Bağlantısını koparan insani trajedinin sahne düzeni hep aynıdır: Yalnızlık ve kimsesizlik hissi. Bunu sağaltacak ve insanın geleceğini şekillendirecek şey ise umuttur. Nitekim kutsal kitapların Tanrısı, umutların yöneldiği Tanrı'dır. Varlığın hedefi ne kadar büyükse bunun için beslenmesi gereken umut ve gösterilmesi gereken sabır da o kadar büyüktür. Umut, hem fizik hem de metafizik dünyanın varlık koşuludur ve yabancılaşmayı önleyen bir pusula ve yön tayin ettiricidir. Umut, insanın kendi varlığını onaylaması; umutsuzluk ise bu varlığın ve varlık hâlinin reddidir.
Her doğan bebeğin Tanrı'nın insanlardan umut kesmediğini göstermesi gibi; direnç gösteren her beden, daha iyiye ve daha kalıcıya doğru bir evrilme ihtimaline güçlü bir şekilde bağlanıyor demektir.
Allah'ı hatırlamanın bütüncül bir yaşamı ortaya çıkarıp tatmin duygusu yarattığı, bunun tersinin ise parçalanmış bir yaşama götürdüğü ve nihayetinde insanın yönlendirildiği/yöneldiği hedefler ile vardığı nokta arasında uçurumların bulunduğu ortaya çıkar. Kur'an'ın sık sık kullandığı uçurum metaforu, insanın tam da bu hedefin uzağına düşüşünü trajik bir şekilde resmetmektedir. Nihilizmin/hiçliğin/yokluğun filozofu olarak takdim edilen Nietzsche, uçurum metaforunu, yokluğu mahkum eden bir analojiyle şu şekilde kullanmaktadır:
"Yüksekçe bir kayanın tepesine çıkıp boşluğa bakan birinde ilk uyanan his, geri çekilmedir. Geri çekilme, aynı zamanda boşluğu/yokluğu mahkum etmektir. İnsanın geri çekilme hissi, uçurumun/boşluğun insan doğasına aykırılığını gösterir. Mesele, bu boşluğu mahkum eden insanın, o boşluğu nasıl dolduracağıdır. "
İslam'ın değerler üzerinden kendine bir yaşam alanı açtığı ve kendini "değer üreten ve değerlerle ayakta kalabilen din" olarak tanımladığı açıktır. Değer yoksunluğunun, hiçliğin ve kendini boşlukta hissetmenin çağın uçurumu olduğunu unutmamak gerekir. "Allah, sizi uçurumun kenarında buldu da kurtardı." ayeti, insanın içine düşebileceği hiçlik ve değersizlik uçurumu konusunda ciddi bir uyarıdır. Anlamsızlık yahut kriz, Kur'an'da uçurum metaforu ile karşımıza çıkarılmaktadır.