Düşünmek için, kalpsiz mi olmak gerekir sanıyorsunuz... Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir. Düşen insana el uzatın, mahvolan bir insanla alay etmeyin, onun haline ağlayın. Sevin onu! Onda kendinizi görün ve ona kendinizmiş gibi bakın..
Oblomov derdi ki:''İnsan hayatının normal amacı dört mevsimde de,yani hayatın dört çağında da fazla hoplayıp zıplamadan yaşamak ve son güne kadar hayat kadehinin hiçbir damlasını israf etmemektir:Ağır ağır yanan bir ateş,ne kadar şairane olursa olsun şiddetli bir yangından daha iyidir.''
“Size şu kadarını söylemek istiyorum, sizin seviyorum dediğiniz, aslında şimdiki gerçek “seviyorum” değil, gelecekteki “seviyorum”dur. Yalnızca içinizdeki gerçek sevgi açlığından, tutku ateşinizin eksikliğinden, sahte ve ısıtmayan bir ışığın varlığından ötürü, farkında olmadığınız bir sevmek ihtiyacıdır bu. Bu ihtiyaç kimi kadında bebekleri okşamakla, kimi kadında gözyaşları dökerek histeri nöbetleriyle gösterir kendini. Önce, kesin olarak şunu söylemeliydim size: “Yanıldınız; karşınızdaki beklediğiniz, hayalini kurduğunuz insan değil. Acele etmeyin, gelecektir, o zaman ayılacaksınız; yaptığınız hatadan ötürü canınız sıkılacak, utanacaksınız, sizin o utancınız bana büyük acı verecek...”