Sanki harfler,o beyazlığa tutunamadan,sessiz bir çığlık gibi fırlayıp gitmişti.Bu kelimeler,tanımı olmayan bir kaçışın ta kendisiydi;somutlaşmayı reddediyorlardı.Bu yüzden her şey yazılmış gibi başlayıp,yazılmamış gibi bitiyordu.Ve artık tükenen şey kalem değil,adamın kendisiydi.