Apo

Apo

, bir kitap okudu
7/10
·654 syf.·
2019 25. kitabı
Kolektif
8.5/10 · 20 okunma
Reklam
"Munro umduklarını elde edemeyen insanların hayatını mükemmel biçimde izliyor" deniyordu bir İngiliz gazetesinde, 2013 Nobel Ödülü'nü kazandığında. Bunun alkışlanacak bir yanı pek yok; zaten Batı zihniyeti önce fahiş heves ve hırsları, meşhur "hayal"i yansıtıp sonra da bu hedeflere ulaşılamadığında Alice Munro gibi yazarlardan teselli beklemek ya da giderek popülerleşen bir başka tür olan meşhur biyografileri okuyarak başarıyı vekâleten tatmak üzerine kuruludur. Bu açıdan ele alındığında edebiyatın tesellisi, yıkıcı bir kültürel kalıbı ayakta tutan güçlerden biri olarak bile görülebilir. Mutsuzluğumuzu tasvir edip tadını çıkarma becerimizden o kadar memnunuz ki, olayları başka türlü ele almanın bir yolunu bulmak önemli bile görünmüyor. {Tim Parks - Ben Buradan Okuyorum, "Romana Kısılmak", çev. Roza Hakmen, Metis, 2017, s.162-163}
1000Kitap
10/10
·419 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
İmdi, şunu belirtmekte yarar var: Spinoza, Erdem derken, aklın denetiminde olan duyguları kastetmektedir. Başka deyişle, kendi doğamızın yasalarına en uyumlu olan duygulardır. Dolayısıyla Spinoza'da, Etik, memba olarak bireyde başlar; fakat topluma yayıldığı vakit çiçeklenir. Bu yargıyı destekleyecek sözler, Ethica'nın IV. kitabının 24. onermesidir: "Bizim için mutlak anlamda erdemli hareket etmek sadece aklın kılavuzluğunda hareket etmek, yaşamak ve varlığımızı sürdürmek demektir (bu üç eylemde aynı anlama gelir): bu da kendi yararımızı gözetmekten kaynaklanır." (s. 262) Buradan çıkaracağımız sonuç şu olabilir: Varlığımızı devam ettirmek kendimize ve başkalarına karşı yapacağımız en büyük iyiliktir. Yani, bir topluluk, toplum olma fikri. Edilgin, yani, dış etkenlerin gücünün daha aktif olduğu duygulanımları yaşamak yerine, aklımızın kılavuzluğunda etkin duygulanımları yaşamak bir etik oluşturmaktır. Çünkü, "Doğada hiçbir şey bir insana, aklın kılavuzluğunda yaşayan başka bir insandan daha yararlı olmaz." (s. 271) Dikkat etmek gerek: Etik, der Spinoza. G. Deleuze'ün tabiriyle (Spinoza), "ahlak yapmaz; çok basit bir nedenle: Hiçbir zaman, ne yapmamız gerektiğini sormaz; her zaman nelere muktedir olduğumuzu, neyin gücümüz dahilinde olduğunu sorar." (Spinoza Üzerine On Bir Ders, s. 31) Bunu anladığımıza göre, şöyle devam edebiliriz: Bizim birlikteliklerimiz, yaratacağımız çokluk, bizim oluşturduğumuz duygularımız ile kurulacaktır. Dış etkenlerin değil, bizim gücümüz ile. Burada, Nietzsche'nin, o aşina olduğumuz çağrısını yineleyebiliriz: "Aktif ol!" Paragrafa gelince, burada, Spinoza, rahiplerin ve tiranların maskesini düşürmeye çalışır. Ona göre, rahipler ve tiranlar, otoritelerini hükmettiği insanların kederli ve edilgin duygularına borçludur. Çünkü kederli duygulara
Felsefe
EthicaBaruch Spinoza · Kabalcı Yayınları · 20132,187 okunma