İnsanlara, özellikle çocuklara daha iyi davranacağıma ant içtim. Hemen o günden itibaren enerjimi toplayabildiğim kadar yeni arkadaş toplamaya, eski arkadaşlıkların yeniden doğuşuna ve tazelenmesine adayacaktım.
Eskiden doğruluğu ile ne kadar övündüğünü, hayatta daima doğru söylemeye ant içtiğini gerçekten de doğru sözlü olduğunu hatırladı. Bugünlerde ise yalana batmıştı, çevresindeki insanlar arasında gerçek diye tanınan korkunç yalanlar içinde yaşıyordu. Bu hayattan kurtulmaya olanak da göremiyordu. Alışmıştı artık içine daldığı batak ona zevk veriyordu.
"Ben uyurken rahat yatağımda, gecenin karanlığında güvercinler ötüyor soğuk bir dalda. Dürüst değilim sözlerimde. Zira ibadet ve sevaba düşkün olsam, Kâbe'ye ant olsun ki güvercinler zikir ve tesbih ederken ben uykuda gaflet içinde bulunmazdım! Hiçbir mükellefiyeti olamayan hayvanlar bile ağlarken ben gözyaşı bile dökmüyorum. Sonra da Rabbime aşırı sevgi ve bağlılık duygusuyla aklımın başımdan gittiğini mi iddia ediyorum?"
Doğu sınırlarının korunması ile birlikte Fransa işgali de daha kolaylaşacaktı. Hitler, Paris'teki Eyfel Kulesi'nin önünde resim çektirmeye ant içmişti.
"... Hiçbir kuruluşa bağlı olmaksızın, bozuk öğrenim düzenini yeniden kurmak için tüm arkadaşları göreve çağırıyoruz. Hukuk Fakültesi öğrencileri olarak haklarımızı alıncaya kadar birlik ve beraberliğimizi bozmayıp işgale devam edeceğiz. Bu hareketi destekleyeceğimize şerefimiz ve gençliğimiz üzerine ant içeriz..."
Deniz Gezmiş