Tolga ERKMEN

Tolga ERKMEN
@araratt_
Red Pill
Tapınak Fahişeleri
' Sümerlerden sonra gelen Babil geleneği,Sümer geleneğinin yerini alınca,bu tapınaklarda,özellilkle Afrodit Tapınağı'nda,Babil toprakları içinde yaşayan her kadın,ister köle olsun,ister varlıklı aileden gelsinler,Tanrı'ya hizmet adına,yılda en az bir kez kimsenin birlikte olmak istemeyeceği,tapınağa ziyarete gelen rastgele kişilerle tapınakta birlikte olarak,yani bedenlerini tapınaktakilere ruhlarını tanrılara sunarak hizmet ederdi.Ve işte bunlara kutsal tapınak fahişeleri denirdi.''
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kahramanımız doksan yaşına kadar hiç aşık olmamış ve evlenmemiş; ömrünü evi, köşe yazarlığı yaptığı gazete ve ünlü bir genelevde geçiriyor. Doksanıncı yaşında ise kendine bir ödül olarak, genelev sahibi Rosa Cabarcas'tan kendisi için bakire bir kız bulmasını istiyor... Doksan yaşına kadar sadece para karşılığı yaşadığı ilişkiler üzerine bu kız onda farklı duygular yaratmayı başarıyor. Onu seyrederek kendi yalnızlığı içinde bir dünya kuruyor. Hiç tatmadığı bu duygu, yaşlılığının hüznünde ona coşkuyu ve kendini genç hissettirmeyi başarıyor.  Delgadina'yı seyretmek aşkla dolması dışında kendine tekrar sorular sorup geçmişini yad etmesini sağlıyordu. Ona okuduğu masallar ve kendi yazıları ile mutlu oluyordu... Hayal dünyasına yerleştirdiği Delgadina için kıskançlık duygusu da yaşamaya başlamıştı... Yaşının verdiği yalnızlığı ve hüznü bu aşk ile bertaraf etmeye çalıştığını kendisine bile itiraf edemiyordu... Kitapta neredeyse her kesimden insana yer verilmiş. Geneleve giden erkek müşterilerin toplum ve sosyal yaşamlarında ki yerlerinden, bedenini satıp ailesine bakmak zorunda kalanlara kadar... Her tür kötülüğün üstünü örtebilecek insanların var olduğu anlatılan bu eserde, doksan yıllık bir yaşamın nerede başlayıp nasıl bitebileceği sade bir dil ile anlatılmış...
Etrafımızdaki her şey evliliğe işaret ediyor. Hemen hemen bütün dinler, ideolojiler ve rejimler evliliği teşvik ediyor. Eğitim, bilim, kültür, sanat ve gelenekler evliliği yüceltiyor. Çocukluktan yetişkinliğe kadar adeta evliliğe endekslenerek büyüyoruz. Kutsallığını sorgulamayalım diye her türlü yol ve yöntem deneniyor. Çarpıtma, yalan ve manipülasyon bazen gelenek kisvesi altında bazen de bilimsel bilgi kılığında üzerimize çörekleniyor.  İnsanlar adeta arkadan havuza itilir gibi evlilik kurumunun içine itiliyor. Sonra da, ya acı dolu bir alışma döneminin ardından mecburen kaderlerini kabulleniyorlar; ya da işler dayanılmaz boyutlara ulaştığında, proje büyük bir patlamayla havaya uçuyor. Evet, "mutlu evlilik" diyebileceğimiz örnekler de var ama çoğu durumda evlilik bireyin hayatında ciddi tahribatlar yaratıyor. Onlarca yıla ya da koca bir ömre yayılan trajedilere yol açabiliyor.  Sevdiğim insanla bir hayat kurmak için neden toplumun ve devletin onayını almam gerekiyor? Bir ilişkinin nasıl yaşandığı mı önemlidir, yoksa onun belgelenmesi mi? Peki aşk, sevgi, sadakat ve ömür boyu sürmesi arzulanan bir beraberlik, resmi bir sözleşmeyle güvence altına alınabilir mi? 
İlişkiler

Tolga ERKMEN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·495 syf.·
2019 19. kitabı
Dan Brown
8.8/10 · 52,9bin okunma
Eğer dinler yanlışsa niye bu kadar çok kişi inanıyor?
Bunun sebebi dünyanın neresinde doğarsa doğsun, tüm insanların aslında bu evren denen bilinmezde aciz oluşu. Neden var olduğumuzu bilmiyoruz. Hayattaki amacımızı bilmiyoruz. Hayatta bir amacımız olup olmadığını bile bilmiyoruz. Kökenimizi zaten bilmiyoruz. Hele de geleceğimizi, ölümü ve ölümden sonrasını hiç bilmiyoruz. Dolayısıyla bu kadar boşluk içindeki bireyleri bir araya getirebilmek, bir amaç etrafında toplayabilmek ve onlara hayatta sağ kalıp bir şeyler yaratma ve bir şeyler başarma mücadelesinin içine çekebilmek için fikirsel olarak tutunacakları dallar göstermek gerekiyordu. Bazı ruhani liderler ve karizmatik toplum önderleri de insanlara bu tür gerekçeler verdiler. İşte dinler bundan ibarettir diyebiliriz.
Sayfa 23 - propaganda