Ezgi K.

Ezgi K.
Öğretmen
Antalya
Dünya
40 okur puanı
Kasım 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2017 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2017 00:00
Kendime göre algı biçimimi etkilememesi için okumadan izlemek istememiştim ama oyun zaten yüzlerce farklı anlama bürünecek bir içeriğe sahip. Dolayısıyla, ister izleyin ister okuyun, herkese ulaşan içerik apayrı olacaktır. Absürt sanat dallarının, hayatın sıradan temalarını olduğu gibi işlemesinden nasibini almış bir eser. Prematüre ifadesini bir küfür olarak görebilir, sorulan sorunun duyulmadığı için cevaplanmamasıyla karşılaşabilirsiniz. Çünkü hayat tam olarak bu duyulmama eyleminin kendisi kadar sıradan. Kitabın, çok basit cümlelerle, çok yalın betimlemeler içerme sebebi de budur. Çünkü gerçek hayatın içinden çıkıp gelen de tam olarak bu basitlik. Haliyle bu kısa oyunun beni derin düşüncelere gark etmesi elden değildi. Baştan aşağı semboller ve metaforlarla döşeli her bir öge, yaşadığımız dünyanın ögelerinden ve ruhsal buhranlarımızdan başka bir şey değil. Beklenen Godot, bir insan, mahluk, eşya, metafiziksel bir öge, hiçlik ya da varlığın ta kendisi olabilir. Varoluşçuluğun her adımında karşılaştığımız nasıl değil neden sorusu, kitabın her sayfasında imlek imlek işlenmiş. Evrenin bütün sırları çözülse bile, bu kitabın karakteri çıkıp "İyi tamam ama bu hala bana neden yaşadığım sorusunun cevabını veremez." diyebilir. Nasıl bir gerçeklikte yaşadığın değil neden o gerçeklikte ya da hayaller dünyasında yaşadığını arar durur, kitabın ana iki karakteri. Biri unutkan, diğeri yardım eli bekleyen insanlığı simgeler. Aslında insanın her iki yanını da simgelemiş olur. Bu nedenin cevabını ısrarla ararken, hayat bu mu, bu kadar mı, gerçekten biz bu muyuz diyerek varoluşsal sancılara gömülerek kitabı bitirmiş oluyorsunuz. Çünkü o cevap bir kurtuluştur, kurtuluş Godot'dur. Godot cevapların ta kendisidir. O cevap bir gün gelecek mi, hep yarını mı bekleyeceğiz bilinmez. Ama
Kültür-Sanat
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·112 syf.··
2017 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2017 00:00
Sophie'nin Dünyası adlı eserde de karşılaştığımız içsel keşif örneklerinden birisi. Kitabın muhatap aldığı kesimin bir yaşı yok, herkes okuyabilir ama sanki Tom Robbins yüzlerce çocuğu gözlemleyip, onların iç sesi gibi tanımlamalar yaptığı için bu kitabı en çok çocuklar anlamlandıracaktır. Yaşı itibariyle dünyayı, evreni ve etrafında olup bitenleri sorgulamak adına taramalı bir tüfek hızında sonsuz soru soran çocuklar için yazılmış yüz gülümseten bir hikaye. Bu sonsuz soru döngüsü, bu sefer birayla şekilleniyor. Bira nedir, nasıl oluşur, babalarımız neden bira içer, bira içince beden ve zihin nereye gider gibi soruların cevabını bir çocuğa anlatırken, yetişkinlerin de kendinden bir şeyler bulup gülümsemesi sağlanmış. En azından bira deneyimi, bu gülümseme için belirleyici bir kıstas. Kitapta mühim olan; hikayeden çok, tanımlamalar ve bir çocuğa ulaşabilmek adına bilgilerin anlamını yitirmeden çocukların anlayabileceği seviyeye inmesindeki mükemmel yazım dili ve mizaç. Yer yer yapılan postmodern düzenine alaycı iğnelemeler, yetiştinlerin de eğlenerek okuyabileceğini göstermekte. Tom Robbins'in kendine özgü dili de sanki hayalgücü yüksek bir animasyon filminin metin halini okuyormuş hissi veriyor. (Not: Kitap Amerikan ve Alman aile profilini çok net olarak çiziyor, buzdolabında bira değil de yoğurdu eksik etmeyen bir millet olduğumuz için onlar kadar içselleştirmemizin mümkün olduğunu sanmıyorum.)
B, BiraTom Robbins · Ayrıntı Yayınları · 2019648 okunma
10/10
·199 syf.··
2016 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2016 15:56
Önsözünde de belirtildiği gibi "Bataille felsefesinin özeti niteliğinde bir eser." Özeti bile kafa karıştırmak için fazlasıyla yeterli. Esere entelektüel bir yaklaşımla bakmadan, Bataille'ı anlama niyetiyle yola çıkmamız için Hegel, Kant ve Blanchot'u da anlayabilmemiz gerekir. Çünkü Bataille zor dil adamıdır. Dilinin zorluğu, dil sanatlarını kullanış biçiminden gelmiyor. Kelimeleri kendi içinde kavramlaştırmıştır. Yeni bir sözlük oluşturacak şekilde Bataille lügatına katmıştır. Bu yüzden anlaşılması oldukça zor bir yazar ve eser. Kitabın atmosferine yapabileceğim tek kesin yorum: İnsanın iç dünyasına dair çok korkunç ve haklı çıkarımlar yaptığıdır. Daha iyi bir inceleme için başta kendi eserlerinden Erotizm, Gözün Hikayesi okunmalı sonra Hegel, Kant ve Blanchot'tan yardım istenmeli. Varoluş ve pessimist felsefenin kemikleşmiş anlatımlarını bu kitapta bulamayacaksınız.
Felsefe
İç DeneyGeorges Bataille · Yapı Kredi Yayınları · 2018172 okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2016 11. kitabı
Eğitimciler bilir. Eğitim sistemimizde ve sınıf içi aktivitelerde, Sokratik Tartışma dediğimiz bir tartışma tekniği vardır. Peki ünlü bir ismi -Sokrates-, sıfat haline getirecek -Sokratik- ve başka medeniyetlerin eğitim sisteminde kullanılacak kadar önemli hale getiren şey nedir? Sokrates'in kendini darağacından sallandırıp sallandırmayacağı kitabın mevzu bahsi değildir. Dönemin ahlak ve adalet anlayışını göz önünde bulundurduğumuzda malum kötü sonu ve olacakları herkes tahmin edecektir. Sokrates savunmasını yaparken, ikna edici bir dil kullanmaz. Evet argüman sahibi kendisidir ama ikna etme eylemi karşısında ona sorular ve suçlamalar yönelten kişileri alakadar eder. Kişi hatasını kendisi bulacak ve kendi tezini kendisi çürütecektir. Sokrates savunması boyunca bunu yapar. Asla cevap vermez, cevap verdirir. Böylesinin daha kalıcı ve anlamlı öğrenmeler oluşturacağını düşünür. Kişi söylediğine önce kendisi inanmalı, kendisi yalanlamalıdır. Aksi taktirde kişiliğinde barındırdığı megolamanlık yüzünden, at gözlüklerini çıkartıp doğruları kim anlatırsa anlatsın ona inanmayacaktır. Temelinde sağlam bir psikolojik tahlil yeteneği barındıran bu teknik, kitabın her sayfasında ilmek ilmek işlenmiştir. Eğitim sistemimizde yer bulacak kadar da önemli bir tekniktir. Karşı tarafa hatasını kendisinin bulmasını sağlamak ise büyük başarı olduğu için raflarda -"klasikler" reyonunda olması zorunlu bir eserdir.
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,8bin okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2016 1. kitabı
Düşünme irademizi kullanmayışımızın, not defterlerimize kaydını aldığımız düşüncelerin bizi savunduğu bir gerçekliğin, bir hiç oluşumuzun basitliğinin, hayatın ciddiye alınmayacak pahada bir boşluk oluşunun ama bu boşlukta en çok da o ciddiye almayanların sallandığı ironiler denemesidir bu kitap. Gençlerin eline düşmemesi gereken bir kitap. -Topluma faydalı birey- nitelendirmesine olabildiğince zıt. Nitelendirmelerin, hayatınızın herhangi bir alanına etki etmesine izin vermeyecek kadar silinmişseniz, okuyunuz. İntihar etmeyiniz, nitekim kitabın yazarı da etmedi. 84'üne kadar yaşadı. Günlük hayat ironilerini yüzümüze vurduğunu söylemiştim değil mi?
Felsefe
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma