"artık yalnız kalacağıma göre, kimse artık benim yüksek sesle ya da içimden düşündüğümü bilemeyeceğine göre, bundan sonra her şey bana nasıl geliyorsa öyleydi. yüksek sesle de düşünürdüm; istediğim kadar korkar, istediğim kadar ölürdüm.."
diğer insanlar sahte ve karanlıktır. çünkü kendilerini mahkûm ettikleri amaçlar, doğalarına aykırıdır. bu yüzden tatminsizlikleri, varlıkları kadar büyük olur. oysa denklemleri basittir. gücün ya da sevginin tatmin getireceğine inanmış, ancak ikisine de kavuştuklarında daha fazlasını istemişlerdir. ve tatminsizlikleri, daha doğrusu, basit denklemlerinin eşitsizliği karşısında bocalayarak delirmişlerdir. günümüz dünyası asla tatmin olmayan insanların ürünüdür.
Laplace Markisi’nin sözünü hatırlıyorum: bilmediklerimiz, bilemeyeceğimiz kadar çok… tanrının hâlâ tanrıtanımaz bir anarşist olduğunu düşünüyorum. ve insanın da çamurdan üretilmiş bir maymun olduğunu. ikisi bir araya gelince mutlu bir son beklemek zor.