bir anahtar verdindi bana,
kabaran yüreğimi bilerek
kullanıp durdum onu gönlümce,
aşkıma kenar süsü diyerek
aşındırdım dişlerini zamanla
geriye ben kaldım işte.
yalan olur sevmedim dersem,
ama yolcu yolunda gerek
ey ömrümün uğuldayan durağı,
yanlış bir hesaptan dönerek
benli günlerini sil istersen
geriye sen kaldın işte.
bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ
sevgiler bekliyor sürekli senden,
insanın bir yanı nedense hep eksik
ve o eksiği tamamlayayım derken,
var olan aşınıyor azar azar zamanla.
anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
benim bu dünyada bir yerim olmadı,
kuytu gövdemi saymazsak eğer.
gövdem ki varla yok arası
hem varlığa, hem yokluğa değer
ama yüreğim hiç solmadı.
bir gül koklayayım izin verin de.
ben yaşama da, ölüme de inandım
tamamlarlar sanırdım eksiklerimi.
çarşıları hep birlikte gezerdik
biri dostumsa, sevgilimdi öteki
ikisinin adını yanyana andım.
bir soluk alayım izin verin de.
şimdi benim buzdan bir döşekte
üç büklüm olmuş zavallı sevdam,
üşüyorsa ölesiye yalnızlıktan
bil ki senin hep böyle güvensiz,
yaşamdan korkar oluşundan.
işte bunun için sevmiyorum seni.
bazı şeyler vardır insanı değiştirir
siz böyle ne çok, hep kendinizlesiniz.
örneğin çarşıda bir çocuk, ille diretir
necatigil diyor ki, bakıp da görmediniz.