Özge

Bir işte çalışmaya başladı, törpülenmeye başladı, ufalmaya başladı, sıkılmaya, karıncalanmalı sıkılmaya başladı. Bu sıkıntıların bir kıpırdanışı, narası olmayınca nasıl ve tam ne zaman olduğunu anlamadan tevekküle dönüştü, sakinleş­ti. Arada gözleri doluyor, umut umutsuzluk arası gerilimler yaşıyor, bunları da atlattıkça tevekkülü artıyor, tatlılaşıyor­du. Hep en acı şeylerle, kimsenin bilemedikleri ile tatlılaşı­yordu. Ama kendi tadından kendine bir fayda yoktu. Herkes bu tatlılığı ile neden böyle yalnız olduğunun merakınday­dı.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Reklam
Zaman akar mı, durur mu, içinden mi geçilir, tümüyle dı­şındadır da uzaktan ya da kenarından mı bakılır? Her şey mecaz ise ve işaret aranıyorsa, pek de bir şey bulunamıyor­sa, kendi kendini tüketerek bir yol yürünüyorsa mecaz baş­ka bir mecazla ancak bir gönül hoşluğu yaratıp boşlukla­rı doldurmada yine yetersiz kalıyorsa, bütün düşünme, an­lama çabasına rağmen insan yetersiz kalır.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Bu seyir sükûnunu nerden temin etti derseniz, bir adres vereceğim; ciddiye alın diyemem ama gülmelere de hazırlıklı değilim. Belki sonra, çok sonra, neden sonra, ağlanacak bir şey kalmadıktan sonra, gülecek hâl kalmadıktan sonra, bütün bunlar ona ait olmaktan iyice uzaklaşıp tanınmaz hâle geldikten sonra, darb-ı mesel olduktan sonra, kimin oldu­ğu belirsiz, yaşanıp yaşanmadığı bilinmeyen bir hâl aldıktan sonra isteyen gülsün, isteyen ağlasın.
Sayfa 111·Kitabı okudu
Her şeyi çok yavaş, çok geç, çok eksik ve ıstırap çekme ih­timali kalmadığı zaman öğrenecek olanlar. Vaktinden evvel, hem de çok evvel olmanın ıssızlığı başka bir şey ile ölçül­mez.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Her neslin başından geçen, ahmağının, akıllısının, incesinin, kalınının zamanın kendi­lerine ayrılan koridorundan geçtiği, her neslin köşesini dön­düğü ama kendisini biricik sandığı şeyler. Gençlikte insanın içi bomboş olduğundan içine ne düşse büyük gürültü çıka­rıyor elbet. Her şeyin iyi ya da kötü aksi pek büyük oluyor. Zaman geçince halbuki en güzel, en yüksek şeylere bile bir yerin kalmadığı, her türlü etkilenmenin vaktiyle tüketildiği ve şimdiden sonra olacak olanın ve biçimlendirecek olanın bu vaktiyle dolanlar olduğu anlaşılıyor.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Reklam