SÜR PULLUĞUNU ÖLÜLERİN KEMİKLERİ ÜZERİNDE
OLGA TOKARCZUK
304 SAYFA
#FilmlereUyarlananKitaplar
#Ortakokuma
Hapishane dışarıda değildi, her birimizin içindeydi. Belki de onsuz nasıl yaşanacağını bilmiyorduk.
Polonya'nın Çekya sınırına yakın ıssız, sakin ve sert coğrafya şartlarına sahip bir köyünde yaşayan Janina Duszejko'nun anlatımıyla başlıyor hikayemiz. Doğaya, hayvanlara, adalete ve astrolojiye tutkuyla bağlı bir kadın Janina. Aslında bir mühendis fakat yıllar içinde mesleğini bırakıp bu köye yerleşmiş ve iki köpeğiyle yaşayan Janina, haftanın belli günleri okulda İngilizce dersleri veriyor. Kalan zamanını ise doğayla içiçe geçiyor. Kışın sert şartlarında, genelde boş kalan komşularının evlerini koruyup kolluyor. İnsanlar yerine hayvanlarla daha fazla geçiriyor olması, doğru bildiğini çekinmeden söylemesi, özellikle de avcılara karşı tepkilerinden dolayı çevresinde çatlak, takıntılı olarak adlandırılıp, pekte ciddiye alınmıyor.
🫎Bir gün komşusu Koca Ayak (insanlara lakaplar takmayı seviyor Janina) gizemli bir şekilde ölür. Çevrede av hayranlarından izler vardır. Gelen günler gizemli ve tuhaf ölümleri de beraberinde getirir. Her bulunan cesedin yanında en belirgin şey av hayvanlarına ait izlerdir. Tüm ölümlerin ardından Duszejko'nun tek teorisi vardır. Şiddet gören, avlanan hayvanlar intikam almaktadır. Sonu ise ters köşe. (Ufak tefek detayları kaçırmazsanız tahminde edebilirsiniz elbet hikayenin sonunu)
Yine güzel bir grup okuması ve harika bir sohbet gerçekleştirdik. Eşlik eden tüm dostlara teşekkür ederim. Hem kitabı hem filmi sevdim ve tavsiye ediyorum. Sisteme, insanoğlunun bencilliğine, dünya düzenine, doğanın dengesinin bozulmasına, gereksiz eziyet ve işkence edilen hayvanlara, bu bencilliği kollayan yerel ve dini yönetimlere öfkenin bir dışa vurumu