Özgürlüğün evrensel bir anlamı ve tarihsel bir bağlamı var; ama üçüncü dünyada, karman çorman bir mahallede, eğri büğrü elli metrekarelik bir evde yaşanan özgürlük duygusu... ah, neden bu kadar aptalım ben?
“….Neden böyle aptalım ben? Madem başkaları aptal ve ben onların aptal olduklarını kesin olarak biliyorum, öyleyse neden onlardan daha akıllı olmak istemiyorum? Sonra herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım,Sonya. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini… İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini!…. 
"Ah! Bir çukurdayım! Güçsüzüm, aptalım... Gülünç bir kurbanım ben! Güldürüyorum, ağlatıyorum! Bir damla suda boğuluyorum! Bir kan gölünde boğuluyorum! Geceden korkuyorum, ölümden korkuyorum, bir bönüm ben."
Biliyor musun, o sıralar hep soruyordum kendime: Niçin böylesine aptalım ben?
Başkaları aptalsa, ben de bunu görüyorsam, onların aptal olduklarını biliyorsam niçin kendim akıllı olmak istemiyorum?