"Zamanın bir parçası geçtiğinde makinenin
ön yüzündeki küçük parmaklar bunu gösterir; o
sırada makine bir de çığlık koparır, içindeki ruh kalbindeki
demire vurur. İşte böyle, Avrupa kentlerinde zamanın
bir bölümü geçti mi bir uğultu, bir gürültü kaplar ortalığı.
Bu zaman gürültüleri duyulduğunda Papalagi, “Ne
kötü, yine bir saat geçti” diye yakınır. Çok kederlenmiş
gibi de yüzünü ekşitir. Halbuki taptaze bir saat başlamaktadır
o anda."