşımızda olan Keleş, genç yaş kategorilerindeki yıldız adaylığından beklenen patlamayı yapamayarak sıradan bir futbolcu kariyerine geçişini ilk ağızdan anlatıyor. Forvet oyuncularının gözlem yeteneği iyi olmalıdır, yazarımız Ergin Keleş bu gözlemciliği edebiyat hayatına taşıyor. Kendi kariyerini okura atlatırken ülkedeki futbol anlayışını, Türk futbolunun sorunlarını, teknik direktörlerin ve futbolcuların hatalı tutumlarını da maaaya yatırıyor. Üslubunda yalın ve neşeli bir dil hakim, böylelikle samimiyet okura işliyor ve sayfaların devamını çevirmek istiyorsunuz. Başarılı bulduğum bir kitap ve beğendiğim bir okuma oldu. Ergin Keleş söze dokuz yaşında girdiği Trabzonspor futbol takımı seçmelernden başlarken; Trabzonspor'un Trabzonlu genç çocuklar ve aileleri için nasıl bir kader haline geldiğini anlatıyor. Genç takımda Özkan Sümer ile tanışmasını, Özkan Sümer'in kendisinin futbolculuk anlayışını nasıl etkilediğini ve profesyonel oluşunu okura aktarıyor. Genç milli takım anılarından bahsediyor. 18 yaşında Trabzonspor'dan gelen beş yıllık
Edebiyat
Nasıl Yıldız OlunmazErgin Keleş · İletişim Yayıncılık · 202297 okunma
7/10
·216 syf.·
2024 167. kitabı
Şehidin Emaneti - BursAnkara Bülent Sabırlı BursAnkara bir kardeşlik hikayesi bir başka deyişle Bursaspor ve Ankaragücü'nün ebedi olarak sürecek kardeşliğinin hikayesi anlatılıyor bu kitapta... Kitap futbolu sevdiğim için genel olarak güzeldi ama daha derin anlatımlı olabilirdi mesela yazar bu kitabı Şehit Asteğmen Abdülkerim Bayraktar'ın dilinden yazmış ama otobiyografi görünümlü bir biyografi mi, yoksa otobiyografi görünümlü bir anı kitabı mı yazdığı belli değildi özellikle şehadet sonrası son kurgu kısım da... Mesela yazılan anılar Şehit Asteğmen Abdülkerim Bayraktar'ın yazdığı vs. anılar mı yoksa birinden dinlenip mi yazılmış bu tarz şeyler hiç belli değildi. Bu dil ve kitap tarzı, türü konusunda beğenemedim ve bence içerikte bir kaç yerde fazla uzatılan anılar ve abartılı üslup olduğunu düşünüyorum birde bazı bölümler çok uzundu o bölümler birkaç parçaya bölünmüş olsa daha iyi olabilirdi. Kitabın beğenmediğim yönleri bu yönleri oldu onun için 7/10 verdim. Bunlar dışında futbol dolu, samimi bir kitap BursAnkara kardeşliğini çok güzel özetlemiş, anlatmış...
BursAnkara
Şehidin Emaneti - BursAnkaraBülent Sabırlı · Galata Yayınları · 20108 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·168 syf.··
2023 59. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2023 20:44
Adana’ nın Sirkeli Köyü’ nde yaşayan, bir ara şehre göçseler de geçim derdinden geri köyüne dönen, bir çocuk. Büyük abisi Kasım ve küçük abisi Rasim, bir de kız kardeşi Derya var. Rasim abisi onu daha çok kollar ama o da bıkmıştır babasının dayaklarından. Bir gün gideceğini söyler ve gittiği gün Asım’a kaleci eldiveni, ayakkabısı, forması bırakır. Babası ve abileri köyle tarla işine gider. Asım da yardım eder. Asım, tarla dönüşü tepede kuru bir ağaç görür. Onun etrafındaki dikenli çalıları kesip bir de isim koyar: Garip. Bunları yaparken Cevahir Abi’ si de yardım eder. O ağ bir portakal ağacıdır. Asım da portakalı çok sever. Çalıştığı bahçelerde babası hep yere düşenleri yemesine müsade eder. Kitabın sonumda o kuru ağaç portakal verince boş bol yeme şansı bulur. Cevahir Abi üniversite okurken bir ara köye gelmiştir. Asım’ ın çok yakın arkadaşı trafik kazasında ölünce Asım okulu bırakıp tarla işlerine gider. Bu sırada köylerine altın aramak için gelenler de vardır. Onlara karşı çıkan grupta yer alır Asım. Tabi sevdiği kız Sevgi ‘ de oradadır. Bir gün işçiler ağacı kesmeye kalkışınca büyük bir grup işçileri kışkırtır. Onlar da çekilmek zorunda kalırlar ve köyü terk ederler. Asım köye döndükten sonra köydeki arkadaşları ona “ şehirli çocuk “ ismini takmıştır. Asım futbolu sevmesine rağmen onu takımda istemezler, mecbur kalınca da kaleciliği verirler. Asım’ ın hayatını Cevahir Abi’ si çok değiştirir. Onu cesaretlendirir. Yapılan turnuvalarda neredeyse hiç gol yemez. Adanademirspor’ a karşı kalecilik bile yaptığı bir gün başka bir teklif gelir ve Ankaragücü’ nde kaleci olacaktır. Kitap çocuk kitabı gibi görünse de “Şahmeran“ hikayesi onlar için uygun değil. Üstelik sürekli şiddet gösteren anne ve baba var. Her ne kadar gerçek hikayeden - muhtemelen yazarın babasının-
Portakal ÇiçekleriÖzgür Balpınar · Timaş Genç · 2022794 okunma
Boşa Geçen Zamanlar (spoiler)
Puan vermedi·90 syf.··
2023 58. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2023 12:50
Anton Çehov un daha önce Altıncı Koğuş kitabı okumuş ve verdiği mesajları da, kitabı da genel anlamıyla çok sevmiştim. #170000442 buraya da o incelememi bırakıyorum. Cehov dan burada uzun uzun bahsetmiştim. O yüzden tekrara düşmemek için yine her incelememde yaptığım gibi Cehov kısmını o incelememden okumanızı öneriyorum. Vanya Dayı, bir oyun kitabıdır. . İlk olarak 1898'de yayınlandı ve ilk olarak 1899'da Konstantin Stanislavski'nin yönetmenliğinde Moskova Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenmiştir . Bu oyunu izleyenlerden bir tanesi de o dönem gelecekteki ölümüne 5 sene var olan Cehov un bizzat kendisidir. Hatta uyarlamayı çok da beğenmiştir. Oyun kısaca, yaşlı bir profesör ve onun genç, güzel, alımlı eşinin bir ziyaretini anlatıyor. Profesörün ilk evlendiği kadının kardeşi olan Vanya Dayı ve bölgedeki yerel doktor olan Astrov taşradaki varlıklarının iyi olmasına rağmen hayatlarından genel anlamıyla memnuniyetsizdirler. Profesör ün biraz öncede bahsettiğim yeni, güzel eşi Yelena nın büyüsüne kapılmışlardır. Profesör ün ilk evliliğinden olan kızı Sonya da Astrov a karşı karşılıksız duygular beslemektedir. Vanya Dayı ve Sonya birlikte yaşamaktadırlar. Profesör, Vanya ve Sonya nın birlikte yaşadığı evi de satıp, gelen gelirle birlikte yeni eşi ile birlikte yatırım yapmak istemektedir, olaylar bu konudan sonra karışır. Büyük Oyunlar kitabında da geçen Orman Şeytanı (Cini) isimli oyunun Vanya Dayı kitabı aslında bir yeniden uyarlamasıdır. Bu oyunu yaklaşık 10 sene önce yazmıştır. Kendi açıklamasına göre, değişiklikler, oyuncu kadrosunun neredeyse iki düzineden dokuza düşürülmesi, Orman Şeytanı'nın zirveye ulaşan intiharının Vanya Dayı'nın ünlü başarısız cinayetine dönüştürülmesi ve orijinal mutlu son sahnesiyle değiştirilmesi olayları yer almaktadır. Aleksandr Vladimirovich Serebryakov
Edebiyat
Vanya DayıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201611,5bin okunma
Uzunharmanlar’da Bir DENKLEM
8/10
·274 syf.··
2021 80. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2021 18:57
Bu kitabı bitirdiğinizde artık Aspendos denince aklınıza ilk antik kent, denklem denince de matematik gelmeyecek; bambaşka şeyler çağrışacak. Üniversitede İngiliz Dili bölümünü Türkçe dersini veremediği için son sınıfta terkeden, aralıklarla Hukuk Fakültesi okuyan, Ankaragücü Hentbol teknik direktörlüğü yapmış olağanüstü renkli kişilikteki Sezgin Kaymaz’dan “iyi ki okudum” dedirtecek, onun yazarlık serüveninin ilk meyvesi olan roman.
Edebiyat
Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz MisafirSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 20042,313 okunma
YAZIYOR YAZIYOR ÜLKENİN MAKUS TALİHİNİ YAZIYOR
9/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2021 23:31
PRANGA Biat, mutluluktur 21 Ocak 2021 Perşembe Fiyatı: 1 lira Kitap çok hoşuma gitti. Geçmişten günümüze değin Türk basını hangi aşamalardan geçmiş, ne zorluklar yaşamış görebiliyoruz. Bunları yer yer kendi yorumlarımla size aktarmak istiyorum. __________ CERİDE-İ HAVADİS (1840): İlginç bir başlama hikayesi var. Osmanlı'nın acziyetinin trajik bir göstergesi aynı zamanda. Öyle ki, çıkaran İngiliz, devlete baskı yaparak ödenek bile almış. Kırım Harbi ile popülerliği artan gazete, ilk defa ölüm ilanlarına yer veren de gazete olma özelliğini gösteriyor. TERCÜMAN-I AHVAL (1860): İlk tefrika burada basıldı: Şinasi'nin Şair Evlenmesi. Eğitimi eleştirmesi yüzünden hükümet ile arası iyi olmamış ve bir ara kapatılmıştır. Özel sermaye ile kurulan ilk gazetedir. TASVIR-I EFKAR (1862): Agah Efendi ile Tercüman-ı Ahval'ı çıkaran Şinasi, kendi gazetesini çıkarmış; burada "halkoyu, düşünce özgür­lüğü gibi konularda uyandırıcı ve uyarıcı başyazılar" yazıyordu. Bunu yapan pek çok insan gibi soluğu Fransa'da almıştır. Benzer akıbete daha önce Agah Efendi, daha sonra Şinasi'nin kaçışından sonra gazetenin başına geçen Namık Kemal da uğrayacaktır. Ayrıca Şinasi, bizde düşünce özgürlüğünün öncüsü sayılan isimmiş. MUHBİR (1866): Gazetenin sahibi okuması kıt biri olduğu için gazeteyle yakinen ilgilenen Ali Suavi'ydi. Hükümeti eleştiren yazılara yer veren Muhbir, o dönem sıcak konu olan Girit sorunu üzerine çokça yazılar yazmış ve burada bir millî meclisin açılmasını da savunmuştur. Okuyucuların mektuplarına yer veriyor ve bunları kullanarak hükümete de sorular yöneltiyordu. Bir ara sebepsiz yere kapatılmıştır. Abdülhamid tahta çıktığında övgü dolu yazı yazdığı için Galatasaray Lisesi müdürlüğüne atanan Ali Suavi, ilerleyen yıllarda Abdülhamid'e bakışını değiştirecek ve tarihe Çırağan
Tarih
100 Soruda Türk Basın TarihiHıfzı Topuz · Gerçek Yayınevi · 197318 okunma