"Acıyı yenmeliyiz Tezelciğim. Acının bizi yenmesine izin vermemeliyiz."
Sayfa 49 - Yapı Kredi Yayınları
Zaman, sen ne büyük öğretmensin, ah saygıdeğer zaman, sen ne büyük bir bilgesin! Gaddar bir bilgesin ama. Acımasız.
Everest Yayınları
Reklam
Biz, Mevlânâ’nın adına “düğün gecesi” dediği bir vuslat anından söz ediyoruz aslında ölüm deyince…
Fesat düşünmeyelim :))
Ahmet'in sapanla kuş vurme takıntısı varmış. Bu nedenle başka bir şey düşünmüyor, yemiyor, içmiyor, eline geçirdiği sapanla kuşların peşinden koşuyormuş. Bu durumdan rahatsız olan ailesi, tedavi olması için Ahmet'i bir akıl hastanesine yatırmışlar. Uzun süren tedavinin ardından düzelip düzelmediğini anlamak üzere hastane hekimleri toplanmış, genci karşılarına alıp soru sormaya başlamışlar. “Anlat bakalım, buradan iyileşmiş olarak çıkınca ne yapacaksın?” “Kendime uygun güzel bir kız arayacağım." “Çok iyi... Peki, daha sonra ne yapacaksın?" "Onu bulup, anlaşırsam evleneceğim.” “Güzel... güzel, çok doğru bir karar. Peki, evlenince ne yapacaksın?” “Düğün gecesi gelini alıp, yatak odasına çıkacağım.” Hekimler gencin verdiği yanıtlardan durumunun düzelmiş olduğu kanısına varıp, soru sormaya devam etmişler. “Peki daha sonra..." “Onu sevip okşayacağım. Sonra yavaş yavaş gelinliğini çıkaracağım. Sıra külotuna gelince...” . Hekimler gencin artık tamamen iyileştiğini düşünüp son soruyu sormuşlar. “Evet sıra külota gelince ne yapacaksın?” Gencin gözleri parlamış; biraz coşkulu, biraz utangaç bir tavırla heyecan içinde bağırmış. “Külottaki lastiği çıkarıp, sapan yapıp kuş vuracağım."
Reklam
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.