Gülfelin

Gülfelin
@aranan_okur
Kitap okumayı seven bir okurum sadece. Arada sırada kaybolsamda arayanı olmadıkça bulunmuyor insan :)
Öğrenci
26 Temmuz
91 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
İnsanın en büyük düşmanı kendi zaaflarıdır.
10/10
·200 syf.··
2021 36. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2021 01:14
Agatha Christie'den okuduğum üçüncü kitap. Aslında belki okumayı sonlarda isteyeceğim bir kitap olabilirdi. Eğer incelemeleri okumuş olsaydım.. Çünkü neredeyse herkes incelemesinde Agatha Christie'nin başkarekterimiz Hercule Porıot'u yazdığı son kitap olduğundan bahsetmiş. Şuan bu konu hakkında tek diyebileceğim şey eğer bende önceden yapılan incelemeleri okumuş olsaydım belki önceliğimi bu kitaba vermezdim. Ama şunu da diyorum ki iyiki okumamışım. Çünkü böyle güzel bir kitabı okumayı bilmeden de ertelenmiş olmak beni gerçekten üzen şeylerden bir olabilirdi :) İnceleme gelecek olursak.. Öncelikle kısaca kitabı neden - sayfa sayısına bakacak olursak- bana göre uzun bir sürede okuduğumdan bahsetmek istiyorum. Ben bu kitabı okumaya başladığımda ilk başlarında çok sıkıldım. Hatta bu sıkılma süreci kitabın son elli sayfasına kadar sürdü. Arada yarım bırakmayı bile düşündüm ama  - ki bu benim açımdan hiç hoş birşey değil. Bir kitabı yarım bırakamama fobim var galiba - neyseki son elli sayfa su gibi akıp gitti. Ve galiba bu kitap okumaya isteksiz olduğum dönemde bu kitaba başlamış olmamdan da kaynaklı. Sonuç olarak diyeceğim tek şey iyiki sonuna kadar okumuş olmam.. Kitapla ilgili düşüncelerim ise çok karışık gibi. Aslında kitaptan anladığım en iyi şey insanların zaaflarının onlara neler yaptırabileceği. Yani sizin zayıf noktalarınız başkası tarafından kullanılırsa işte bunun sonucu çok büyük felaketlere yol açabilir.  Belki hem başkasının hayatına hem de kendi hayatınıza mal olabilir. Ve bir de söylenen herşeyin doğru mu olduğu? Gerçekten bunu bu kitap sayesinde oturup düşündüm. Ya şuana kadar bana söylenen herşey bana bunları söyleyen kişinin benim nasıl bilmemi istiyorsa ona göre söylemiş olup aslında bana yalan söylemesiyse? Bu beni o kişinin kuklası olmaktan başka bir
Kitap Yorumu
Ve Perde İndiAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20202,305 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
2/10
·544 syf.··
2021 3. kitabı
Öncelikle şunu söylemeliyim ki kitap gerçekten çok ama çok akıcı. Yani ben nasıl bitirdiğimi anlayamadım bile. Ama sorun şu ki kitaptaki karakterlerin duyguları bana tam olarak yansımadı. Hare dışında. Yani nasıl anlatsam... Mesela Engin'in Hare'ye olan aşkını kitabın sonuna kadar hissedemedim. Bana yapmacık geldi bilmiyorum. Sonra Engin'in tutarsız tavırları da benim pek hoşuma gitmedi. Ama Hare'nin acı çektiği sahnelerde ya da sevgisini gösterdiği yerlerde bunu hissedebildim. Ya da hayal edebildim diyelim. Evet galiba bu daha doğru bir tabir oldu. Ve ben yazarın biraz yan karakterleri daha arka planda bıraktığını düşünüyorum ama duygusal olarak. Onların duyguları ya da gösterme biçimleri bana daha arka planda gibi geldi. Tabi ki bunlar benim kişisel düşüncelerim, bunu da es geçmeyelim. Sonuçta zevkler ve renkler tartışılmaz ;) Devam edecek olursam. Kitap iki kardeşin arasında geçtiği için doğal olarak bizde kitabı iki kardeşin ağzından okuyoruz. Zaten Hare'den yukarıda bahsettim. Şimdi Sare'ye gelelim. Yani zaten Sare ile Doğu arasındaki ilişki tam bir klişe. Ve bu benim açıkçası hiç hoşuma gitmedi. Bir tarafta çocukluk aşkı diye bir şey olurken, ki bu kıyaslama yaparsak daha güzel, diğer taraftan o bildiğimiz 'badboy ve ezik kız' klişesinin bu kitaba uyarlanması hiç güzel olmamış. Ve bu beni kitaptan soğutmak için yeterli bir sebepti benim açımdan bakacak olursak. Ama ilk paragrafta da dediğim gibi bunlar benim kişisel düşüncelerim.. Hoşuma giden şeylerden biri ise kitabın final kısmında yazarın diğer kitabındaki karakterleri de bu kitaba dahil etmesiydi. Kitaptaki en sevdiğim şeyin bu olduğunu söyleyebilirim. Son olarak söylemek istediğim şey bence yazarın kitaplarını okumak istiyorsanız en popüler kitaplarından başlamanız. Ben de yazarın ilk kitabı olduğunu
Kitap Yorumu
Ateşle OynamaAsude · Ephesus Yayınları · 2018533 okunma
10/10
·168 syf.··
2021 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2021 14:19
Samimi bir yazım dili ve güzel öyküleriyle yine beni içine çekmeyi başaran bir kitaptı.. Geçtiğimiz yıl "Gelirken Ekmek Al" kitabını da okuyup çok sevmiştim. O da bu kitapta olduğu gibi öykülerden oluşmakta. Açıkçası ben bir roman okumaktansa öyküler okumayı daha çok severim ve bu konuda şuana kadar okuyup beğendiğim yazarların arasındadır Şermin Yaşar. En çok sevdiğim özelliği ise kitaplarında gerçekten samimi bir dil kullanması. Sanki bir hikayeyi anlatır gibi değilde sohbet eder gibi. Aracısı yaptığı karakteri bile sanarsınız kırk yıllık dostunuz.. Arada ama tam yerinde ve sınırı aşmadan basmış küfürü.. Anlatamam ben şimdi.. En iyisi siz iki kitabı da alın okuyun. Yanınızda şöyle dumanı üstünde tüten bir kahve ve biraz sessizlik bence çok güzel gider...
Kitap Yorumu
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,3bin okunma
Kelimeler Ne kadar Önemli?
9/10
·368 syf.··
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2021 14:57
Özgürlüğümüz bir bakımdan aslında kullandığımız kelimelerimiz özgürce söyleyebildiğimiz düşüncelerimiz, fikirlerimiz. Ama bunları sonsuza kadar yok etmek isteyenler varsa? Sonsuza kadar suskunlar olarak yaşamayı göz önüne alabiliyor musunuz? Sizce de sessizlik en büyük haykırış değil midir? Bugün bitirdiğim bu kitap bana bugüne kadar fark etmediğim bir şeyin önemini hatırlattı. Kelimelerin... Hergün yüzbinlerce, milyonlarca kelime dökülüyor dudaklarımızdan. Neredeyse hepsini düşünmeden ya da daha çok önemsemeden söylüyoruz. Bazen söylediğimiz bu kelimeler büyük felaketlere yol açabilirken bazen de bir insanın mutluluğuna sebep olabiliyoruz. Ama tüm bunları yaparken kullandığımız kelimelerin öneminin farkında mıyız? En azından ben şuana kadar farkına varmamıştım. Taki kelimelerin savaşına dahil olana kadar.. Belki sadece bir kelime için sonuna kadar savaşan Letta'nın hikayesini okuyoruz bu kitapta. Onun görevini yerine getirebilmek için nasıl azim ettiğini, sevdiklerine ne kadar değer verdiğini, onlar bilmeselerde yüzlerce insanın özgürlüğü için nasıl savaştığını okuyoruz. Benim yorumuma gelecek olursak.. Ben kitabı gerçekten çok beğendim. Her ne kadar dili o kadar edebi ve ağır olmasa da verdiği mesaj çok derin. Çocuk kitabı olarak görünüyor ama bence yetişkinlerin de okuması gereken kitaplar arasında. Evet edebi pek bir yanı yok ama anlatmak istediği mesaj çok güzel ve bunu güzel anlatabildiğini düşünüyorum yazarın. Tabi bunlar benim şahsi fikirlerim :) Kitabın devamı olduğunu bilerek başlamıştım ama ucunun bu kadar açık biteceği aklıma gelmemişti açıkçası. Gerçekten devamını çok merak ediyorum ve yakın zamanda ikinci kitabını alıp okumaya çalışacağım.. Bütün kitapseverlere iyi akşamlar dilerim...
Kitap Yorumu
ListePatricia Forde · Timaş Genç Yayınları · 20213,220 okunma
Tam Bir Başucu Kitabı.
9/10
·219 syf.··
2021 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2021 12:54
Hocamın önerisiyle başladığım bu kitabı elimden düşüremeyerek iki günde okudum. Ve başladığım için hiç pişman değilim aksine o kadar sevdim ki başucu kitabım oldu Domatesin Eziğini Seçen Adam. Öncelikle kitaptan biraz bahsedeyim. Kitap aslında iki bölümden oluşuyor diyebiliriz. İlk bölümde üç kişinin arasında geçen diyalogları okuyoruz. Çoğunluğu bilge olmak üzere genç bir yazar ve Muhteşem Beyin arasında geçen konuşmalar benim en sevdiğim yerler oldu kitapta. Özellikle bilgenin konuşmaları beni çok etkiledi. Günümüzde değerini yitirmiş geleneklerimizden, eski zamanlardaki Anadolu insanının yaşamını o kadar güzel anlatmıştı ki yazar, kitap benim olsaydı herhalde kalemi elimden hiç düşürmezdim. Kitapta ikinci kısım da ise bilgeden aldığı tavsiyelerle genç yazarımızın yazdığı kitabı okuyoruz. İkinci kısımın kısa kısa hikayelerden oluşması benim çok hoşuma gitti açıkçası. Her hikayede farklı bir Anadolu irfanını anlatmış. Hepsini severek okudum. Bence ikinci kısmı ara ara rastgele açıp da okuyabilirsiniz. Daha önce okuduğum Cüneyt Suavi'nin "Hayatın İçinden Hikayeler" kitabını da bu kitabın ikinci kısmına çokça benzettim. Ama bence bu kitaba ayrı bir güzellik katmış. Genç yazarın baştaki gayesini kitabın sonunda gerçekleştirmesine çok sevindim. Tabi ki Vehbi Vakkasoğlu çok değerli bir yazarımız. Onun kitaplarını okumaya bu kitabıyla başladığım gibi diğer kitaplarını da bir an önce okumaya başlayacağım. Kitapta tek sevmediğim husus ve bir puanı kırdığım yer bilgeye bana göre kitapta az yer verilmesiydi. Daha çok yer verilebilirdi. Onun konuşmalarını okumak açıkçası benim için daha keyifliydi. Ama en başta dediğim gibi kitap Başucu kitabım oldu ve gerçekten çok ders çıkarttım bu kitaptan. Zaten kitabın ikinci kısmında da bir nevi bilge konuşuyormuş gibi hissettim. Genç
Kitap Yorumu
Domatesin Eziğini Seçen AdamVehbi Vakkasoğlu · Selen Yayınevi · 201966 okunma