Aşkı arayan bir aşk öyküsü
Puan vermedi·312 syf.··
2026 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:41
Rüyayla gerçek iç içe kaynaşmış bu romanda buluşmuş. Mekan seçimleri, karakterlerin birbirleriyle diyalogları ve olay örgüsü muazzam. Öyle bir merak unsuru sarıyor ki zihninizi kitabın içinden çıkamıyorsunuz Saklıkuyu denilen gözlerden uzak beldeye siz de hapsoluyorsunuz. İmkansız bir aşk olarak tanımlansa da Orhan’ın aşkı bence imkansız değil karşılıksız ve saplantılı bir aşk. Ve Firdevs.. Orhan’ın ona aşkını bile bile umut verip sonra uzunca bir süre aramayan, izini kaybettiren aşkı kullanan bir kadın. Edebiyat dünyasının nefret edilen kadın karakterlerine adını yazdıracak cinsten. Ve Tarık Tufan beni yine şaşırtmadı. Sanırım Gece Açan Çiçekler’den daha çok beğendim bu kitabını. Kendisinden okuduğum 3.kitabı oldu. Yıl içinde tüm külliyatını bitirmek istiyorum Modern Türk edebiyatının en değerli yazarlarından biri bence kendisi. “Neşeyle gülümseyen insanlarla karşı karşıya geldiğimde benden bir şey çalmışlar yahut hakkımı yemişler gibi düşmanca bakıyordum.”
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,586 okunma
Albert Camus - Yabancı
Puan vermedi·110 syf.··
2026 1. kitabı
SENTEZ ENTELEKTÜEL OTURUM | HAZİRAN AYI İLK KİTABI (01-07)./06.2026 ​KİTAP KİMLİĞİ ​Kitap Adı: Yabancı ​Yazar: Albert Camus ​Tür: Kurgu (Roman) ​Sayfa Sayısı: 112 ​Odak Noktası: Absürdizm Varoluşçuluk, Bireysel Yabancılaşma ve Toplumsal İkiyüzlülük ​ ​Soru: Yazarın bu eserde inşa ettiği düşünce dünyası, bugünün modern insanı için bir "çözüm" mü sunuyor, yoksa sadece "sorunu" mu derinleştiriyor? ​ Cevap: Camus aslında sorunu derinleştirerek radikal bir çözümün kapısını aralıyor. Modern insan, toplumsal beklentilerin, dijital onaylanma arzularının ve yapay mutluluk illüzyonlarının arasında sıkışmış durumda. Meursault’nun hikayesi, bu yapaylığı ve hayatın anlam arayışını tamamen sıfırlayarak yüzümüze sert bir gerçeği çarpıyor: Hayatın önceden belirlenmiş hiçbir ilahi veya toplumsal anlamı yoktur. ​Bu ilk bakışta nihilizm (hiççilik) gibi görünüp sorunu derinleştirse de, aslında Camus’nün Absürd (Saçma) felsefesinin özüdür. Çözüm, bu anlamsızlığı kabul edip hayata karşı isyan etmektir. Kitabın sonunda Meursault’nun idam edilmeden hemen önce dünyanın o "tatlı kayıtsızlığına" kendini açması ve mutlu olduğunu fark etmesi modern insana şunu söyler: Gerçek özgürlük, sistemin dayattığı maskeleri fırlatıp atarak yaşamın saçmalığını kucaklamak ve her şeye rağmen dürüstçe yaşayabilmektir. Camus bize hazır bir reçete sunmaz, bizi özgürleştirecek olan o sarsıcı teşhisi koyar. PARADOKS SEANSI: FİKİR ÇARPIŞMASI ​ Vaka: Meursault’nun işlediği cinayet tamamen kaçınılmaz bir doğa olayının (güneşin ve sıcağın) getirdiği anlık bir cinnet halidir; dolayısıyla Meursault bir katil değil, trajik bir kurbandır. ​1. Savunma Hattı: Çoğunluğun aksine, bu iddiayı destekleyen en güçlü kanıt kitaptaki hangi olay veya cümledir? ​Kitaptan Kanıt: Romanın mahkeme sahnesinde Meursault'nun
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·150 syf.··
2026 4036. kitabı
Öğrenilmiş Çaresizlik, okurken insanı sadece psikolojik bir kavramla değil, kendi geçmişiyle de yüzleştiren kitaplardan biri oldu benim için. Funda Özsoy Erdoğan’ın anlatımı oldukça sade ama bir o kadar da düşündürücüydü. Kitabı okurken sürekli “Demek ki bazı davranışlarımızın kökeni gerçekten çocukluğa dayanıyormuş” diye düşündüm. Çünkü insan fark etmese bile çocukken hissettiği değersizlik, korku, baskı ya da güvensizlik yetişkinlikte aldığı kararlara kadar etki ediyor. Kitabın en sevdiğim yanı, konuyu akademik ve sıkıcı bir dille anlatmak yerine günlük hayatın içinden örneklerle açıklaması oldu. Bu yüzden okurken kendimden ya da çevremdeki insanlardan parçalar görmek hiç zor olmadı. Özellikle sürekli başarısız olacağını düşünen, hakkını aramayan, ses çıkaramayan insanların aslında zamanla buna şartlandığını anlatan bölümler çok etkileyiciydi. Çünkü bazen insanlar tembel ya da isteksiz olduğu için değil, yıllarca “nasıl olsa değişmez” düşüncesiyle yaşadığı için mücadele etmeyi bırakıyor. Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de çocuklukta hissedilen güven duygusunun ne kadar önemli olduğuydu. Sevildiğini bilen, hata yaptığında aşağılanmayan, fikri önemsenen bir çocukla; sürekli eleştirilen ya da korkutularak büyütülen bir çocuğun hayata bakışı gerçekten aynı olmuyor. Yazar bunu öyle güzel anlatmış ki bazı satırlarda durup düşünmek zorunda kaldım. İnsan bazen kendi hayatındaki kırılma noktalarını daha net görüyor. Ayrıca kitap sadece sorunları anlatıp bırakmıyor. Farkındalık oluştururken aynı zamanda değişimin mümkün olduğunu da hissettiriyor. Bu yönünü çok sevdim. Çünkü psikoloji kitaplarının bazıları insanı daha da karamsarlaştırabiliyor ama bu kitapta daha çok “kendini tanı, neden böyle hissettiğini anla ve buradan çıkabilirsin” mesajı vardı. Altını
Öğrenilmiş ÇaresizlikFunda Özsoy Erdoğan · Ötüken · 055 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 25. kitabı
#HermanHesse #Siddhartha #CanYayınları Bilgelerin bilgesi diyordu ki; "Et değil bu, kemik değil; düşünme değil, bilinç değil..." Peki, neresiydi o zaman bu öz Eğer bilgelik öğretilemiyor, sadece bizzat "bulunabiliyorsa", o devasa arayışın amacı neydi Belki de cevap hedefe varmak değil, o yoldaki paha biçilmez deneyimlerin toplamıdır Belki de bizi biz yapan, o yolda harcadığımız pabuçlar ve döktüğümüz terlerdir * * * * * * * * * Merhaba kitap dostlarım🪽 “Arayışın kendisi bir durak mıdır, yoksa yolun ta kendisi mi” Sorusuna yanıt arayan ,1946 Nobel Edebiyat Ödüllü, Hermann Hesse’nin ; SİDDHARTHA’nın izinde, ruhumuzun derinliklerine doğru, bir yolculuğa çıkıyoruz bugün.. İnsanın kendi "Ben"ini bulma, o bitmek bilmeyen manevi uyanış sancılarını dindirme yolculuğuna dair eşsiz bir rehber "Siddhartha" .. Hadi gelin , Siddhartha'nın benliğine doğru çıktığı o unutulmaz yolculuğun duraklarına hep birlikte bir göz atalım .. Siddhartha; her şeye sahip, zeki, sevilen, saygı duyulan bir Brahman oğludur. Fakat bunlara karşın ruhu susus ve çatlak bir testi gibidir. O; bunun farkına vardığında ise kendi içine dönüyor ve o kocaman boşluğu görüyor..
Felsefe
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447,1bin okunma
8/10
·144 syf.··
2026 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 00:00
Bir bahar akşamı balkonda oturup , durup bir anlık nefes almak isteriz,yaşadığımız karmaşalardan stresten kaçmak için o balkon anlık iyi gelir... Kitapta aynı minvalde olmuş.Sanki Ezgi hanımla balkonda oturup sohbet ediyormuş hissiyatı verdi. Ezgi hanım (fosyolojik), hayatın karmaşasını büyük cümlelerle değil; küçük ama tanıdık duygular üzerinden anlatıyor. Bu da okurken “ben de böyle hissediyorum” dedirtiyor. Özellikle ilişkiler, kendini anlamak ve hayatın temposunda kaybolmamak üzerine yaptığı tespitler oldukça sade ama etkili. Kısa sürede biten ama etkisi hemen geçmeyen bir kitap. Okuyup kenara kaldırmalık değil, bazı cümlelerine tekrar dönmek isteyeceğiniz türden. Ağır bir anlatım aramayan, daha çok içini ısıtacak ve düşündürecek bir şeyler okumak isteyenlere rahatlıkla önerilir.
Hadi Balkona Çıkalım Bi Nefes AlırızEzgi Akgül · Nesil Yayınları · 2024411 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 17:27
Susuyor olmam, acı çekmediğim anlamına gelmez diyor yazar son cümlesinde.. Melankolik de gelse hatta bazen acaba mazoşist mi desem de seviyorum kalemini Tarık Tufan’ın. Ağlayarak bitirdim bu kitabını da.. Ve sen kuş olur gidersin… gitmeli mi insan kalmalı mı yoksa yola mı çıkmalı.. kendini aramayan insan aslında hayattan vazgeçmiştir diyor yazar ve sonunda bize bırakıyor… sorumluluk alıp devam mı etmeli yoksa bazı şeyleri kabullenip karamsarlığa mı yürümeli… Kitabın aralarda verdiği mesajlar insana kendini sorgulatıp bir sürü kafasında soru işareti bırakıyor. Aslında kızmadım da değil zaman zaman çık be adam o kuyudan diye ama işte insan bazen dibi görmeden çıkamıyor.. insan çoğu zaman hislerini kendine saklıyor söylemek istediklerini bazen yanlış anlama korkusuyla bazen gururundan bazen de o an kaçmak kolay geldiğinden söylemiyor. Hoş söylese değişen şeylere değer mi muallak. Ama içimize atmayalım be. Gitmesini istemediğimize gitme diyebilelim üzene üzdün beni, kırana kırıldığımızı öfkelendiğimize öfkemizi söyleyelim be.. insanı en çok sustukları parçalıyor..
Ve Sen Kuş Olur GidersinTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 202011,6bin okunma