Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İnsan," dedi Aziz Ata. "İnsan bazen, bazı şeyler inceldiği yerden kopsun istiyor, Derin..."
"Ya da inceldiği yerden daha sıkı bağlarız, olmaz mı?" diye sordum hüzünle gülümseyerek.
"O zaman dans et benimle," dedi Aziz Ata gözlerimin en derinine bakarak, "belki o zaman inceldiği yerden kopmaz bir şeyler...""Kopmasın," diye fısıldadım ve kendimi Aziz Ata'nın kollarının arasında dans ederken buldum bir anda.
Şimdi bu kasabaya ulaşmak için önünde dört gün vardı çobanın. Heyecandan içi içine sığmıyordu, ama yüreğini koyu bir kaygı da sarmıştı: Belki de genç kız unutmuştu onu. Yün satmak için oraya uğrayan bir yığın çoban vardı.
"Pek önemli değil," dedi koyunlarıyla konuşurken. "Ben de başka yerlerde başka kızlar tanıyorum."
Ama, yüreğinin derinliklerinden biliyordu ki, öyle, "Pek önemli değil," diyecek durumda değildi. Çobanların da, tıpkı denizciler ve gezgin satıcılar gibi, kendilerini yeryüzünde başıboş dolaşmaktan vazgeçirtecek birinin yaşadığı bir kente uğrayabileceklerini biliyordu.