9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 03:21
Aristo ve Dante Evrenin Sırlarını Keşfediyor kitabının devam kitabı olan bu kitap, daha çok Aristo'nun duygusal gelişimini konu alıyor. Kitapta Aristo cinselliği, birini sevmenin ne olduğunu, dostluğu, kartograf olmayı ve dahasını öğreniyor, biz de onu izliyoruz. Uzun zaman sonra ilk defa bir kitapta bu kadar yerin altını çizdim. Ben daha kısa sürede okumayı düşünmüştüm ama demek ki böyle olması lazımmış. Kitabın kalınlığı gözünüzü korkutmasın, ben sayfaları merakla çevirdim. Aslında Dex Yayınevi'nin çevirilerini pek beğenmiyorum çünkü pek çok kitabında anlaşılmayan cümleler, yanlış çeviri vs. gördüm ama bu kitapta öyle bir sorun yaşamadım. Yine de yabancı cümleleri keşke alta bilgi olarak çevirselermiş. İlk kitabı okumasanız da okuyabilirsiniz bence, bir şans vermenizi öneririm.
Aristo ve Dante Dünyanın Sularına DalıyorBenjamin Alire Sáenz · Dex Kitap · 2022613 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 88. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:16
Yürümek... yürüyüş... Yürüdükçe derinleşen bir anlam haritası var bu kelimenin. Yürümenin Felsefesi ismiyle bir araya getirilen yürüyüş hikâyeleri de var kayıt altında...binlerce okuyucusu olan bir kitap, aynı zamanda binlerce yürüyücü için de bir yol güzergahı olmuş. Aristo talebeleri ile ders yaparken yürürmüş...İslam felsefesinde de Aristo takipçileri de Meşşâîler de denir ki bu da yürüyücüler anlamına gelir. Hem etken ve hem edilgendir insan yürürken...yürürken yorulur ve inşa eder insan... Uzun yürüyüşler için hazırlık gerekir...ve hazırlık bazen alınan yalın bir karardan ibarettir...yürümek...yol...yol arkadaşı... güzergahı...menzil... Toprak ve gökyüzü ve bulutlar... İnsan ve yalnızlık... Çok halsizim...okurken de çok halsizdim... yürümeden henüz yoruldum...okuyunca yürümüş sayıldım mı acaba?
Uzun YürüyüşAyhan Geçgin · Metis Yayıncılık · 2015268 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
bu kitap bağırarak değil usul usul kalbe dokunuyor aristo ve dante'nin kendilerini birbirlerini ve dünyadaki yerlerini keşfetme yolculuğunu okurken sanki onların yanında yürüyormuş gibi hissettim özellikle aristo'nun içindeki yalnızlık ve kendini anlamaya çalışma çabası çok gerçekçiydi kitabı bitirdiğimde büyük olaylardan çok hissettirdikleri aklımda kaldı bazı cümlelerin altını çizmemek için kendimi zor tuttum sevgi, aile, dostluk ve kendini kabul etme üzerine sıcacık ama aynı zamanda insanın içini burkan bir hikâyeydi son sayfayı çevirdiğimde yüzümde bir gülümseme vardı ama kalbim de garip bir şekilde sızlıyordu
Aristo ve Dante Evrenin Sırlarını KeşfediyorBenjamin Alire Sáenz · Dex Yayınları · 20172,961 okunma
Gök Kubbenin Altında-İnceleme
Puan vermedi·208 syf.·
2026 10. kitabı
Kitap İbrahim Kalın'a ait bir başyapıt niteliğinde. Bu eseri ben ÖNDER VAKFI KİTAP YARIŞMASI için okudum, hem bana hem de çevreme çok şey kattı. Özelikle hayatın tadını çıkarma noktasındaki eksiklerimi bu kitapla tamamlamış oldum. :) Kitap aslında 'röpörtaj serisinin yazımı'; My Mecra öncülüğünde güzel bir çalışma. İbrahim Kalın'ı ve Ketebe'yi takip eden bir okur olarak puanım kesinlikle 10. Eserde geçmiş ve gelecek hakkında binlerce fikir edinme fırsatım oldu. Kitabın her satırında adeta farklı ve özel felsefi bir görüş, dini bir anlatı ve kültürel bir anlam yatıyor. Eserde Mevlana'dan tutunda Cemil Meriç'e, Platon'dan Aristo'ya kadar bir çok kişinin görüşü var. Kemal Sayar'ın Yavaşla isimli eseriyle de (şahsen) benzettim. İkisi peş peşe aynı dönemde okunursa aydınlanma yaşanır gibi geliyor. Okuyacak olan herkese iyi okumalar dilerim.:) Gök Kubbenin Altında Yavaşla İbrahim Kalın M. Kemal Sayar
Gök Kubbenin Altındaİbrahim Kalın · Mecra Kitap · 20221,710 okunma
Fizyonomi ve İlm-i Sima
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 07:19
Sizlerle Prof. Dr. Erol Göka ile Dr. Murat Beyazyüz'ün ortak çalışması Gerçek İnsanın Yüzünde Yazar Mı, eserini paylaşacağım. Kişiliği yüzden tanımanın kavramsal karşılıkları; Batıda 7. ile 9. yüzyıllarda ortayan çıkan fizyonomi kavramı Antik Yunan'dan ve Roma'dan geldiği kabul edilir. Öyle ki fizyonomi adındaki küçük bir risalenin Aristo'ya ait olduğu iddia edilir ki kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Bu risalede kişinin yüz hatlarından yola çıkılarak yapılan olumlu veya olumsuz analizler ister istemez bir kategorileştirmeye de sebep olmaktadır. 19. yüzyılın başlarında kafatası ve insan beyni üzerinden kişilik analizi yapan Gall, kendi döneminde frenoloji (kafatası) ilmini geliştirmiştir. Aynı zamanda askeri hekim olan Lombroso'da 'Suçlu İnsan' adlı eseriyle frenolojiyi kriminal alana taşmıştır ki pek çok masum insanın haksızlığa uğramasına sebep olmuştur. Bu kafatasçılık (ırkçlık) zamanla Hitler'in toplama kamplarında uyguladığı öjeniye (saf ırk elde etmek) temel teşkil eder. Fizyonomi kavramı İslam dünyasına İlm-i Sima adı altında 9. yüzyıllarda girer. Bir kavramımn başka bir toplulukta varlığı sürdürmesi değişmesiyle sonuçlanır. İslam dininde ırksal bir bakış açısıyla verilen karar ve yargılama doğru kabul edilmeği için fizyonomi de gibi bir ırkçılık söz konusu değildir. Hatta pek çok kadı böylesi bir yargılamaya yöntemine itiraz etmiş. Yine de İlm-i Sima'nın bilimsel yanının olduğu da söylenemez. Bu alanda müstakil bir eser kaleme alan Hamdullah Hamdi'nin Kıyafetnamesi (şekiller kitabı) çok katı ve temelsiz önermelerle doludur. Hemen her eserde feraset (öngörebilme) kavramı ön plana çıkarılsa da fizyonomi kavramından oldukça ruhani bir manaya sahip. Bu nedenle bir kişinin ruhsal durumu veya kişiliği hakkında bilgi sahibi olmak sanıldığı kadar kolay değil. Analiz ve
'Gerçek' İnsanın Yüzünde Yazar mı?Erol Göka · Timaş Yayınları · 201266 okunma
Sünni ekolde tasavvufu kurumsallaştıran kişi: Gazali
Puan vermedi·151 syf.··
2026 12. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 14:28
İmam Gazali bu kitabında insanları dört kısma ayırmıştır. Bunlar: Kelâmcılar, felsefeciler, batınîler ve tasavvufçulardır. İmam Gazali Selçuklu Devleti’nde hakim olan Sünni ekole tasavvuf görüşünü kazandıran kişidir. Hatta İslami tasavvufun kökü Şiiliğe uzanır ve zamanla tasavvufu Sünnilik ile barışık hale getirip onu medreseler yoluyla kurumsallaştıran kişi bizzat Gazali’dir. İmam Gazali bu kitabında kelâmda da aradığını bulamayıp huzura kavuşamadığını belirtmektedir. Huzuru medresede değil tasavvufta bulduğunu belirtmektedir. Gazali dönemin Abbasi Devleti hakimiyetinde gizlice yazılan felsefe içerikleri İhvan-ı Safa Risaleleri’ne karşı son derece mesafeli bir duruş sergilemektedir. Bu yüzden de felsefe düşüncesini eleştirerek halkın da “imanını korumak” adına arasının felsefeyle mesafeli olması gerektiğini belirtir. Gazali İbn Sina gibi isimlerin Eski Yunan kaynaklı olarak Aristo, Platon ve Sokrates’ten etkilenmelerini de eleştirir. Zaten İhvan-ı Safa Risaleleri’ne temkinli yaklaşma nedeni de bu metinlerin Eski Yunan felsefesine dair izdüşümler barındırmasıdır. Nitekim birçok oryantalist tarafından Gazali İslam düşüncesinden felsefeyi söküp atması nedeniyle eleştirilir. Gazali’nin Selçuklu medreselerinde önünü açıp düşüncelerinin kurumsallaşmasını sağlayan kişi de elbette Nizamiye medreselerinin kurucusu olan Nizamülmülk adlı Selçuklu veziridir. Gazali tasavvufla çok barışık olmasına rağmen felsefeye temkinli yaklaşmasını şahsen çok da uygun görmemekteyim. Felsefeye ket vurulmasının aklı dondurup statik düşünce düzlemi üreteceğini düşünmekteyim. Diğer yandan Gazali Tolstoy’un narodnikçi anlayışı gibi kendine ve çocuklarına yetecek kadar nafakasını alıp geri kalan bütün malını mülkünü fakirlere dağıtıp onlara bağışlamıştır Ömrünün son 10 yılı uzlet içinde ibadet ve
El-Münkız Mine'd-Dalalİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20196,1bin okunma