Herman Melville - Moby Dick
Puan vermedi·640 syf.··
2026 17. kitabı
Aslında esere bir romandan ziyade o dönemin balina tanıtım kitabı desem daha yerinde olurdu. Balinaların tarihinin, biyolojik özelliklerinin ve çeşitlerinin ele alındığı kısımların yanında hikayenin kendisi hem sönük hem hacimsiz kalmıştır. Eser balinalarla ilgili İncil ve Kur'an'dan çeşitli kişisel eserlere varan birçok alıntıyla başlar. Anlatıcı eserin baş kahramanı Ishmael'dir. Tam bir klasik özelliği olarak esere hacim yapsın diye tasvir ve tarifler uzun tutulur ancak bunu çok da sıkıcı bir şekilde yapmaz. Denizler ve denizcilikle ilgili döneminin bilinen neredeyse tüm özelliklerini vermiştir diyebilirim. Hâttâ o dönemde çeşitli yanlış balina tasvirleri gerçekmiş gibi kabul gördüğünden dolayı dönemde yaşayıp hiç balina görmeyenler için detaylı bir balina tasviri de yapar. Balinalarla ilgili bir olay geçtiğinde o duruma uygun verilebilecek bir bilgi varsa o dönemki bilgisiyle alıntı yaparak sanki bir dipnot gibi araya sıkıştırır hatta balinanın içini bile tasvir eder. Aslında bunu yaparken balinaları, özellikle de ispermeçet balinasını oldukça över. Eserin yazarı Melville iyi bir Hristiyan'dır, Yunus peygamberin kıssasından bahsederken bunu kendince bilimsel dayanaklara dayandırmaya çalışır ve inanmayanları kınar. Bir kısımda denizciler mürekkep balığı görür ve içlerinden biri "Mürekkep balığı varsa balina da vardır." der. Araştırıldığında bu balinanın temel besin kaynağının mürekkep balığı olduğu görülür yani verdiği bilgiler gerçekten tutarlıdır. Eser aralarında İstanbul'dan, fesli Türk denizcilerden, Osmanlı'dan Tarsuslu Aziz Pavlus'tan, Tatarlardan, Timur'dan bahsedilmesi böylesine meşhur bir klasik olması açısından beni mutlu etti. Davy Jones'tan da bahsedilir. Davy Jones ölen denizcilerin bekçisi ve denizlerin şeytani efendisi olarak adlandırılan mitolojik
Moby DickHerman Melville · Zeplin Kitap · 20207,3bin okunma
“Zaman değerlidir. Onu yitirme.”
9/10
·304 syf.·
2026 12. kitabı
Momo, bize distopik bir masal anlatısı sunuyor. Ve her masalın bir mesajı vardır günümüze. Momo’nun mesajı ise insanların insanlığını koruyabilmesi zamanının kıymetini bilmesine bağlıdır. ••• Yazar neden masal aracılığıyla modern çağa gönderme yapmayı tercih etmiş? Bunun birçok sebebi olabilir. Benim kanaatime göre masallar ve hikâyeler, hakikati doğrudan söylemekten daha etkili bir yol sunar. İnsanlar kendilerine anlatılan gerçeklere bazen direnç gösterebilir; fakat bir hikâyenin içine gizlenmiş hakikat, kalbe daha kolay ulaşır. Olağanüstü olaylar ve semboller sayesinde okuyucu, kendi hayatını fark etmeden sorgulamaya başlar. Momo da tam olarak bunu başarır. Bir çocuk masalı gibi görünürken aslında modern insanın zamanla, hayatla ve kendi ruhuyla kurduğu ilişkiyi anlatır. Kitabın en önemli mesajı: “İnsan, sevdiklerine, hakikate ve kendi ruhuna ayırdığı zamanı koruyabildiği ölçüde özgürdür.” ••• Kitap adeta çağımızın bir fotoğrafını çekmiş. Yazar, kitaptaki her karakterle çağın farklı bir sorununa vurgu yapmış. Beppo, Gigi, Kassiopea, Duman Adamlar, Hora Usta ve tabii ki Momo. Her bir karakterin yaşamından derin dersler çıkarıyoruz. Kapitalizm, hızlı yaşam, hedonizm, hayal gücünü kaybetme, tektipleşme, bireyselleşme, bencillik, vs. Sürekli vaktimizin yetmediğine şikayetle geçiyor günlerimiz. Hiçbir şeye yetişemiyoruz, hep zaman az geliyor. Şöyle dönüp baktığımızda “neler yaptık?” diye kendimize sorduğumuzda ise çok da ahım şahım işler yapmadığımızı görüyoruz. ••• Kitaptaki Duman Adamlar bana şeytanın insana verdiği vesveseleri çağrıştırdı. İnsan, hayatı boyunca farklı seslerin çağrısıyla karşı karşıya kalır. Bu sesler bazen hakka, bazen de batıla yönlendirir. Hak ile batıl arasındaki mücadele insanlık tarihi kadar eskidir ve kıyamete kadar da devam edecektir.
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·320 syf.··
2026 28. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:46
Kazım Karabekir, harbiyelilerin mümtaz temsilcilerinden, Balkan Savaşında Edirne’de, cihan harbinde Çanakkale Cephesinde, Irak Cephesinde, Doğu Cephesinde bulunmuş; mütareke devrinde 15. Kolordu Komutanı olarak Erzurum’a görevlendirilmiştir. doğudaki milli direnişin başı olmuş, Mustafa Kemal’in askerlikten istifasının ardından”ben ve kolordum emrinizdeyim paşam” sözü kilometre taşı olmuş, Kars, Ardahan Artvin’i kurtarmış İstiklal Harbinin önemli komutanlarından birisi, yetimler babası… Ancak Lozan Ant ve Cumhuriyetin ilanıyla bir şekilde fikirler ayrılıyor. Karabekir, önce muhalefet partisinde sonra maalesef İstiklal Mahkemesinde yılları sonra da yine chp milletvekili ve maalesef erken gelen bir ölüm… Tüm bu sebeplerle bu kitap tabiiki de benim için önemli bir kitaptı. Okuyacaklara tavsiyem dönemle ilgili altyapınız yoksa başka hatıratları vs’yi okumadıysanız bu kitaptan başlamayın. Okuması zor ve yorucu. Hatırat olduğu için de bolca öznellik var, dönemin siyasi havası da yansımış tabii üsluba. Muhakkak haklı oldupu konular olmakla beraber biraz “ben” üslubunu fazla buldum kitapta, başka anılarda aksini okuduğum şeyler de vardı. Ben içimden ne olursa olsun askerliği bırakmasaydı diye geçirdim, böyle bi hayata askerlikten emekli olmak yakışırdı sanki. Sözün özü hatıratlara hep bi “acaba”yla yaklaşmak gerektiğini ve şu anektodu unutmayalım. Atatürk ölüm döşeğindeyken Karabekir’le görüşmek istemiş, teklif kendisine ulaşmamış, bunu öğrenince kızı Karabekire gider miydin diye soruyor Karabekir:”Tabiiki giderdim, o Mustafa Kemal’dir gel dediği zaman gidilir.”
Paşaların KavgasıKazım Karabekir · Truva Yayınları · 2023333 okunma
9/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 67. kitabı
Bahar ve Kelebekler yani cilt 1 içinde yer alan öykülerine nazaran cilt 2'de yer alan öyküleri daha çok beğendim. 8 öykü mevcut bu ciltte. Kitaba adını veren öyküsü 1-2 şeklinde yazılmış ama ikincinin devamı yok, yarım kalmış. Bomba ve Ant en sevdiğim öyküleri oldu. Zaten bu ikisini ilkokul çağında da okumuştum. Ant yine neyse de Bomba'yı bize nasıl okuttular cidden anlamış değilim. Gerçekten öykü güzel ama bir çocuğun okuyacağı türden değil ne yazık ki...
Primo Türk ÇocuğuÖmer Seyfettin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,455 okunma
8/10
·337 syf.··
2026 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 15:05
Monstrous serisinin 4.kitabı. Her bir kitapta dünyasının biraz daha genişleyip, yeni katmanların eklendiği, yeni insansı yaratıklarla tanıştığımız bu distopya serisini o kadaaaaar çok sevdim ki!! Gloam'la 2.kitapta karşılaşmıştık ama hemencecik geçip gitmişti(obviously) ve neden kafasında bir kafesle gezmek zorunda olduğunu merak etmiştim. Ahh benim üzümlü kekim, Gloam'um seni kurtarmaya ant içmiş insanınla yeni evinde yeni ailenle görmek çok güzel. (spoimsi?) Serilerde okumayı en sevdiğim şeylerden biri de diğer kitaplardaki karakterleri ilerleyen zamanlarda aynı yerde birbirleriyle etkileşim halinde görmek. Gloam ve Aury'nin bu kitapta kanka olmalarına bayıldımmmm, yapayalnız, varlığıyla herkesi korkutan Aury'nin sonunda bir arkadaşının olmasını görmek sıcacık hissettirdi Ve kitabın sonu?!? Edin, Hunter ve Charlie'yi tekrardan göreceğizzz, yine bir monsters and humans buluşmasını okuyacağızz (serinin sonunda insanlar hep birlikte monster sevgilileriyle birlikte kendilerine özgü bir kamp kurabilirler mi, lütfen, teşekkürler.)
Edebiyat & Roman
GloamLily Mayne · Independently Published · 20217 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 04:47
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Hakkında · Kitap Adı: Çöl Çiçeği · Orijinal Adı: Desert Flower · Yazar: Waris Dirie · Kitap Puanım: 10 / 10 · Çevirmen: H. Gülru Yüksel · Yayınevi: Bilge Kültür Sanat · Sayfa Sayısı: 256 · Kitap İncelemem: Bunu nasıl anlatacağımı bilmiyorum açıkçası. Yani bazen bir kitabı kapatıyorsunuz, "güzeldi" diyorsunuz ve devam ediyorsunuz hayata. Bu kitapta öyle olmadı. Kapattım, yerime çakılıp kaldım. Başucu kitaplığımın en özel köşesine koydum, orası artık onun. Çöl Çiçeği sadece bir anı kitabı değil. Bir uyanış çığlığı bu. 1998'de yayınlandığında 20 dile çevrilmiş, yalnızca Almanya'da 1 milyondan fazla satmış. Bunları söylerken "global etki" falan demek istemiyorum aslında, şunu demek istiyorum: bu kitap insanların içine işlemiş. Benim de işledi. Ne Anlatıyor? Waris Dirie, Somali çölünde göçebe bir ailenin 12 çocuğundan biri. Kadın olmak orada, daha başından bir acıyla başlıyor. Henüz 5 yaşındayken kadın sünneti (FGM) denen şeye maruz kalıyor. İşkence diyorum buna, başka kelime bulamıyorum. Hijyen yok, sterilizasyon yok, sadece ilkel bir alet ve ardından gelen bir ömür boyu yük. Sonra 13 yaşına geliyor ve babası onu 60 yaşında bir adama 5 deve karşılığında satmak istiyor. Waris o gece kaçıyor. Çöle, karanlığa, hiçliğe doğru. O kaçış onu Londra'ya, oradan modelliğe, oradan BM Özel Elçiliği'ne taşıyor. Bunu yazarken bile tuhaf hissediyorum, çünkü bu bir roman kurgusu değil. Gerçek.
1000Kitap
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,7bin okunma
Reklam
Reklam