Vahşi hayatın aşk yapma yöntemi buydu; doğada çiftleşme trajedisi, sadece ölenlerin trajedisiydi. Hayatta kalan için bu bir trajedi değil, başarmak ve isteklerini hayata geçirmek demekti.
1934 yılında Soyadı Kanunu çıktı, her Türk kendine bir soyadı alacaktı. Herkes kendisine soyadını kendisi seçtiği için insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri "Eliaçık", dünyanın en korkakları "Yürekli", dünyanın en tembelleri “Çalışkan" gibi soyadları aldılar. Bir mektup yazılabilecek zamanda ancak imzasını atabilen bir öğretmenimiz kendisine "Çevikel" soyadını almıştı. Irkçılığın yayıldığı günler olduğundan, özellikle Türklüğü karışık olanlar, ırkçılık anlatan soyadlarını kapışıyorlardı. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime "Nesin" soyadını aldım.
Herkes "Nesin?" diye çağırdıkca ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim...
Sayfa 306 - Doğan Kitap, Kendi Hikayem·Kitabı okudu
Sen de fark ettin mi? Az, dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.
O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi...
Bu yüzden belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de,seni az tanıyorum,demek, seni kendimden çok iyi biliyorum, demektir. Belki de az, her şey demektir.
Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir...
Sayfa 349 - Doğan Kitap, Derdâ ve Derda·Kitabı okudu
Nereden bilebilirdi Tayyar? Yıllar önce, en fazla yarım saat gördüğü bir çocuğun, binlerce gün sonra, yine bir yarım saat içinde kendini öldüreceğini.
Nereden bilebilirdi Derda? Tayyar'ı öldürerek, kendininki hariç, herkesin intikamını aldığını.
Nereden bilebilirdi Israfil? Derda'yla Tayyar'ı asla yan yana getirmemesi gerektiğini.
Nereden bilebilirdi Çöpçü Hanif? Derda sayesinde hayatta kaldığını .
Nereden bilebilirdi insanoğlu? Varlığının sonuçlarını.
Hepsinin de yanıtı aynıydı: Hiçbir yerden... Belki de bu sayede hayat devam ediyordu. Kimse, neye neden olduğunu önceden bilemediği için... Çünkü her davranışının zaman içindeki bütün sonuçlarına önceden tanıklık eden kişinin ilk tepkisi, büyük ihtimalle, durmak olurdu. Durmak ve durdurmak. Dehşet içinde. Hareket etme korkusundan kalbi durana kadar. Çünkü her hareketin nihai sonucu acıydı ve belki de, insanoğlu bunu bilse, hiç doğmazdı. Belki de daha kötüsü, bütün bunları bilse de doğmaya devam ederdi. Ne de olsa, insandı ve doğası gereği arsızdı. Doğmak için her şeyi yapardı. Gerekirse karnından çıktığı annesinin leşini doğumhanede bırakır, hatta dünyaya ikizine yapışık bile gelir,
ama yine de doğardı...