Walter Bagehot, sıradan olana mahkum olan bir toplumda yaşayan sıradışı insanların karşı karşıya oldukları en genel tehlikeyi şöyle betimler: "Bu tür sıradışı kişilikler başlangıçta sinerler, sonra melankoliye yönelirler, sonra hastalanırlar, en sonunda da ölürler."
Shelley, Hölderlin, Kleist ve kim bilir daha niceleri kendi sıradışılıklarının kurbanı olmuşlardır. Yalnızca Beethoven, Goethe, Schopenhauer ve Wagner gibi demirden yapılmış yapılar bu kültür karşısında ayakta kalabilmektedirler. Ama onlar bile, pek çok özelliklerinde ve kıvrımlarında, insanı tamamen tüketen bu havanın ve acının etkilerini sergilerler: nefes alışları güçleşir ve onların ses tonu da kolayca sertleşme eğilimine girer
En değersiz gurur, milli gururdur. Bu, onunla gurur duyandaki bireysel özelliklerin yoksunluğunu ele verir çünkü insan neden milyonlarca insanlarla paylaştığı bir özelliğe tutunma gereği duyarbilirki başka türlü? Dikkate değer kişisel niteliklere sahip olan, sürekli göz önünde bulundurduğu ülkesinin hatalarını açıkça görebilecektir. Ama dünyada gurur duyabilecek hiçbir şeyi olmayan her zavallı aptal gurur duyabilmek için son çare olarak ait olduğu ülkesi ile gurur duyar.
Arthur Schopenhauer
İngilizce makale ve metinlerden oluşan ve dil gelişimine katkı sağlayabilecek kitap önerisi olan var mı? ODTÜ nun "Reader at work" kitabına benzer mesela.