‘’Okullarda çocuklara sürekli tüketmeleri gerektiğinin doğrudan söylenmesine ihtiyacı yoktu çünkü okullar zaten bundan çok daha iyisini yapıyordu. Çocukları doğrudan düşünmemeye teşvik ediyordu. Böylece çocuklar, modern çağların bir başka büyük buluşu, yani ‘’pazarlama’’ için kaderlerini bekleyen birer koyuna dönüştürülmüştü.’’
''Eğer pireleri derin olmayan bir kabın içerisine koyarsanız zıplayıp çıkarlar. Ama kabın kapağını kısa bir süreliğine kapatırsanız kaçmaya çalışırken kapağa çarptıkları için çok yüksek sıçramamaları gerektiğini öğrenirler. Sonra özgürlüklerinin peşinden koşmayı bırakırlar. Ardından kapak kaldırılsa bile, pireler kendi güvenlik endişeleri yüzünden, mahkum psikolojisiyle hareket etmeyi sürdürürler. İşte hayat da böyledir. Çoğumuz, kendi korkularımız ya da başkalarının şartlandırılmalarıyla kendimizi düşük beklentilerin olduğu bir dünyaya hapsederiz.''