Puan vermedi·80 syf.··
2026 87. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 23:19
Serendipçe (bu kelimeyi seviyorum) bulduğum bir kitap daha. Bulduğum diyorum çünkü ne yazar ne kitap hakkında hiçbir fikrimin olmadığı rastlantılar benim için bir buluş niteliğinde. Bu bir avazlık kitap, bir yolculuk hikâyesi…. Hem gerçek hem metaforik olarak. Neredeyse tamamının erkek olduğu bir gruptaki baş karakter kadının bu yolculukta uğradığı cinsel saldırıdan sonra yaşadığı içsel yolculuğu okuyoruz. Bu noktada yazacağım her kelime kitabın güzergâhını açık eden spoiler olur ki okuyucunun hakkına girmek istemem. Lâkin şunları söyleyebilirim. Karşılaşmalar, önyargılar, kibir, anlayışsızlıklar, paylaşılanlar, an’lar, anılar, benlik, hakikat çerçevesinde anlatısı cılız, üslubu şiirsel bir buluş ve kayboluş hikâyesi. Tahammülfersa sıcaklığa karışan envai türlü baharat, tütsü ve yasemin kokusuyla buhurdanlıklar, cembiyeler, rengahenk kumaşlara sarılmış masalsı bir doku… Düşün içinde bir düş… Anafikri : “İşittiğimiz her şey bir görüştür, gerçek değil. Gördüğümüz her şey bir perspektiftir, hakikat değil.” / Marcus Aurelius Ana fikrin baba fikri : Hiç kimse tesadüfen hayatımıza girmez. Kimi ders olmak için gelir, öğretir ve sessizce gider. Kimi ayna olur en derin yaraları, görülmeyen güzellikleri gösterir. Kimi ezâ kimi şifâdır. Kimi tebessüm olur kimi gözyaşı Kimi de kırar ki kırıldığın yerden çiçek de açabil diye Adenli Adam Clara Janés
Adenli AdamClara Janés · Everest Yayınları · 202324 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:10
“Vahyin merkezi, insanın hayat menbaı, kutsiyeti tartışılmaz mekân… Öyle bir mekân ki onu tarif etmek için kelimeler kifayetsiz kalır.” “Kâbe insanın asıl vatanı... Gönlü Kâbe'de kalmış, oraları yüreğimize taşımaya niyet ederek çıkılmış bir yol...” “Çünkü oradaki manevi atmosferi, ruha işleyen o huzuru başka hiçbir yerde bulmak mümkün değil.” “Bazı kitaplar vardır; sadece bilgi vermez, insanın kalbine de dokunur.” kabe insanın asıl vatanı....gönlü kabe de kalmış ...oraları yuregimize taşımaya niyet ederek çıkılmış yol....bizede yolda olmak yakışır.. Vahyin merkezi, insanın hayat menbaı, kutsiyeti tartışılmaz mekân… öyle bir mekan ki onu tarif etmek için kelimeler kifayetsiz kalır. Karib” nidasıyla mukarrebun bostanına dalmaktır sonra, adanmak. Bir sultan tanırız yakınlara ve uzaklara hükmeden. Ateşe ve buza boyun eğdiren… Gurbet ve sılanın sahibi, elemin ve lezzetin maliki… Herkese her şeyden daha yakın bir sultan. Akrabul Karaib sultanın sımsıcak rahmeti bitirir tüm uzaklıkları. Yollar biter, gurbet biter, hasret biter karanlık ve soğuk biter bize her şeyden daha yakın Karib Yar’ımızın vuslatında. Onu tanımaktır işimiz. Ona ram olmaktır gidişimiz. Marifet pusulası O’nun kıblesine yön gösterince, kaybolmuşluk ve tükenmişlik sona erer. Ruhlar ve bedenler O’nun malı olunca kurtulurlar. Tüm bayramlı sılalara çevirir. Rahmetini indiği yerde dertler, belalar son bulur, nurunun kapladığı mekânlara kabusi karanlıklar elveda eder maveraesmanur
Kâbe-i MuazzamaMeryem Bastan · Kayıhan Yayınları · 202611 okunma
Reklam
Puan vermedi
Bilge Karasu bir konuşmasında diyor ki "Yazmak aynı zamanda o dili yoğurmaktır". Bazı yazarlar dile dokunmayı sevmezler. Eldeki söz dizimi, eldeki kurallar, eldeki gramer... Şüphesiz bu şekilde yazan çok yazarımız var, aralarında çok sevdiklerim de var elbet. Ama dili yoğuran, hazır elindekiyle yetinmeyen yazarları daha ilgi çekici buluyorum. Leyla Erbil elindeki hiçbir şeyle yetinmiyor. Ne anlatım teknikleri ne biçim ne noktalama işaretleri ne gramer... Her şey o kadar kendine özgü ki... "Kalan", Erbil'in son eserlerinden. Kitabın anlatıcısı Lahzen Fener'de gayrimüslimlerle büyüyen bir Türk kızı. Onları, Fener'i anlatıyor roman boyunca. Evleri basılan, dükkanları yağmalanan Rumları, her şeye rağmen memleketi terk etmeyen Ermenileri, Yahudileri... Anlatıcı çok kaynaktan besleniyor. Kah Bizans tarihine, kah Osmanlı'ya uzanıyor. Eski Ahit'den Acaibül-Mahlukat kitaplarına, Dikilitaş'tan Kuran'a birçok metinlerarasılık mevcut. Eserin dilini de hesaba katınca epey bir beyin yorgunluğu yapıyor tabii. Leyla Erbil iyi ki bu topraklara gelmiş. Sanatçılığıyla, siyasi mücadelesiyle iyi ki hayatımızdan geçmiş dedirtenlerden.
KalanLeyla Erbil · İş Bankası Kültür Yayınları · 2011692 okunma
Âfâtü’l-Lisân
Puan vermedi·248 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 08:41
Gazâlî, dilin ahlâki tehlikelerini kapsamlı biçimde ortaya koyarak, bireyin nefsi üzerindeki sorumluluğu derinlemesine düşündürmektedir. Bununla birlikte, doğru ve faydalı söz söylemenin, kalbi arındırdığı ve toplumsal ilişkileri güçlendirdiği yönünde de önemli tespitler yapmaktadır. Bununla birlikte, çözüm olarak suskunluğu öne çıkarması, metnin toplumsal ve dinî sorumluluk boyutlarında bazı sınırlılıklar yaratmaktadır. Özellikle Hz. Ebu Bekir’in diline ateş koyduğu rivayet, sözün insanı ne ölçüde felakete sürükleyebileceğini göstermek üzere çarpıcı bir örnek olarak sunulmakta ve Hz. Ebu Bekir gibi İslam tarihinde aktif sorumluluk üstlenmiş bir şahsiyetin, dili neredeyse mutlak bir tehlike unsuru olarak sunan bir anlatı üzerinden örnekleştirilmesi, metnin genel ahlâki yönelimi hakkında da önemli bir ipucu vermektedir. Gazâlî’nin bu tür örnekleri tercih etmesindeki temel amaç, okuyucuda güçlü bir sakınma ve ihtiyat bilinci oluşturmaktır. Nitekim dilin afetlerini ele alırken yalan, gıybet, iftira, tartışma tutkusu ve riya gibi başlıkları ardı ardına sıralamakta ve bunları çoğu zaman selef ve sahâbeye nispet edilen rivayetlerle desteklemektedir. Bununla birlikte, rivayet merkezli yaklaşımı, konuşmayı ahlâki sorumluluk alanı olarak yeniden inşa etmekten çok, suskunluğu birincil çözüm olarak sunmaktadır. Bu durum, metnin toplumsal ve dinî boyutlarda bazı sınırlılıklar taşıdığını düşündürmekte Peki Gazâlî’nin önerdiği suskunluk, günümüz dünyasında hâlâ geçerli midir?
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
Gizli Bahçe'ye hoşgeldiniz
8/10
·273 syf.·
2025 96. kitabı
Gizem dolu bir yolculuk daha.. Hindistan'da sevgisiz bir ortamda büyüyen huysuz ve içe dönük Mary, Yorkshire'daki amcasının malikanesine gönderilmesi ile kurgu başlar. Malikanedeki kapatılmış 'yas'a mühürlenmiş gizli gül bahçesini ve amcanın hasta kendini yatalak sayan oğlu Colin'i keşfeden Mary; hizmetçi Martha onun dua ile dilinden anlayan kardeşi Dickon ve Bahar mevsiminin yenileyici döngüsüyle birlikte hem kendini hem Colin'i hem de yaz içindeki Bay Craven'i dönüştürür. Bahçe açıldıkça karakterler de iyileşir. Gerçekten son derece büyüleyici bir kurgu. -Bahçe açıldıkça karakterlerde iyileşir- Edward dönemi sonu çocuk edebiyatında pastoral tema ve gotik mekan harmanıyla tasarlamış dönemin New Thought akımları ve doğal hijyen, beden terbiyesi fikirleri metindeki -magic- söyleminde açıkça hissedilir. Bu sürükleyici kurgunun olmazsa olmaz kurallarından biridir karakter analizleri, çünkü kurguyu komutlandıran ve ana unsurken bahsetmemek olmaz o halde bir de karakterlerle tanışalım: •Başlangıçta sevgisizliğin ürünü olarak bencil komut veren bir çocuk olan Mary, dönüşümünü -bakımı- başkaları için değil kendisi ile birlikte örgütlemesinin kararı onu güçlendirir. •Ardından kendisini kırılgan tahayyül eden izolasyonla büyümüş Colin, kendi kendini gerçekleştiren kehanet döngüsünü Mary ve Dickon'ın normalleştirici oyunla bedenlenen pratikleri kırar. •Dickon ise doğa ile uyumun; emek-tevazu dengesinin simgesini oluştururkem aynı zamanda çalışkanlık ve ekolojik yazarlıkla iyileştiriciliğe bürünen olmuştur. •Bay Craven da, evliliğin yasası ve suçluluğu ile melankole gömülmüş bir baba olmaktan kaçınamayıp bahçenin yeniden canlanması -yasın çalışılmasına- denk düşer. Biraz da kurgunun eleştirel eksenlerine bakalım: Psikanalitik yönden, kilitli bahçe= bastırılmış yas olarak
İnceleme
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett · İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,7bin okunma
6/10
·456 syf.·
2025 88. kitabı
Minik minik hikayelerden oluşuyor. Mecusi, islami, hristiyanlık vs vs. İçinde eskimiş ve hatalı bilgilerde yok değil. Meteorun oluşumunu yerden buharlaşan yağın gökyüzünde yanması diye açıklamak gibi. Genel olarak hikayeleri için okunabilir. Hikayeleri beğendim.
Acaibü’l-MahlûkatZekeriya el-Kazvinî · Kapı Yayınları · 202431 okunma
Reklam
Reklam