Sokrates'in dostları, özgür düşünceli insanlar, filozoflar için yeni bir yaşam tarzını savunmuşlardır. Burada her bir şeyden önce bilge bir insanın, yurtsuz (atopos), dünya vatandaşı olduğunu bilmesi ve ayrıca, yalnızlığa, açlığa trajik bir vaşama alışkın, kendi kendine yeterli (autarkie) bir yaşam tarzı sürdürmesi gerektiğini savunmuşlardır. Kendi kendine yeterli olabilmesi (autarkie), insanın kendi kendisini koruyabilmesinin erdemli kalabilmesinin güvencesinin önkoşula olarak görülmüştür. Bu tür bir bağlam içinde Sinoplu Diogenes, kendisini yurtdışında yaşamaya yurtsuzluğa mahkum eden mahkeme üyelerine verdiği yanıtta, "Sinoplular beni yurdumdan uzakta yaşamaya mahkûm ederse, ben de onları ömürleri boyu yurtlarında yaşamaya mahkûm ediyorum," demiş ve ömrü boyu yersiz yurtsuz, tek başına yaşamıştır.
… these schools of thought seek to respond to working-class populist rebellions by offering workers the chance to become something other than workers, as though there were something shameful and retrograde about being an ordinary wage earner. Many champions of education as a panacea want to turn wage earners into professionals. Advocates of universal capitalism want to turn wage earners into investors. Antimonopolists want to turn wage earners into small business owners. In the 1930s, Keynes speculated about the euthanasia of the rentier class. These reformers propose the euthanasia of the working class. The neoliberal utopia is a workerless paradise.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
başka'nın sıradanlaştırılıp tüketilmesi hk.
Günümüzün karşılaştırma/kıyaslama kültüründe atopos'un negatifliğine yer yoktur. Sürekli her şeyi her şeyle kıyaslar ve böylece onu Aynı olana tesviye ederiz, çünkü Başka'nın atopisine dair deneyim kaybolup gitmiştir. Atopik Başka'nın negatifliği tüketilmeye direnir. Bundan dolayıdır ki tüketim toplumu tüketilebilen heterotopik farklılıklar lehine atopik başkalığı bertaraf etmeye çabalar. Farklılık, Başkalık'tan farklı olarak pozitiftir. Bugün her yerde negatiflik ortadan kayboluyor. Her şey düzleştirilerek tüketim nesnesine dönüştürülüyor.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Çengelköy
Allahu âlem Asya ile Avrupa kıt'alarının seyrettiği en muhteşem manzara olan İstanbul Boğazı'nın cana can katan emsalsiz köylerinden biri de Çengelköy'dür. Köyün Bizans zamanındaki adı Protos Discos'dur. Çengelköy adının nereden geldiği tam olarak bilinmemekle beraber Evliya Çelebi: "İstanbul fethedildiği zaman buralarda Kral Yanko İbn-i Madyan zamanından kalma bir takım çengeller bulunduğundan adına Çengelköyü denmiştir" derken Ahmed Midhat Efendi: "Çengelköyü denmesinin sebebi, burada gemi çapalarının yapılmasıdır. Bunlardan bazıları dört dişli olduğu için adına çengel çapa derlerdi. Bunların sürümü pek çok idi. Zamanla adın çapa'sı atılarak yalnız Çengel köyü kalmıştır" demektedir.
Sayfa 57 - Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları 2001 Baskısı·Kitabı okudu
Zeus ile insanlar
Zeus insanları yarattıktan sonra Hermes'ten içlerine akıl dökmesini istemiş. Hermes bütün insanlara ayıı ölçüde akıl koymuş, böylece kısa boylular tepeye kadar akılla dolmuş-ken, uzun boylularda bir boşluk kalmış. Böylece uzun boylu insanlar daha akılsız olmuşlar.
Sayfa 58 - Türkiye iş bankası yayınları/ hasan ali yücel klasikleri
Alıntı
Krallar, oligarklar ve tiranlar için akropol yeterliydi; dıştan gelecek tehlikelere olduğu kadar kentin kendi içinden gelecek ihanetlere karşı da yeri geldiğinde koruma sağlayabiliyordu. Demokrasi yönetimindeyse; bütün toplumun korunması amaçlanırdı.
Sayfa 56 - Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 2011·Kitabı okuyor