Puan vermedi·464 syf.··
2026 49. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 21:36
Bıro, Mam Sefo, Ster, Ruşen Hanım, Gulîzer, Arme, Mîgo, Heme, Gurzo, Bedros, Yêzdînşêr, Mîr Bedirhan, Amojna Reşe, Apê Yaqup, Apê Oxır... Saydığım her bir karakter canlanıp zihnime yerleşti. Yazarın kalitesi de burada işte; koca bir coğrafyayı ve sürgünde çekilen o ağır acıları Bıro’nun anlatımıyla dinliyoruz. Farklı halklardan, ırklardan ve inançlardan bunca insanı bir araya getirip hayatlarını birbirine çok güzel entegre etmiş. Mehmed Uzun’un Kürtlere yaptığı isabetli eleştirilerin hepsine de katılıyorum.
1000Kitap
Dicle'nin SürgünleriMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20142,249 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2026 2. kitabı
Kemal Tahir’in yazdığı romanların beni en çok etkileyen tarafı, kelimeleri birer sanat eseri gibi kullanıyor olması. 504 sayfalık Yorgun Savaşçı’da, bir elin parmağını geçmemiştir şu kelimeler. “Ama, lakin,veya,ile…” Hayran olmamak elde değil. Bu kadar iyi bir Türkçe’ye sahip olmak büyük bir öz saygının sonucu. Bir tarafta, Hürriyet kahramanlarının yaşadıkları zorluklar. Bir tarafta, halkın bakış açısı. İnce dokunuşlar ile uyguladığı Sexist yaklaşımları ise ap ayrı. Kurt kanunun Ballı Nigar’ı, bu sefer yerini garip Neriman’a bırakıyor. Patriyotlu Ömer’ler, Kör Şaban’lar, Çerkezler,Köylüler… Bir baş yapıt. Allah rahmet eylesin. “Cehennem Topçu Cemil’in, yorgunluğu ölünce bitecek!”
Yorgun SavaşçıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20224,299 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Omuzumda Hemençe - Ali Kemal SARAN
Puan vermedi·512 syf.··
2024 64. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 01:40
Omuzumda Hemençe Cumhuriyet Devrinde Bir Medrese Talebesinin Hatıraları - Ali Kemal Saran 1- Oflu Mandan Hoca, Sultan Abdulhamid'e karşı çıkan ve serzenişte bulunan hocadır. 2- 6 Temmuz "1929 Sel Felaketi" Sürmene - Of arasında vuku bulmuştur. Bu sebeple yörede bir olay anlatılırken selden önce ve sonra diye ayrımda bulunurlarmış. Fil vakası gibi bir örnek bunun bölgesel versiyonu olarak güncel için kullanılabilir. 3- Sel sebebiyle insanların bir kısmı Hatay Kırkhan'a veya Trabzon Maçka'ya ve Van'a göç etmişlerdir. 4- Sultan Murat Yaylası ve o dönemlerdeki yaşantı hakkında güzel bilgiler var. Özellikle yaylanın şehitliği hakkında kıymetli bilgiler içeriyor. 5- Hamza Abi'yle bu kitabı konuşurken yazarın bizim Ali Ulvi diye bir abimizin dedesi olduğu öğrendim :d 6- Hacı Hasan Efendi: Küçükköylü Hacı Salih Efendi'nin talebesi. 7- Mehmet Zeki Okur - MSP Zonguldak Milletvekili oluyor daha sonra 1977 yılında AP Kayseri Milletvekili oluyor. Bu adam bir ara yine gözümüze çarpar. 8- Bekir Topaloğlu'nun dedesi Topal hoca lakabıyla maruf "Hacı Lakur Mehmet Hanefi Kutluoğlu"dur. 9- Aşıkkutlu Hoca'nın kısa sakalları o dönemlerde diğer hocaefendiler arasında nasıl karşılanıyordu acaba :dd - Hocaefendi'nin hayatına dair "Kıraat Alimi Mehmet Rüştü Aşıkkutlu'nun Hayatı ve Din Eğitimine Katkıları" Mehmet Günaydın diye bir yazar var. Aynı adamın "Oflu Aşıkkutlu Hoca" diye bir kitabı da var. 10- "Çaykara'nın Manevi ve Kültürel Değerleri Sempozyumu" diye bir sempozyum yapılmış. Ancak ben kitabını veya pdfsini bulamadım. 11- Abdulgafur Karaismailoğlu Kore'ye Tugay İmamı olarak giden bir hoca. Bu zat orada birçok Koreli'nin Müslüman olmasına vesile oluyor. 12- Hacı Abdurrahman (Beşikçi) Efendi'ye dair de bilgiler var. Özellikle Hacı Hasan Efendi, Aşıkkutlu Efendi ve Hacı
Edebiyat
Omuzumda HemençeAli Kemal Saran · Timaş Yayınları · 201321 okunma
Puan vermedi·99 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 20:56
Musa Anter, Hatıralarında Birîna Reş(Kara Yara) piyesinden aşağıdaki gibi bahseder. Benim yapacağım bir incelemeden çok dahasını içerdiğinden tüm pasajı alıyorum: "Birîna Reş’, 1950’lerde DP’nin sahte partizanlığını simgeleyen ve Kürtlere o ana kadar empoze edilen, ‘Kürt adam olmaz, aydın olmaz!’ düşman sloganlarına karşı yazılmıştı. Piyes, tüm sefalet, horlama ve Kürt düşmanlığına karşı bir reaksiyondu. Bu düşün­cemi anlamak için, piyesi okumak ve anlamak lazımdır. Oyu­numda, bir de o dönemin “DP’nin Kürtleri” imajı vardı. Tüm Güneydoğu’da buğday Ekim ayında ekilir. Ama Nisan ayında, en şiddetli zehirlere bulanmış yüzbinlerce ton buğday, DP’li yöre ağa ve şeyhlerine tohumluk diye dağıtılıyordu. Tabii dağıtılan bu yüzbinlerce ton buğday, toprak ağaları tarafından fakir fukara Kürt halkına arpadan ucuz bir fiyatla satılıyordu. Bu buğdaylar, bilinçsiz Kürt halkı tarafından öğütülerek un yapılıyor ve daha sonra da bu undan ekmek pişiriliyordu. Ama gel gör ki, bu güya haşere için kullanılması gereken buğday, bilinçli bir şekilde Kürt halkını mahvetmeye yönelik olarak kullanılıyordu. Kısa bir za­manda bu, en çok da çocuklar üzerinde tesirini gösterdi. Bu zehirin çocukların vücutlarında açtığı yaraya, halk arasında ‘birîna reş’, yani kara yara dendi. Ben o vakit Diyarbekir’de İleri Yurd ga­zetesinde çalışıyordum. Bu realiteyi çokça dile getirdim. Ama ca­navarlar Kürdistan suyunu kurutmak için planlarını uygulamak­tan vazgeçmediler. Bu ara Diyarbekir havalisinde bir gezinti yap­mış; Çüngüş, Dicle, Hazro, Lice, Hilvan, Çınar ve Bismil’i gez­miştim. Bu ilçelerde çoğu doktorsuz olan sağlık ocaklarına uğra­dım. Buralarda maymun yavrularına dönüşmüş yüzlerce yara be­re içinde çocuk gördüm. Çocukların tüm yüzleri kara kara ve bir karış boyunda kıllarla kaplıydı. Yüzleri ve
Tarih
Birîna ReşMusa Anter · Avesta Basın Yayın · 1995267 okunma
İlim Yayma Cemiyeti'nin Kurucuları ve Kuva-yı Milliye.
Puan vermedi·320 syf.·
2026 1. kitabı
"İkinci Dünya Savaşı sonrası konjonktüründe sağcıların (milliyetçi ve muhafazakarların) iki temel meselesi vardır. Birincisi tek parti dönemi ve onun din politikasıdır. Bilindiği gibi Kemalist dönem dini, eğitimden ve kamusal alandan çıkarmışlardır. "Türk-İslam geçmişimiz ile olan bağlarımızı koparmışlardır. Tekke ve zaviyeler kapatılmıştır. Ümmetimiz Frengin bağrımıza sapladığı laikliğin acısıyla inlemektedir." Bu batı taklitçisi "ihanet" Tanzimat ile başlamış, Meşrutiyet ile devam etmiş, Cumhuriyet ile neticelenmiştir. (Mason Komplosu) İşte böylelikle milletin cevheri, maneviyatı kaybolmuştur. İşgal orduları bile bu kadar zarar verememiş bize... Ne diyordu Nurettin Topçu? "Milletimin istiklalini kazandım, mektebimin istiklalinden vazgeçtim diye övünmek sade bir vatan katiline yakışırdı." İkinci tehlike de komünizmdir ki müsebbibi de yine tek parti yönetimi ve onun din politikasıdır. Kemalistler milletin özünü tahrip etmeseymiş sosyal kalkışmalar, goministler, anarşistler olmayacakmış... Efendim "Yoldaş İsmet" milletin ahlakını bozmuş, hümanizma saçmalığını genç dimağlara zerk etmiş, insanımızı komünist yapmıştır. Aydınlanma, hümanizm, laiklik, materyalizm, pozitivizm falan bunlar pek de hayırlı şeyler değil sağcılar için. Üstüne üstlük Sovyet tehdidimiz de var... Klasik milliyetçilik ile komünizmin durdurulması mümkün değil. Maneviyat lazım bize. Aydın din adamlarının yaratacağı mukaddes ve altın bir nesil. Asım'ın nesli... Bu güzel insan neslinin harcını da Necip Fazıl Kısakürek, Nurettin Topçu gibi insanlar karacaktır. Yani elimizde pozitivist, hümanist, materyalist Kemalist zihniyetin sebep olduğu bir maddi-manevi enkaz var. Bu enkazı da İslamizasyon kaldıracaktı tabii ki. Manevi kalkınma şiarı dillerden düşmeyecektir sağ cenahta. Hatırlayalım, Adnan
Tarih
Milliyetçi Muhafazakâr Neslin ÇatısıMehmet Güldal · İletişim Yayınları · 20253 okunma
10/10
·210 syf.··
2026 5. kitabı
Kitabı okurken "La bu Apê Musa neler çekmiş, nelerden çekmiş, böyle işin ben.... diye insan söylemeden edemiyor." tarihlere bakıyorum 1987-92 iki arası Türkiye siyasi tarihine ışık tutuyor. Yazacak çok şey var da.... Kardeşim 39 yıllık süreçte hiç mi bir şey değişmez bu Kürtler için. Tema olrak : " Kimlik ve aidiyet Devlet–birey çatışması Basın özgürlüğü Sürgün ve yalnızlık Mizahla direniş"i ele almış. Başka yerde olsa direnişi ve düşünceleriyle Nobel alacakken denk geldiği dönemde ölümle ödüllendirilmiştir. Anısına Saygıyla
VakayinameMusa Anter · Aram Yayınları · 2013120 okunma