Çağırın Şekspir'i, bir sahne kursun, birçok insanları giydirsin kuşatsın, kavga ettirsin, seviştirsin, konuştursun. Garblı bunu gözüyle görsün, birkaç saat seyretsin o zaman anlıyacaktır. Fakat bir de Fuzûlîye soralım: Bu piyesi sonuna kadar seyretmeye tahammül edemez bile. O bunu hayatta görmüş, tetkik etmiş, süzmüş, hulasasını çıkarmış ve hükmünü vermişti.
Şark ve Garp dehasının şekli ve rengi birbirine taban tabana zıttır. Şark toplayıcı, Garp yayıcıdır. Garp görür, şark sezer. Garbin bir cümle ile anlattığını Şark bir hece ile duyurur.
Fuzûli Şekspir'den. Nefi Korney'den, Nedim Göte'den çok daha büyüktür. Yalnız onları anlamak için onlara kendi gözleri ile bakmalıyız. Bugünkü göz, bilhassa Avrupalı gözü onların büyüklüğünü göremez. Çünkü duyuş, düşünüş ve seciye ayrıdır. Şark ve Garp dehasının şekli ve rengi birbirine taban tabana zıttır. Şark toplayıcı, Garp yayıcıdır. Garp görür, şark sezer. Garbin bir cümle ile anlattığını Şark bir hece ile duyurur. Ayni ruh halleri olduğu gibi edebiyata aksetmiştir. Bizimkilere göre "eğer maksud eserse misrai berceste kâfidir." Avrupalı bizimkilerin bir mısradan duyduğunu bir kitap okumadıkça anlıyamaz. Onun için ayni duygunun ifadesi Fuzûlî'de bir gazel, Şekspir'de bir kitap olur.