Unutmak

9,0/10  (7 Oy) · 
40 okunma  · 
8 beğeni  · 
996 gösterim
Acısını suskunluğa dönüştüren bir çocuk, kaybettiği annesiyle kâğıt üzerinde yeniden karşılaşıp onun küçük bir ajandaya düştüğü duygu ve hatırlayışların diliyle edebiyatı keşfettiğinde nasıl olup da kendi sesini duymaya başlar?rnİnci Aral otuz yılı aşan edebiyat uğraşının bu noktasında duruyor ve Tolga Meriç in sorularına verdiği yanıtlarda kendini tıpkı romanlarından birinin kahramanıymışçasına irdeliyor. Parçalanıp dağılmış bir aile beslemelerle paylaşılmış odalar parasız yatılı okullar mektuplar yolculuklar uçurumlar şehirler şarkılar ve tabii öldürücü aşklar ama hepsinden daha büyük bir aşkla bağlanılmış kitaplarla kâğıtlar.rn"İnsan unutmak zorundadır. Ama bu unutmanın kendisi değildir. Unutmak yoktur " diyen İnci Aral ın hem özel hem de yazarlık dünyasını okurun açtığı yazıya adanmış kalbinin ve zihninin bütün odalarını tek tek dolaştığı bu anlatı hayatına edebiyatın edebiyatına hayatın ışıklarını düşürebilen bir yazarı daha iyi tanımak yazdıklarının derinine girmek ve yazma tutkusunun ne olduğunu anlamak isteyenler için...rn
  • Baskı Tarihi:
    2000
  • Sayfa Sayısı:
    352
  • ISBN:
    İsbn: 9789944860567
  • Yayınevi:
    Merkez Kitapçılık
  • Kitabın Türü:
Serap.. 
20 Mar 00:02 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Dün gittiğimiz Çakabey Kitap Günlerinde tanıştık İnci Aral'la.. geleceğini bildiğim için yanıma bende olan tek kitabı "ruhumu öpmeyi unuttun" u da almıştım denk gelirsem imzalatırım anısı kalır düşüncesi ile.. kitap standına geldiğimizde mucize gibi hiç sıra yoktu ve hemen yaklasiverdik eşimle birlikte İnci Hanımın bulunduğu standın önüne.. selamlastiktan sonra kitabımı çıkardım çantamdan hemen ve imzalatmak için uzattım eski tarihli bir kitabı vermiş olmam dikkatini çekmişti..sohbet etmeye başladık, açıkçası daha önce İnci Arala dair hiç bir fikrim yoktu diyebilirim sadece bir kitabını kısmen okumuş ve fotoğrafını görmüş olmam ve bir kaç kitabını duymuş ve okumak istemiş olmam dışında.. kitap ölüm kurgusuyla yazılmış olduğu için yarım kalanlardandı vaktini bekleyenlerden.. sohbetimiz esnasında yazmaya nasıl başladığını sordum, ilham mı beklerdi yazmak için yoksa çalışarak mı ilhamını çağırırdı bunun merakındaydım son zamanlarda yazmanın yetenek değilde çalışma işi olduğunun ağırlık kazandığı yaygın düşünceden dolayı bu soruyu sorma ihtiyacı hissettim bu işin erbabı olan bir insana.. öyle narin ve zarif karşıladı ki bizi sorularıma içten cevap verdi ve tavsiyesi üzerine kendi hayatını türüne kendisinin de karar veremediği bir Tolga Meriç çalışmasıyla birlikte kitaplastirarak okuruyla paylaştığı eserini aldım.. hakkındaki sorduğum soruların yanıtını Unutmak adlı kitabında bulabileceğimi belirtti, hatta zaman zaman kendisinin de bu kitaptan parcalar okudugunu okurken keyif aldığını kolay okunur olduğunu ekledi.. merakla ve heyecanla aldım ve hep kulağımda kalan Orhan Kemal edebiyat ödülü almış olan Mor kitabını da aldım imzalarıýla birlikte.. ve unutmak'ı okumaya başladım hemen ancak derler ya hani göz yaşlarım sel oldu diye.. 60. Sayfaya geldim ve ben sayfa sayfa nerdeyse satır satır ağladım.. eğer okumuş olsaydım daha önceden Inci Aralı yanına gittiğimde onunla tokalaşmak yerine sımsıkı sarılmak isterdim.. zarafeti duruşu ile bizi zaten çok etkilemişti ancak yaşadıkları ve yazdıkları ile beni can evimden vurdu diyebilirim.. hakkinda bilgi edinmeden mor sayfaları görünce kapağın altında sezmiştim bir akrep kadını olabileceğini yanılmamışım.. beni çok derinden etkiledi daha şimdiden hislerimi buldum onda yıllardır görmediğim bir tanıdığa rastlarcasına.. sohbetten kalanlardan yazacağım yine ancak çok büyük bir kapı aralandı benim için hayatımda.. yeni bir anakara keşfetmiş gibi hissediyorum kendimi.. ve keşfettiğim anakaranin zaten keşfedilmiş olduğunu ve benim aslında geç kalmış olduğumu pişmanlık hissine kapılmamak için şimdilik bilmezden görmezden geliyorum..