Sabah kahvaltının iyi yanlarını saymadan güne başlasaydı bir kere de, sonra da gün içinde bazen başkalarından duyduğu o "kapkara boşluğa" düşseydi. Acaba böyle bir günün gecesinde daha mı içten dua ederdi? Günah ne bilmeden ettiği dua, biliyordu gerçi, az günahkar da sayılmazdı hele bu düşünceleriyle ama, daha mı iyi dua ederdi, suçlarının kefaretini şöyle etiyle, canıyla, beynindeki yanma ile ödemeye hasretti sanki. Çok büyük bir bağışlanma dileğiyle hiç yakarmamıştı şimdiye dek, hiç affa uğradığı sezgisiyle ayaklarından başına doğru bir alevle sarılmamıştı. Allah votkayı ona daha içten dua edebilmek için içtiğini anlar mıydı?