otuz iki yerinden bıcaklanmıs asklar damlar gözlerinden
di’li gecmis zamanda bircok resim hep gülümsüyorsun aklının ortasında mavi bi yıldız varmıs gibi ve o yıldız karanlık bir subat aksamında durmadan soluyormus gibi ** artık butun uzgun oluslarımın adı anne
Çünkü anne, kız çocuğunun gelecekteki kendini, kız çocuğuysa annenin kaybettiği benliğini gördüğü bir aynadır - annem, beni, ne kaybettiğini bilmek istemediği için mi görmüyor acaba? 
Alıntı
Reklam
O dün fotoğrafları, senin yalnızlığını yüzüne vuruyor mesela. O mükemmel kahvaltı sofrası, senin hızlıca geçiştirdiğini Simit çayı aşağılıyor. Sonra başkasının tatili senin evden çıkmamanı yargılatıyor, dostluk pozları senin yalnız kahveni acılaştırıyor. Ya da başkasının anneliği sana kendini yetişemeyen anne gibi hissettiriyor. Onun mükemmel okul etkinliğinde çocuğu için sütler yaparken paylaştığı fotoğraf, senin çocuğun ayırmadığın zamanı hatırlatıyor. Başkasının gittiği ama senin gidemediğine o sana kendini başarısız zannettiriyor. Bu anlamsız panik içini daha fazla kaydırmaya başlıyorsun ve her kaydırma daha fazla”Niye benim hayatım böyle değil “sorusu içinde büyümeye başlıyor. Yanlış sorular sorup doğru cevaplar ararken de kendini kaybolmuş hissediyorsun işte. Zamanla kendi haddimizi beğenmez oluyoruz. Başkalarının Photoshop’lu, gerçek dünyasından kendimize bakıp kendi gerçekliğimizi filtrelerliyoruz. Ya sonra? Filtreli hayatımız bizi tatmin etmeyince daha iyisini aramak adına daha çok tüketiyoruz. Korkunç bir döngü bu.”
Sayfa 44·Kitabı okudu
"Bazen gözlerine bakamıyorum; içi yanıp kül olmuş, dış duvarları hâlâ duran bir bina gibisin."
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Tahtanın büyük sırrı yanması değil, su üstünde yüzmesidir.
Günaydın 1
Ey kutlu anne günaydın Ey doğan çocuk günaydın Kabaran deniz Günaydın Koşan muştu kölesi günaydın Günaydın bütün insanlar Günaydın yeryüzünün yüz akı müslümanlar Günaydın Kur’an Cebrail Günaydın Sûr İsrafil Günaydın başbuğlar Fatih Suresi’nin Gerçekleştirimi ordular
Sayfa 101 - Diriliş Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam