Puan vermedi·283 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:47
İşte her yıl böyle olur. Beş mayısı altı mayısa bağlayan gece Hizırla İlyas dünyanın bir yerinde buhaşurlar. Onlar buluştuke lar an dünyadaki bütün yaşam durur, tekmil canlılar dürter. Hemen sonra da daha gür, daha camlı, daha doğurgan dinlir-ler. Ve biri mağrptan, birisi de maşnktan kopup gelen ikå yldz gücyüzünün ortasında tokuşur, birleşirler. Birleşip ışi yeryuzüntin üstüne top top soğannlar.
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
Puan vermedi·280 syf.·
2026 386. kitabı
"Kimse kimseyi tanımıyor. Kimse kimsenin iç yaşamını bilmiyor! En ince duyarlı ân'lar, bu bilinmezlik ortasında yokmuş gibi solup gidiyor." Adalet Ağaoğlu uzun yıllar yaşadığı Ankara'dan İstanbul'a taşınma sürecini ve anılarını çalışma odasında eşyalarını ayıklarken hayatını, anılarını, kadınlık deneyimlerini ve Türkiye'nin siyasi/kültürel tarihini gözden geçirmesini anlatır.  Göç Temizliği yazarın Ankara'daki evinde eşyalarını toplayıp temizlik yaptığı birkaç saatlik zaman dilimine odaklanır.  Ağaoğlu, anıları ve geçmişi kurgulamanın, yani "kendini yazmanın" imkânını ve doğasını felsefi bir yaklaşımla sorgular Göç Temizliği bir kadının yazar olma yolundaki zorlu mücadelesini aktarırken, aynı zamanda Türkiye'nin geçmişteki siyasi ve toplumsal olaylarına da ışık tutar. Gelinen nokta ne? İçsel özgürlük. Bu özgürlüğün toplumsal yaşamla sürekli çatışması. Müthiş yorgunluk. Ama güzel bir yorgunluk bu... Adalet Ağaoğlu
Edebiyat Anı-Mektup-Günlük
Göç TemizliğiAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 2014159 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·368 syf.··
2026 25. kitabı
İstanbul 90'lar . Pauline ile Burak . Anadolu lisesinden babam Fransızca öğretmeni olarak göreve başladı. Fransızcamı geliştirmem için yaz tatilinde beni de çağırdı. Onunla orada tanıştım. . İstanbul'da başlayan tanışma acaba Burak için bir gelecek miydi ? . Beni bırakıp gittin Bırakıp gittin gözlerinle Düşlerin kalbiyle, Yarım kalmış bir cümle gibi En küçük kımıldanışında, benden başını çevirdiğin için, Ağladığımı ise görmedin hiç Burak Ürkmezçapraz sayfayirmibir . Avrupa yolculuğuna çıkan Burak sırasıyla Yunanistan, İtalya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Benelüks, Paris ve İspanya 'yi geziyor. . Hast du etwas zeif für mich? Dann singe için ein lied für dich Von neunundneunzig Luftballons Auf ihrem weg zum horizont Denkst du vielleicht gram an mich? Dann singe ich ein Lied für dich #99balon . . Bu yolculukta doksanları dinliyoruz. Burak geçmişiyle gelecegini insa edebilecek misin? Yoksa geçmişte mi kalacak ? . "Sen aşkta her zaman dürüst müsün? " "Goethe, 'çok iyi bir hayatım oldu, tek bir mutlu hafta yaşamadım' der. Dürüstüm; ama sanırım her an olamadım." #benpaulineiariyorumamao . @Edebiyatistyayınevi 'nden çıkan romanımız ondörtbölüm üçyüzaltmışaltı sayfadan oluşuyor.
Ben Pauline'i Arıyorum Ama OBurak Çapraz · Edebiyatist Yayınevi · 202559 okunma
Yalnızlığa alışmaktan korkar gibi oldum...
6/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 13:16
Eser Türk Edebiyatı'nın ilk yol romanı olma özelliğini taşıyor. Yani kitap baştan sona yolda geçiyor. Başta böyle söyleyince sıkıcı gelebilir, tek mekanda çekilen filmler gibi düşünün. Bayram şoför koltuğunda bizde sağ koltukta yola çıkıyoruz. O anlatıyor biz dinliyoruz. Dil çok akıcı ve güzel kullanılmış. Yöresel kelimeler ve şive, günlük ağız kitapta sıklıkla var. Ama bu anlatımı boğacak şekilde veya sıkılmaya sebebiyet verecek düzeyde değil. "Cakayı bırak, bokoğlu bok! Canımı sen vermedin. Sürdürürüm piyadeye haaa! Anam avradım olsun sürdürürüm!" (s.13) Yazarımız Ağaoğlu, dolgun bir eğitime sahip. Eğitimi sonrası iş hayatı da oldukça takdire şayan. TRT'de çeşitli mevkilerde görev yapmış çalışmış. İdeolojik fikirlerini eserlerine yansıtmaktan hiç çekinmemiş. Fikirlerine ve düşüncelerine uymadığı noktada her şeyi elinin tersiyle itebilecek iradeye de sahip bir yazar. Zira dönemin TRT Radyo Dairesi Başkanlığı görevinden, özerkliğine el koyulmasından dolayı istifa etmiş. Takdir edilesi bir duruş... Kitaba dönecek olursak: Kahramanımız Bayram ve onun canı gibi sevdiği sarı Mercedes'i Balkız. Başta da söylediğimiz gibi kitabımız bir yol romanı. Baştan sona yolda geçiyor. Bayram anası babası ölünce amcasının sahip çıktı bir garip. Amacı Almanya'ya gitmek 'sarı taksi' almak. Amacına da ulaşıyor elbet. Ama neleri feda ederek, nelere göğüs gererek... Bayram karakteri üzerinden gurbetçi kavramının tüm olguların yazar okuyucuya aktarmayı başarmış. Bizde Bayram'ın Almanya'dan Ballıhisar'a dönüş yolculuğunda ona eşlik ederken, gurbetçilerin çektiği her zorluğu, yaşadıkları şartları görüyoruz. Bayram yol boyunca yaşadığı, gördüğü olaylarla geçmişe gidip hayatından an'lar hatırlıyor ve bize aktarıyor. Bilinç akışı tekniği çok başarılı kullanılmış. İçsel diyaloglar
Fikrimin İnce GülüAdalet Ağaoğlu · Boğaziçi Üniversitesi Yayınları · 20252,531 okunma
Puan vermedi·411 syf.··
2026 103. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 10:40
Belki haddimiz değil bir büyüğün üstüne söz söylemek, lakin hayatın ve tarihin hatta insanlık ile yaşamış evrenin her anı geçmiş ile geleceğin yaşanmış an'lar bütünü olarak, inançlar veya totemler ile şekillenen bireysel ihtiyalar piramidinin toplumsal bir evrimi tetikleyecek dönüştüreceği doğa ile insan ilişkisi üzerine hatta yaşamın bizatihi ruhu üzerine yazılmış bir eser...
Sosyoloji Notları ve KonferanslarCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 2007947 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 29. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 03:19
Her ne kadar kendimi 90'ların sonlarında, 2000'lerin başında sokaklarda koşarken, oyun oynarken, bisiklet sürerken hatırlasam da 92'liyim; yani tam anlamıyla 90'lar çocuklarındanım. Belki birçoğunuz kadar uzun yaşamadım o günleri, belki de birçoğunuzdan çok daha dolu dolu yaşadım. Acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle, tıpkı kitabı okurken hissettiğim gibi Lale Sokak'taki gibiydi benim de anılarım. ​Peki şu an daha fazla imkana sahip olup her istediğimize daha kolay ulaşabiliyorken neden geçmişi bu kadar özlüyoruz? Neden sürekli eskiler, 90'lar nostaljisi yapıyoruz? Zamanında "Ah o eski günler..." diye anlatan yaşlılarımıza bıyık altından gülerken, şimdi neden kendimiz "Ah ne güzel günlerdi!" diye eskilere gidiyoruz ve yıllar geçtikçe bu özlem burnumuzda daha çok tütüyor? İşte ben bu kitabı okurken tam da bunları düşünüp sordum kendime. Aslında cevapları da buldum diyebilirim. ​Gülizar’ın o her işe, her imdada samimiyetle koşuşunu okurken, ister istemez bugünün dünyasına dönüyor insan. Şimdilerde koca koca apartmanlarda, binbir güvenlikli sitelerde yaşıyoruz ama çoğumuz yan dairemizde kimin oturduğunu bile bilmiyoruz. Bir gün aniden bir yardıma, bir dosta ihtiyacımız olsa, koridora çıkıp hangi kapıyı çalacağımızı bilemeyecek kadar uzağız birbirimize. ​Evet, kabul; artık her şey bir tık uzağımızda. Akıllı telefonlar, uygulamalar, kuryeler… Her ihtiyacımızı saniyeler içinde kapımıza getirebiliyor. Ama ne garip ki, o her şeye kolayca ulaştığımız modern dünyada, gerçek komşuluk ve o içten yardımseverlik kilometrelerce uzağımızda kaldı. Tam da bu anda yine eskilere gittim. O zamanlar ne güvenlikli siteler vardı ne de parmak iziyle açılan kapılar. Ama kocaman bir güven hissi vardı mahallenin havasında. Birinin evinde çorba kaynasa, "kokusu gitmiştir" diye hemen yan
1000Kitap
Lale SokakPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 202633 okunma