Sefkan Kaplan

Sefkan Kaplan
@arsuryan
Normal insan. youtu.be/rVcKinb-xKA
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek Lisans
Mardin
14 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 8)
432 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
8/10
·224 syf.·
2025 3. kitabı
Rousseau’ya göre insanlar doğada eşit ve özgür olarak yaşarlar; fiziksel farklar olsa da bunlar ne üstünlük ne de aşağılık yaratır. Asıl eşitsizlik, insanın doğadan kopması ve toplumsal yapının oluşmasıyla ortaya çıkar. Tarımın ve özel mülkiyetin gelişimiyle birlikte, insanlar arasındaki eşitsizlik derinleşir. Rousseau, özel mülkiyeti “şu arazi benim” diyen ilk kişinin topluma verdiği en büyük zarar olarak görür. Ona göre bu an, insanın özgürlükten uzaklaşarak toplumun hiyerarşik düzenine boyun eğdiği andır. Onun düşüncesinde “doğa durumu”, insanların ilkel ama barışçıl bir hayat sürdüğü, sahiplenme duygusunun ve toplumsal baskının henüz gelişmediği bir safhayı temsil eder. Ancak zamanla akıl, karşılaştırma ve rekabet gibi unsurlar devreye girer. İnsanlar kendilerini başkalarıyla kıyaslamaya, üstünlük kurmaya başlar. Böylece yalnızca ekonomik değil, ahlaki ve siyasal eşitsizlikler de doğar. Eser yalnızca bir toplumsal eleştiri değil, aynı zamanda modern uygarlığın temel varsayımlarına karşı güçlü bir meydan okumadır. Rousseau, ilerlemenin ve uygarlığın her zaman iyiye götürmediğini; insanı özünden, doğallığından ve özgürlüğünden uzaklaştırdığını öne sürer. Bu düşünceler, hem Fransız Devrimi’nde hem de sonraki pek çok düşünürün eserinde etkili olmuş düşüncelerdir zaten. Eser, insan doğası, toplum ve adalet üzerine derin bir sorgulamadır. Eşitsizlikleri sorgulamakla kalmaz, bunların tarihsel kökenlerini irdeleyerek okuru kendi yaşadığı düzen üzerine yeniden düşünmeye davet eder.
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin KaynağıJean-Jacques Rousseau · Say Yayınları · 20201,820 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İyi yolculuklar.
10/10
·3148 syf.·
2020 69. kitabı
"Ben Proust'un inceliğini, soylu karmaşasını seviyorum." diyor, D. H. Lawrence, Lady Chatterley'in Sevgilisi adlı eserinde. Sanırım Proust'a başlamak için bundan daha güzel bir başlangıç
Edebiyat
Kayıp Zamanın İzindeMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2024744 okunma
Kuş Dili
Puan vermedi·432 syf.·
2020 59. kitabı
Gizli, açık... Dünyada ne kadar kuş varsa bir araya toplandı. İşte böyle başlıyor kuşların anlam arayışı. Peki kuşlar ne arıyor? Dünyanın bütün kuşları kendilerine bir padişah seçmek için bir araya gelmişerdir. Peki aslında bir araya gelen kim? Her ne kadar kuşların bir araya gelip kendi padişahlarını (Simurg) seçmesi anlatılıyor görünsede asıl olarak tasavvuftaki "Vahdet-i Vücud" felsefesinin anlatıldığı alegorik bir eser. Kitaptaki bazı simgeler, tasavvuftaki bazı kişilere denktir. Burada Tanrı yani yani her şeye gücü yeten, her şeye hükmeden padişah olarak en ulu kuş olan Simurg'da sembolleştirilmiştir. Kuşların kendilerini Simurg'a ulaştırması için yol gösterici olarak seçtiği kuş , daha önce Hz. Süleyman'a eşlik eden ve onun övgüsüne nail olan Hüdhüd kuşudur. Burda yol gösterici olarak yani peygamber Hüdhüd kuşuyla sembolleştirilmiştir. Diğer bütün kuşlar da inananları temsil ediyor. Bir tasavvuf yolculuğu yaşatan eserde Attar, tasavvufun gereği olarak dünyanın geçiciliği, insanların fani oluşu, her türlü dünyevi zevkten arınma kuşlar aracılığıyla canlı bir şekilde verilmiş. Her bölümde olan ve bunu destekleyen kısa hikayeler de yolculuğun tuzu biberi olmuş. İyi okumalar.
Edebiyat
Mantık Al-TayrFerîdüddin Attâr · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20196,3bin okunma
Ah Yorgiya!
9/10
·136 syf.·
2020 42. kitabı
On beş hikâye gibi görünen tek hikâye... Her ne kadar görünürde Ahmet'in Yorgiya'ya aşkı anlatılıyor olsa da Sait Faik'in diğer tüm eserlerinde alt metinde vermek istediği kendi dünya görüşü bu eserde de kendini açıkça belli ediyor. Peki nedir bu görüş? Kendi ağzından okuyalım o halde: Başmuharrir (yazar) ağız aramakta ustaydı. -- Yani nasıl bir dünya arzuluyorsunuz? Artık kızmıştım: -- Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı bir dünya... İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya... Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı... Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? Hiç bulunmadığı bir dünya... ... Para için namus, ar, haya, hayat, gece gündüz satılmadığı bir dünya... Muhabbet tellallarının günde otuz lira kazanmadığı bir dünya... Sokaklarda sefillerin bulunmadığı bir dünya...
Edebiyat
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,230 okunma
8/10
·165 syf.·
2020 36. kitabı
Bir ay boyunca izlediği adliye mahkemelerindeki "tutukluların" öykülerini yazıyor Sait Faik. Bu kişiler Sait Faik'in bildik evreninin bildik yüzleri: kimsesizler, yoksullar, balıkçılar, işsizler, oyun olsun diye hırsızlık yapan çocuklar... Ve öte yanda yargının soğuk yüzünü yansıtmaktan uzak, iyicil yargıçlar çıkar karşımıza. Suçlu olarak mahkemede bulunan çoğu kişiyi önce insan olduğunu anımsatan ayrıntılarla, onların önce bir oğul ya da bir baba olduğunu vurgulayarak anlatır Sait Faik. Aslında ona göre ortada suç yoktur, suçlu da. Okura da hepsini tahliye etmek düşer.
1000Kitap
Mahkeme KapısıSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,474 okunma