İnsanların çoğu kendi hallerine bırakıldıklarında makul, mantıklı, barışçıl ve en mühimi de adaletperver canlılardı. Ne yazık ki iş en geniş kitlelerin sevk ve idaresine gelince tüm bu vasıflar ciddi engellere dönüşüyordu.
Bir insanın acı çekmesi, boş bir odadaki gazın davranışına benzer. Boş bir odaya belli bir miktar gaz verildiği zaman, oda ne kadar büyük olursa olsun, gaz odanın tamamına yayılır. Ne kadar küçük ya da büyük olursa olsun, acı da insanın ruhuna ve bilincine tamamen yayılır. Dolayısıyla insanın çektiği acının büyüklüğü kesinlikle görecelidir.
Ben var ya, böyle kendini beğenmiş biri gibi gözüküyorum ama aslında ölmeyi öyle çok istiyorum ki, elimden bir şey gelmiyor. Doğduğum andan itibaren ölümü düşünüyorum. Ölmem herkes için daha iyi olacak. Bu bir gerçek. Yine de ölmek öyle kolay bir şey değil. Tuhaf, korkutucu bir tanrı gibi bir şey benim ölümümü engelliyor.