Uçurtmayı Vurmasınlar
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:30
Uçurtmayı vurmasınlar Bazı kitaplar bitince rafa kalkmıyor, insanın içinde kalıyor resmen.. Filmini yıllar önce defalarca izlemiş, izlerken kimi zaman gülümsemiş, kimi zaman ağlamış, kimi zaman da yaşanan haksızlıklara öfkelenmiştim. Kitabı olduğunu ise çok sonradan öğrendim ve hiç düşünmeden aldım.. Uçurtmayı Vurmasınlar, hapishanede annesiyle birlikte yaşayan bir çocuğun gözünden anlatılan ; aslında büyüklere çok şey söyleyen bir hikâye.. O çocuk kim mi ? Barış Barış’ın masumiyeti, soruları ve dünyaya bakışı insanın kalbine dokunuyor. Okurken film sahneleri de gözümün önündeydi. Ama sayfalarda Barış'la yeniden karşılaşmak bambaşka bir duyguydu. O masum soruları, dünyaya bakışı, anlam veremediği şeyler... Yine burnumun direğini sızlattı, gözlerimi doldurdu, bazen de tüm hüznün arasında tebessüm ettirdi. Kitabı bitirdim ama hemen rafa koyamadım. Dönüp tekrar altını çizdiğim satırlara baktım. Çünkü bazı cümleler okunup geçilmiyor, insanın içinde bir yere yerleşiyor. Bazı hikâyeler yıllar geçse de aynı yerden dokunabiliyormuş insanın kalbine... Ve bazen de uçurtmalar gökyüzünde değil, insanın kalbinde uçmaya devam ediyor... Yorumum ve altı çizili kelimelerim size emanet ️ ︎"Hep çocuklara mı düşer annelere anlayış göstermek,İnci ?" ︎"Ben uyuyormuş gibi yapıyorum. Ama saçlarım ıslanıyor. O zaman anlıyorum annemin ağladığını.Sesimi çıkarmıyorum. Benim anladığımı sezerse daha çok üzülür belki."
1000Kitap
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,3bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 12. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 11:47
Kitabın ən böyük zəifliyi, müəllifin öz şəxsi travmasını və incikliyini bütün kişilərə ümumiləşdirməsidir. Dünyanı bəyaz və qara kimi bəsitləşdirib "bütün kişilər eynidir" demək real həyatın mürəkkəbliyinə tamamilə ziddir. Həyatda dürüst və məsuliyyətli insanların olduğunu görməzdən gələn bu nifrət dolu dil, əsəri obyektiv bir təhlildən çıxarıb sadəcə fərdi qisas manifestinə çevirir. Yazıçının 30-dan çox yaşı olsa da, hadisələrə yanaşması emosional yetkinlikdən uzaq, tam bir yeniyetmə təfəkkürüdür. O, öz səhvlərini analiz etmək əvəzinə, bütün günahı qarşı tərəfə ataraq ucuz sosial şəbəkə aforizmləri səviyyəsinə enir. Sağlam bir kitab oxucuya nifrət yox, anlayış qazandırmalıdır.
Adam SandıklarımızTuba Ezici · Olimpos Yayınları · 2018329 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir Turan Peygamberi
7/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
Bir Turan Peygamberi…. Tarihimizin en kritik dönüm noktalarından, benim de araştırmayı, okumayı çok sevdiğim 1865 - 1919 yıllarına ait bu edebi eserleri okurken; siyasetin nasıl adım adım değiştiğine de şahitlik ediyoruz. Çok tatmin edici bir deneyim benim için. “AY DEMİR” de 1918 yılında, Müfide Ferit Hanım tarafından yazılmış, o yıllarda yeni yeni parlayan Türk Milliyetçiliğini, Turancılığı bize gösterecek bakalım. Kitabımızda “DEMİR” adında İstanbullu bir doktorun, aşkını ve vatanını ardında bırakıp Orta Asya’ya, Rusların esaretindeki Türk kavimlerini uyandırmaya, onlara unutmaya yüz tuttukları Türklüğü, Turan’ı anlatmaya gidişi konu ediliyor. Kitapta İstanbul’daki siyaset ortamıyla, Orta Asya’daki halkların durumlarıyla, Ruslarla, Müslüman Din adamlarıyla ilgili önemli tespitler var. Bunlara ayrıntılı olarak değineceğim. Ama öncesinde Türk Milliyetçiliği nasıl ortaya çıktı, Müfide Ferit ve kocası Ahmet Ferit kimdir bunları anlatmam gerek yoksa “AY DEMİR” gibi bir karakterin ortaya çıkışı yeterince anlaşılamaz. Şimdii, işte Reformlardı, Aydınlanmaydı, özellikle Fransız İhtilaliydi derken Avrupa’da milliyetçilik zaten vardı. Ancak bizimki gibi bir imparatorluğun içinde, milliyetçilik fikri tehlikeli olacağından uzun yıllar konuşulmadı. Osmanlı’da halk, milliyetlerinden ziyade dinlerine göre sınıflandırılıyordu. Müslimler, Gayri-müslimler şeklinde. Bugün andığımız Namık Kemallerin yer aldığı 1865’te kurulan Genç Osmanlılar bile vatan ve özgürlük vurgusu yaparken, yine Osmanlı olarak, şeriat kurallarıyla hareket edilmesini savunuyorlardı. Ayrı bir Türk milliyetçiliği, Turancılık kavramı yoktu. Taa ki Türk toprakları kaybedilmeye başlayana kadar. Kaybedilen topraklarda yaşayan Türk halkları, kalan topraklara doğru, anadoluya doğru geldikçe, gördükleri zulümün de
Ay DemirMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022699 okunma
Karahanlılar ve Türk Devlet Geleneği
8/10
·265 syf.··
2026 76. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:54
Türkler tarih boyunca yalnızca kılıçlarıyla değil, devlet kurma kudretleriyle de tarih sahnesinde yer almışlardır. Hunlardan Göktürklere uzanan bu büyük devlet geleneği, İslamiyet'in kabulü ile yeni bir safhaya geçmiş ve Karahanlılar devrinde eski Türk töresi ile İslam devlet anlayışı aynı nizam içinde birleşmiştir. Bu sebeple Karahanlılar, Türk tarihinin kırılma noktalarından biri olarak görülür. Eserin satırları arasır dolaşırken devletin yalnızca bir idare mekanizması olmadığı, aynı zamanda bir mefkure olduğu hissedilir. Nitekim bu anlayış şöyle ifade edilmektedir: "Devlet, yalnızca hükmetme vasıtası değil; töre, nizam ve inancın birlikte yürüdüğü bir yüksek düzendir." Satuk Buğra Han ile başlayan İslamlaşma süreci, eski Türk devlet geleneğini ortadan kaldırmamış; aksine onu yeni bir medeniyet zemini üzerinde yeniden şekillendirmiştir. Hükümdarlık anlayışı, saray teşkilatı, ordu sistemi ve idari yapı bu dönemde yeni bir hüviyet kazanmış ve kendisinden sonraki Türk-İslam devletlerine temel teşkil etmiştir. Prof. Dr. Reşat Genç, "Karahanlı Devlet Teşkilatı" adlı eserinde bu yapıyı bütün yönleriyle ele almakta; yalnızca kurumları değil, bu kurumların arkasındaki devlet anlayışını da ortaya koymaktadır. Böylece Karahanlılar, bir geçiş devleti olmaktan ziyade bir temel devlet modeli olarak karşımıza çıkar. Karahanlılar üzerine yapılan en kıymetli çalışmalardan biri olan bu eser, Türk devlet geleneğini anlamak isteyenler için önemli bir kaynak niteliğindedir.
Karahanlı Devlet TeşkilatıReşat Genç · Türk Tarih Kurumu · 06 okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2026 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:29
Algernon’a Çiçekler Geçen ay kitap kulübümüzde okuduğumuz kitaptı. Aradan zaman geçmesine rağmen zihnimde dolaşmaya devam ediyor. Sanırım onun hakkında bir şeyler yazmanın zamanı geldi. Bazı kitaplar vardır; okurken hikayeyi takip edersiniz. Bazıları ise sizi takip eder. Sayfayı kapattıktan günler sonra bile bir cümlesi aklınıza gelir, bir karakteri içinizden çıkmaz. Algernon’a Çiçekler benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir soru kaldı: Bir insanı değerli yapan şey gerçekten zekası mı? Charlie ameliyat öncesinde daha mı az insandı? Daha mı az sevilmeye layıktı? Bence Daniel Keyes’in cevabı çok net: Hayır. Charlie’nin hikayesini okurken kendimi sık sık rahatsız hissederken buldum. Çünkü kitap yalnızca Charlie’yi anlatmıyor; bizim insanlara nasıl baktığımızı da gösteriyor. Toplum olarak çoğu zaman başarıyı, eğitimi, zekayı ve yeteneği ön plana çıkarıyoruz. İnsan olmanın değerini ise çoğu zaman bunlarla ölçüyoruz. Oysa Charlie bize başka bir şey öğretiyor. İnsan olmanın başlangıç noktası zeka değil. Şefkat. Anlayış. Merhamet. Sevgi. Belki de bu yüzden Charlie’nin en saf hali kitabın en unutulmaz hali olarak kalıyor. Algernon’a Çiçekler benim için bir bilim kurgu romanından çok daha fazlasıydı. İnsan ruhunun yalnızlığını, kabul edilme ihtiyacını ve sevilmek için ne kadar çabaladığımızı anlatan bir yolculuktu. Charlie’nin zekasının yükselişini değil, kalbinin kırılışını okudum. Kitap bittiğinde geriye yalnızca bir hikaye Algernon'a Çiçekler kalmadı. Bir insanın anlaşılmak istemesinin ne kadar evrensel bir duygu olduğunu yeniden hatırladım. Ve son sayfayı kapattığımda içimden yalnızca şu geçti:
Duygu ve Düşünce
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2026 197. kitabı
insanın kendi yalnızlığıyla, kusurlarıyla ve sevilme ihtiyacıyla kurduğu o zorlu bağın panoraması. Charlie, zekâ kazandıkça dünyayı daha iyi anlıyor; ancak bu "anlayış", ona beraberinde korkunç bir yalnızlığı ve çevresindeki insanların sahteliğini de getiriyor.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma