Gördüğüm şey gibi hissetmiyor ya da öyle olmak istemiyorsam gördüğüm şey benim için bir yabancıdır şu ana kadar kaderim bu dediysem de yepyeni bir geleceği düşleyebilirim. Ona, o bedene...
Kendine bir göz at! İçimizde iki farklı kuvvet olduğunu anlamıyor musun? Ruhun kuvveti ve bedenin kuvveti, yani bir hareket ve bir düzenleyici. Ruh yaşamın temel unsurudur, dolayısıyla harekettir. Bu hareket ister bir ağırlık, ister bir zemberek, isterse uhrevi bir güç tarafından meydana getirilsin, kalp için de aynı şey geçerlidir. Ama beden olmazsa, bu hareket eşitsiz, düzensiz, imkansız olurdu! Bu yüzden beden ruhu düzenler ve tıpkı sarkaç gibi düzenli salınımlara tabidir. Üstelik bu o kadar doğrudur ki, yeme, içme, uyku gibi bedensel işlevler doğru dürüst yerine getirilmezse insan hastalanır. Benim saatlerimde olduğu gibi, ruh, salınımları yüzünden kaybettiği kuvveti bedene geri kazandırır. Beden ile ruh arasındaki o sıkı birliği, birinin çarklarının diğerinin çarklarıyla iç içe geçmesini sağlayan harikulade bir saat maşasından başka ne yaratabilir? İşte benim tahmin edip uyguladığım şey bu; sonuç olarak, mahir bir mekanizmadan başka bir şey olmayan bu hayatta benim için sır diye bir şey yok artık!