Ebü'r-Rebi' b. Seb, Hz. Hüseyin'in menakıbını anlatırken Yakub b. Süfyan'ın şöyle söylediğini nakl eder:
"Çiftliğimde idim. Cemâatla yatsı namazımı kıldıktan sonra odada oturduk. Hüseyin b. Ali bahis konusu edildi. Orada bulunan adamlardan birisi 'Hüseyin'in üzerine yürüyen ve onun şehid edilmesine yardım edenlerden olup da ölmeden önce bir azap ve felâkete uğramayan bir kimse yoktur!' dedi.
Şis Aleyhisselâmdan sonra, oğlu Enuş, Babasının ve Dedesinin vasiyetini korudu.
Allâh'a, en güzel şekilde ibadet etti.
Kavmine de; Allâh'a, güzel şekilde ibâdet etmelerini emr etti.
(Yakubi-Tarih c. 1, S.8)
Yer yüzünde ilk kez hurma ağacı diken, Enuş idi.
İlk kez, Sadaka veren ve vermeyi teşvik eden de, o idi.
(Mirhand-Rayzatussafa Tercemesí s.117)
Enuş, vefat edeceği sırada, bütün oğulları için Bereket duası yaptı.
Onları, oturdukları mukaddes dağlarından aşağıya inmekten ve içlerinden hiç bir kimsenin, lânetlenmiş Kabil'in oğullar ile düşüp kalkmasına meydan vermekten nehy etti.
Oğlu Kaynan'ı da, yerine bıraktı ve kendisini Adem Aleyhisselâmın, tâbut içindeki cesedi ile de, ilgilenmekle görevlendirdi.
Onun yanında namaz kılmalarını ve Allâhı, çokca anmalrini emr ettikten sonra, vefat etti.
Vefat ettiği zaman, dokuz yüz altmış beş yaşında idi.
Enuş'un alnında peygamberlik Nûru parıldardı.
Hâbil'in katili Kabil de, onun zamanında öldürülmüştür
Peygamberimiz Aleyhisselamı; önce annesi Hz. Amine, üç gün veya 7 gün emzirdi.
Bundan sonra Süveybe hatun, oğlu Mesruh ile birlikte, günlerce emzirdi.
Süveybe hatun, daha önce Hz Hamza'yı sonra da Peygamberimiz aleyhisselam ile birlikte Ebu Seleme b. Abdulesed'i de emzirmişti.
Bunun için Hz. Hamza ile Ebu seleme, Peygamberimiz Aleyhisselam'ın süt kardeşleridirler.