Müsveddeler
Tanrım! Diyorum sadece Başka bir şey diyemiyorum zaten o an. İyi niyetli ve sevimli bir kızdan kalanlar Sallanıyor durmadan boş salıncaklarda "Üzgünüm" diyor, Bir mutluluk şiiri yazamam bu saatten sonra!
Sayfa 56·Kitabı okudu
Alıntı
Mülk/ 23. (Resûlüm!) De ki: "Sizi yaratan, size kulak (lar),* gözler ve gönüller veren ancak O'dur. (Böyle iken) ne az şükrediyorsunuz!"
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kur'an ya bir Arap tarafından, ya Arap olmayan biri tarafından, ya Hz. Muhammed tarafından veya Tanrı tarafından 'yazılmıştır. Argümanı şöyle özetleyebiliriz: 1. Kur'an edebî ve dilsel nitelikleriyle insanlığa meydan okur. 2. 7. asır Arapları, Kur'an'ın edebî nitelikleriyle yarışabilecek en kabiliyetli insanlardı. 3. 7. asır Arapları, Kur'an'ın hitabını aşan bir eser ortaya koymakta başarılı olamadılar 4. Alimler ve uzmanlar Kur'an'ın taklit edilemez bir 'kitap' olduğuna tanıklık ettiler. 5. İlmi/bilimsel olmayan tanıklıklar makul değildir, çünkü tesis edilmiş arka plan bilgisini reddetmişlerdir. 6. Dolayısıyla (1'den 5'e kadar olan maddelerden çıkarı-yoruz ki), Kur'an taklit edilemez, eşsizdir. 7. Kur'an'ın taklit edilemezliği; bir Arap tarafından, Arap olmayan biri tarafından, Hz. Muhammed Tanrı tarafından yazılmış olmasıyla açıklanabilir. veya 8. Bir Arap tarafından, Arap olmayan biri tarafından veya Hz. Muhammed tarafından yazılmış olamaz. Bunlara göre, en iyi açıklama Kur'an'ın Tanrı'dan gelmiş olmasıdır. (2. Maddenin açıklaması)Alim Taki Osmani , "belâgat ve hitabet onlar için bir can damarı idi" Şairlerin hayatlarını yazan ve 9. asırda yaşamış olan el-Cumâhi, "Şiir, Arapların bütün bilgilerinin birikimi ve sahip oldukları ilim ve irfanın en büyük pusulası idi; işlerine şiirle başlar ve şiirle bitirirlerdi. (... Arap kabi-lelerinden birinde bir şair yetiştiğinde, diğer kabileler tebrik etmek için gelirlerdi, şenlikler hazırlanır, kadınlar çalgıların etrafında düğünlerdeki gibi bir araya gelir, yaşlı ve genç erkekler de bu güzel haberin keyfini çıkarırlardı. Araplar iki halde bir-birlerini tebrik ederlerdi; iri bir çocuğun doğumunda, diğeri ise aralarından bir şair yetiştiğinde. 9. asır alimlerinden İbn Kuteybe, Arapların gözünden şiiri şöyle tarif
Sayfa 319·Kitabı okudu
"Şimdide yaşıyorum, ama geleceğim sadece geçmişte var olmak."
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Yazı'ya düşen harf sesin sureti an'lar birikiyor deftere
Biz şeytanı nasıl tanıyoruz? Rivayetlerde, Âdem Aleyhisselâm yaratılmadan önce şeytanın Allah'ın ihlaslı kullarından biri olduğu, hatta meleklerin hocası derecesinde bulunduğu an-latılır. Adem [as] yaratıldığında da zaten hiçbir tepki vermedi. Asıl kırılma, secde emrinin gelmesiyle yaşandı. Şeytan o anda isyanını açıkça dile getirdi: "Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın." 10 Bu söz, onun Allah'a nasıl bir meydan okumaya kalkıştığını göstermesi açısından çarpıcıdır. Asıl itirazı şuydu: "Ben dururken ona secde edilmesini nasıl emredersin? Ben ateştenim." Öte yandan meleklerin tavrı tamamen farklıydı. Onlar sa-mimiyetlerinden kaynaklanan kısa bir sorgulama yaşadılar: "Orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz seni tesbih ve takdis ediyoruz."11 Allah-u Teâlâ ise "Ben sizin bilmediğinizi bilirim.” buyurdu. Bunun ardından melekler hiçbir tereddüt göstermeden secde ettiler. İçlerinden geçen kısa bir şaşkınlığın ardından emre hemen teslim oldu-lar. Fakat şeytan bunu yapmadı.