Puan vermedi·200 syf.··
2026 28. kitabı
Son Nefes Havaya Karışmadan "Kusursuzluğa ne kadar yaklaşırsanız yaklaşın asla ulaşamazsınız, ama yaklaşmak için hiç durmadan çabalayacağınız sonsuz bir hedefe pekala inanabilirsiniz." Bu kitap, otuz altı yaşında başarılı bir beyin cerrahının ihtisasını tamamlamasına çok az kalmışken dördüncü evre akciğer kanseri olduğunu öğrenmesi üzerine bu süreçte yaşadıklarını, hissettiklerini, korkularını, umutlarını anlatıyor. Hayatını insanları iyileştirmeye adamış başarılı bir beyin cerrahıyken bir anda hasta konumuna düşen, aynı zamanda hayatın anlamını bulmaya çalışan ve hayatı anlamlı kılan şeyin ne olduğunu sorgulayan Paul Kalanithi, sizi asla bir karamsarlığa sokmuyor. Aksine hayallerinizi, yaşadığınız anın kiymetini bilmeyi, umudu ve hayatın ne kadar değerli olduğunu anlamanızı sağlıyor. Okuduktan sonra ise uzun süre düşündürüyor, etkisi altında bırakıyor ve içinize işliyor. Sorgulamadan yaşamanın bir anlamı yoksa, yaşanmamış bir hayatı sorgulamanın ne anlamı vardı ki? Hayat tecrübemizin tamamı, hayatı anlamlı kılan ayrıntılardan ibarettir. En tecrübeli olduğumuz an, içinde yaşadığımız andır. Ölüm herkesi bekleyen flu bir sonken, ansızın beliren katı bir gerçekliğe dönüşüvermişti. Aslında sorun bilimsel değildi. Ölümün kendisi zaten rahatsız edici bir gerçekti, ama ne yazık ki yaşamanın başka bir yolu da yoktu.
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,653 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:16
Bir ağacı en hızlı kendi içindeki kurt bitirirmiş... Mustafa Önsel’in Ağacın Kurdu kitabını az önce bitirdim. Eser; TSK’nın içerisine sızan yapıların pırıl pırıl Harbiyelilere nasıl kumpaslar kurduğunu, o şanlı üniformayı giymek isteyen vatansever gençlerin geleceklerini nasıl sinsi oyunlarla çaldığını gözler önüne seriyor. ​Okurken insanın içi acıyor ama yaşanan o haksızlıkları, şok mangalarını ve askeri okullarda dönen dolapları ilk ağızdan anlamak adına herkesin idrak etmesi gereken bir gerçeklik. ​Dik duruşu satır satır hissettiren o asil duruşunuza sağlık. Mustafa Önsel gibi ömrünü üniformasına, ambleminin şerefine ve memleketin istikbaline adamış bir komutanın haklı mücadelesini anlamak, bu hafızaya sahip çıkmak çok kıymetli. Yazılan bu gerçeklerin, komutana ve onun nezdinde bu ulu ağacı canı pahasına koruyan tüm vatanseverlere ulaşması dileğiyle... Kaleminize, yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla.
Ağacın KurduMustafa Önsel · Alibi Yayıncılık · 2016287 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·560 syf.··
2026 19. kitabı
Merhabalar Efendim Sizlere en değerli serilerimden olan Bronz'un final kitabı ile geldim. Baştan söyleyeyim bolca duygu yüklü ve spoiler içeren bir yorum olacak. Dikkat edenlere duyrulur. Serinin final kitabı olduğu için konu kısmını atlayarak direk yoruma geçiriyorum. Bronz'un Hisarın hastalığını öğrendikten sonra onu bir onu tedavi için bir kliniğe yatırmasıyla biten son kitabımızın ardından tedavi olan Hisarı okuyarak başlıyoruz bu kitabımıza. Hisar tamamen hastalığından kurtulmuş durumda ama zorlu günler aslında onu Bronz cephesinde bekliyor. Bronz Hisara çok kızgın ve çok kırgın. Kendisini düşünmediği için, onu düşünmediği için, beraber yaşayacakları geleceklerini düşünmediği için, kendini bazı şeylere feda ettiği için. Hem kızgın hem Kırgın olan bir bronz okuyoruz. Hisar ona yaşattıkları için çok pişman ama kendi içinde de haklı sebepleri var ve bu süreçte Hisar'ın Bronz'a kendini affettirmesini ve onun peşinden bir adım olsun ayrılmamasını okuyoruz. Bronzu anlayabiliyorum o yüzden sert davranışlarını, soğukluğu gayet anlaşılabilir. Hisar'ın da yaptığı ile yüzleşmesi ve kendine ne kadar doğru gelse de sevdiği adamın bakış açısından baktığında ve bu durumla bil hassa kendisi de karşılaştığında Bronz'un ne hissettiğini, nasıl kırıldığını gayet iyi anlıyor ve bundan duyduğu pişmanlığı da her defasında dile getiriyor. Bazı şeylerin sonuna geldik final kitabımızda. Çözülen sırlarımız var, geçmişin karanlık perdesi ile yüzleşiyor karakterlerimiz. Fedakarlıklar sonucunda kaybettiğimiz karakterlerimiz var. Çok ağlayarak okudum o kısımları. Aslında Serdal'ın ölmesine üzülmemem gerektiğini biliyordum, çünkü herkes ailesiyle birlikteyken O da en güzel şekilde ailesinin yanına gitmeliydi ve onlara kavuşmalıydı. O yüzden içim bir parça buruk olsa bile onun için en güzel
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202683 okunma
8/10
·200 syf.··
2026 183. kitabı
Son Nefes Havaya Karışmadan #okudumbitti Paul Kalanithi’den okuduğum ilk kitaptı ve açıkçası kalemini bu kadar seveceğimi tahmin etmiyordum. Hem bir doktorun zihninden hem de bir hastanın kalbinden yazılmış gibi duran çok özel bir metin bu. Bir yanda yıllarını tıbba, beyin cerrahisine, insan hayatına adamış başarılı bir hekim; diğer yanda tam hayatının meyvelerini toplayacakken dördüncü evre akciğer kanseriyle yüzleşen genç bir insan… Paul’ün ölümü yalnızca korkutucu bir son gibi değil, hayatın anlamını daha derinden sorgulatan bir eşik gibi anlatması beni çok etkiledi. Dün hastalarının yaşamla ölüm arasındaki çizgisinde duran bir doktor iken, bugün aynı çizginin öteki tarafında kendi nefesini, kendi zamanını, kendi geleceğini düşünmek zorunda kalıyor. Bu geçişi okurken insan ister istemez kendi hayatına da dönüp bakıyor: Neyi erteliyoruz, neye fazla üzülüyoruz, gerçekten ne için yaşıyoruz? Anlatımı öyle sade ama öyle derin ki bazı cümleler sessizce gelip insanın içine oturuyor. Tıbbi tarafı var, felsefi tarafı var, ama en çok da çok insani bir yanı var. Eşiyle kurduğu hayat, yarım kalan hayalleri, baba olma arzusu, doktor kimliğiyle hasta kimliği arasında sıkışması… Hepsi çok gerçek, çok kırılgan ve çok dokunaklıydı. Bu kitap bana ölümden çok yaşamı düşündürdü aslında. Bir nefesin, bir günün, sevdiğimiz insanların, kurduğumuz hayallerin ne kadar kıymetli olduğunu yeniden hatırlattı. Bitirdiğimde içimde hem hüzün hem de garip bir minnet duygusu kaldı. Paul Kalanithi kendi hikâyesini tamamlayamadan gitmiş olabilir ama kelimeleriyle geride çok güçlü bir iz bırakmış. Sarsıcı, düşündürücü, kalbe dokunan ve uzun süre unutulmayacak bir kitap. Hayatın anlamı üzerine durup düşünmek isteyen herkese gönülden tavsiye
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,653 okunma
Soğuk eller bir kalbi ısıtmaya yeter mi?
10/10
·352 syf.·
2026 74. kitabı
✯Bellisperennis✯ Wuuuuu…Biz ne okuduk böyle meleğimle https://1000kitap.com/huzundalgasi Gerçekten nefes kesici, sürükleyici ve etkileyici bir eserdi. Sayfaları çevirdikçe hikâyenin içine biraz daha çekildik ve kitabı adeta soluksuz okuduk. Bu kitapta daha ilk sayfalarda bir çocuk tanıdım. Kare çerçeveli gözlüklerinin ardına saklanmış, ailesinden yalnızca küçücük bir sevgi kırıntısı bekleyen bir çocuk… Gerektiğinde kardeşlerine siper olan, kendi yaralarını içine gömüp güçlü görünmeye çalışan bir çocuk. Sonra o çocuk büyüyor. Yaşadığı eksiklikler ve kırgınlıklarla insanları gözlerinden değil, ellerinden okumaya çalışıyor. İnsanların sakladığı hikâyeleri, taşıdığı acıları ve görünmeyen yaraları o ellerde arıyor. Ve karşımıza, hayatını insanları anlamaya adamış bir heykeltıraş çıkıyor. Peki seçtiği insan figürlerinde aradığını bulabiliyor mu? Sevgilinin soğuk elleri onun içindeki boşluğu doldurabiliyor mu? Aradığı sıcaklığı gerçekten hissedebiliyor mu? Bunu öğrenmek için kitabı okumanız gerekiyor… Çünkü ben okurken bazı satırlarda kalbimin sıkıştığını hissettim. Özellikle L’nin hikâyesi beni derinden etkiledi. Hatta bir noktada sanki ellerim gerçekten buz kesmiş gibiydi. Bu kitap bazen canımı acıttı, bazen beni gerçeklerle yüzleştirdi, bazen de insanın içinde sakladığı yaraların ne kadar derin olabileceğini hatırlattı. Eğer siz de karakterlerle birlikte üzülmek, düşünmek, sorgulamak ve onların duygularını iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız, Sevgilinin Soğuk Elleri mutlaka okumanız gereken kitaplardan biri. Benim için uzun süre etkisinden çıkamayacağım, kalbimde iz bırakan hikâyelerden biri oldu. Daima sevgiyle ve kitaplarla kalın:) Şimdi söz sırası meleğimde https://1000kitap.com/huzundalgasi Öncelikle bu kitap yolculuğunda bana eşlik etmesine izin verdiği için
Sevgilinin Soğuk ElleriHan Kang · April Yayıncılık · 2025620 okunma
Puan vermedi·326 syf.··
2026 392. kitabı
Faust, Johann Wolfgang von Goethe’nin yazımı neredeyse tüm ömrünü kapsayan, dünya edebiyatının en büyük ve en derin felsefi başyapıtlarından biridir. Alman halk efsanelerindeki Dr. Faustus hikayesinden ilham alan bu devasa eser, insan doğasının sınırlarını, bilginin değerini, arzuyu ve iyi ile kötünün ezeli savaşını konu alır. Hayatını bilime, felsefeye ve evrenin gizemlerini çözmeye adamış olan yaşlı profesör Heinrich Faust, ulaştığı tüm bilgilere rağmen aradığı içsel tatmini ve hayatın gerçek anlamını bulamadığı için derin bir varoluşsal kriz yaşamaktadır. Tam bu çaresizlik anında karşısına çıkan şeytan Mephistopheles, Faust’a bir anlaşma teklif eder: Şeytan ona bu dünyada arzuladığı her şeyi, gençliği, aşkı ve sınırsız bilgiyi verecek; buna karşılık Faust, hayattan tamamen tatmin olup "Dur ey zaman, ne kadar güzelsin!" dediği anda ruhunu şeytana teslim edecektir. Anlaşmanın ardından başlayan yolculuk, Faust’u saf bir aşkın yaşandığı trajik Gretchen hikayesinden antik dünyanın mitolojik labirentlerine, siyasi güç arenalarından evrensel arayışlara kadar çok geniş bir evrene taşır. Goethe, Faust’un şahsında aslında tüm insanlığın doymak bilmez merakını, hatalarını, düşüşlerini ve her şeye rağmen içindeki o yüce, ışığa doğru yürüyen özü anlatır. Şiirsel dili ve muazzam felsefi derinliğiyle bu eser, insanın evrendeki yerini sorgulayan zamansız bir başucu kitabıdır.
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,9bin okunma