📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ahmet Şah Mesut 2000'lerde ülkesini ve hatta dünyayı bekleyen çok büyük bir tehlikeyi anlatmaya çalıştı. 2001 yılının Ağustos ayında beni çağırdı. "Gel görüşelim. Sana verecek önemli haberlerim var," dedi. O zamanlar NTV televizyonuna çalışıyordum. Kendi bütçem bu seyahate el vermediği gibi NTV adına da gitmem istenmemişti. Oysa Mesut ısrarla beni çağırıyordu. 5 Eylül'de buluşmamızı önermişti. Yine gidemedim. Kurumum gitmemi istemiyordu. Ahmet Şah Mesut, 9 Eylül 2001 tarihinde Hoca Bahauddin Köyü'ndeki ofisinde gazeteci kılığına giren biri Belçika biri Fas pasaportlu iki canlı bomba tarafından öldürüldü. Belki de son röportajını bana verecek ve dünyayı bekleyen El Kaide tehdidini anlatacaktı. Yaşasaydı bugün Afganistan nasıl olurdu, diye düşünmeden edemiyorum fakat Mesut'un varlığı ABD ve Suudi Arabistan'ın işine gelmiyordu. Dünyada bu tip çok bilinmeyenli denklemleri büyük güçler kuruyor ama bu bilinmeyenler sonrasında kendilerini yaratan elleri de ısırıyor. Ahmet Şah Mesut'un ölümünden tam iki gün sonra gerçekleşen New York'taki ikiz kule saldırıları tesadüf olamazdı. Dünya artık yepyeni bir döneme girmişti.
Mesut, dünyayı bekleyen tehlikeyi görmüştü. İslam dininin terör kisvesi altında dünyaya sunulduğu bu dönemin tohumları Afganistan'da atılmıştı.
Hemen herkese şöyle ya da böyle değmiş 12 Eylül. Özel hayatlar, karı koca ilişkileri gergin. Kimileri kabuğuna çekiliyor. İnsan insanı öyle günlerde tanıyor. Korkakları, gerçek dostları, yüreklileri, inkarcıları, işbirlikçileri, yapmasaydı’cıları.
Amerikan topraklarına yönelik 11 Eylül terör saldırıları sonrasında ABD’nin ‘teröre karşı savaş’ kampanyası başlatması, İsrail’in stratejik amaçlarına iki açıdan hizmet etmiştir:
1.İsrail, işgal ettiği Filistin topraklarında hem Filistin liderliğine hem de sivillere yönelik devlet terörünü arttırırken, bunu, ABD gibi ‘teröre karşı savaş’ söylemi içinde meşrulaştırmaya çalışmıştır.
2. İsrail, ‘Filistin terörünü’ engelleme bahanesiyle, 2002 yılında, tamamlandığında Batı Yakası’nı bir uçtan bir uca kat edecek ve buradaki toprakların yüzde 12’sini daha İsrail lehine Filistin’den koparacak olan bir duvarın inşasına başlamıştır.