Puan vermedi·256 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 10:36
Yolculukların en çilelisi aşk için yapılandır . Ve zorluk ne kadar artarsa aşk o kadar kıymete biner , o kadar anlam kazanır , o kadar vazgeçilmez bir hal alır ... Çok tatlı bir ( Aşk Masalı ) Beğenerek okudum .
Bir Aşk MasalıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202212,8bin okunma
10/10
·77 syf.·
2026 29. kitabı
Bu kitap, bir insanın çocukluktan yaşlılığa uzanan hayatını sadece olaylarla değil, vicdanıyla anlatıyor. Hüseyin’in hikâyesinde köy, gurbet, okul, aile, aşk, emek ve iyilik iç içe geçiyor. En güçlü tarafı, kahramanını kusursuz göstermemesi; aksine eksikleriyle, pişmanlıklarıyla ve geç kalmış fark edişleriyle anlatması. Bu yüzden Hüseyin, okurun karşısına bir “kahraman” gibi değil, hayatın içinden geçmiş gerçek bir insan gibi çıkıyor. Okurken yer yer bir hatırat, yer yer iç döküş, yer yer de hayatın içinden çıkarılmış sade bir ders gibi hissettiriyor. Özellikle iyilik, aileye yetememe ve insanın kendine geç kalması temaları oldukça dokunaklı. Bende bıraktığı his şu oldu: İnsan bazen herkese yetişir ama kendine geç kalır.
Bir Merhamet Hikayesi HüseyinSıdıka Çal Arslan · Mythos Kitap · 20262 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sarraf- Eski bir aşk
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Dikkat : Spoiler içerebilirrr Yorumuma kitaba bayıldığımı söyleyerek başlamak istiyorum. Kapağı,cildi, tasarımı her şeyiyle çok güzel olmuş emeği geçen herkesin emeğine sağlık. Kitabı ben uzun zamandır bekliyorum wattpadde okuduğum günden beri yeni bölümleri beklerken bir yandan da nasıl olur da basılmaz diye düşünüyordum ki çok şükür sesim duyuldu ve basıldı sonunda. Umarım kalemi daim olur sevgili yazarımızın. Kitaba gelecek olursak, ah Uygar üzümlü kekim, sana çok üzülüyorum. Kitap hem tahmin ettiğim gibiydi hem de etmediğim gibi. Çünkü bölümler wattpadde okuduğum halinden hem çok değişmiş hem de hiç değişmemiş gibi. Bazı bölümler aynı kalmış bazı bölümler kesilmiş. Tek eleştirim ilk kitabın sonunun wattpadde olanla aynı bitmesini isterdim tabi bir de biraz daha geçmiş sahnesinin olmasını fakat bu haliyle de epey güzel olmuş. Kitapta Yakutla annesinin arasındaki gerilimi, gerginliği daha iyi anladım, o hallerini,çaresizliğini nefreti ve sevgisi arasında sıkışıp kalmasını ve aslında güçlü durmaya çalışırken dalgınlaşmasını,aptallaşmasını...Belçin... Sana bir şey demek isterdim de ortam hiç müsait değil senin yatacak yerin yok. Fatih sana hiçbir şey söylemek dahi istemiyorum. Umarım ikinci kitapta hepinizin gerçek yüzü ortaya çıkar. Ben hemen her şeye ağlayan biri değilim fakat Uygarın bazı sahneleri beni ağlattı sırf bunun için bile yazara çok teşekkür ederim. Ağlamadığım sahnelerde de gözüm doldu İkinci kitapta Uygarın ailesini de görmek isteriz onların aile dinamikleri mesela. Uygar hainlikle suçlandıktan sonra ne oldu? Sonuç olarak biz bu kitabı çok bekledik ve çok şükür ki beklediğimize değdi. Darısı ikinci kitaba inşallah. Şimdi soruyorum ; Yalanlarına rağmen onurlu kalmaya devam edebilir mi insan?
SarrafTuğba Nur Cebecioğlu · Artemis Yayınları · 20261 okunma
"Hadi Tina, eve dön artık..."
8/10
·150 syf.··
2026 77. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 09:36
"İnsan aşık olduğunu nasıl anlar ?..." “..Ben nasıl anladım söyleyeyim mi sana? Bir gün fark ettim ki her sabah gözümü açar açmaz aklıma gelen ilk şey Kaveh olmuş. Sabahları gözünü açınca birinin varlığına şükran duymak yaşam sevinci veriyormuşsa meğer..” "Allah hiç kimseleri boşuna denk düşürmez, koca dünyada iki insan rast gelip de bunca âşık olabiliyorsa birbirine, hele ki bambaşka diyarlardan iki kişi, mutlaka bir sözü vardır Rabbimin sana bana, duymasını, dinlemesini bilene..." 2020 DUYGU ASENA ROMAN ÖDÜLLÜ Irmak Zileli kaleminden Son Bakış kitabında genç bir kadının ölüme giderkenki son birkaç dakikasından hareketle, geriye doğru hayatlar ve kuşaklar boyunca aktarılan bakışların izini sürüyor. Aynı zamanda insanın hayata, geçmişe, kendi varlığına ya da yokluğuna yönelen bir bakış bu ... "Anahtarı soktuğumuz deliğin bir adının da yuva olması ne tuhaf. İnsan kendi yuvasına girebilmek için anahtarını yuvaya sokup yavaşça döndürebilmeli. Benim anahtarımın yuvası öyle uzakta ki. O yüzden meğer anahtar yuvaya uymadı deda..." (Gürcü dilinde: anne) Yabancılığın ve dilsizliğin nasıl bir şey olduğunu anlamanın ve anlatabilmenin yolunu arayan bir roman. Sevgilisini yitirmiş, Türkiye’ye kaçak yollardan girmiş genç bir kadın göçmenin son bakışına kilitlenirken satırlarda da kadının yürekleri sızlatan iç sesini okurken belki de haklı isyanına altı çizili satırlarla küçük küçük bizden notlarla eşlik ediyoruz. "...sevdiklerine bakarken hiçbir zaman unutma küçüğüm, bu son bakışın olabilir." Zaman o son bakıştan geriye doğru akıyor bu sefer. Nefesleri tutup kurtulmasını beklerken annesine ninesine seslenişleri etkiliyor bizleri... "...Giderken bu dünyadan yaşarken ki gibi yük hissetmemeli insan kendini. Yaşarken olur anlarım da belki, ölürken hiç değilse biraz rahat
1000Kitap
Son BakışIrmak Zileli · Everest Yayınları · 2026801 okunma
4/10
·340 syf.··
2026 18. kitabı
Hamnet, 16. yüzyılda yaşayan ve sonradan William Shakespeare olarak tanınacak yazarın ailesinden ilham alıyor. Hikâye, Shakespeare’in genç yaşta kaybettiği oğlu Hamnet’in ölümü ve bu kaybın aile üzerinde bıraktığı derin izleri anlatıyor. Ancak aslında kitap; yas, annelik, aşk, evlilik ve zamanın acıyı nasıl dönüştürdüğü üzerine kurulmuş duygusal bir roman. Hamnet’in atmosferini, duygusal derinliğini ve Maggie O’Farrell’in anlatımındaki zarafeti takdir ettim. Ancak kitapla aramda beklediğim o güçlü bağı kuramadım. Belki beklentimin çok yüksek olmasından, belki de hikâyenin oldukça yavaş ilerlemesinden dolayı zaman zaman metnin içinde kaybolmakta zorlandım. Yine de yasın, sevginin ve kaybın farklı yüzlerini anlatan etkileyici bir roman olduğunu düşünüyorum. Benim için kusursuz bir okuma olmasa da, özellikle karakter odaklı ve sakin anlatıları seven okurların sevebileceği bir eser.
HamnetMaggie O'Farrell · Teas Press · 20269,6bin okunma
Yere Göğe Sığdırılamayan Bir Hayal Kırıklığı
5/10
·224 syf.··
2026 35. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 08:34
O kadar öfkeliyim ki dayanamayıp ilk defa beğenmediğim bir kitaba inceleme yazdım! Sabahattin Ali’nin kalemine, insan ruhunu işleme becerisine başka eserlerinde hayran kalmış ve gözü kapalı tam puan vermiş bir okur olarak, Kuyucaklı Yusuf’la kurduğum ilişki benim için tam bir öfke patlaması oldu. Belki hayatımın her şeye öfkelendiğim, kötü bir dönemine denk geldi bu kitap; belki de bitiremedikçe içimde büyüyen o gerginlik kitaba yansıdı. Ama emin olduğum bir şey var: Ben bu kitaptan ve özellikle Yusuf karakterinden nefret ettim. Edebiyat dünyasının bu romanı neden bu kadar büyüttüğünü, neden bu kadar beğendiğini asla anlamıyorum. Sabahattin Ali gibi bir yazar nasıl böyle bir karakter yaratmış, hayretler içerisindeyim. ​Kitabın sonunda Ahmet Oktay’ın bir yorumu var. Onun yazdıklarından anladığım kadarıyla, Yusuf’un bu halleri "yetim olmasına, üzerinde hissettiği baskıya ve özgür olamayışına" bağlanıyor. Evet, yetim olmasının onda bıraktığı hasarı anlayabiliyorum, buna bir sözüm yok. Ama bana göre Yusuf’un kitapta hiçbir derinliği yok. Karakter bana asla geçmedi; karşımda son derece tuhaf ve içi boş bir figür buldum. ​Beni asıl çileden çıkaran ve "Bu kadarı da olmaz" dediğim şey ise Yusuf ile Muazzez arasındaki ilişki oldu. Kitabın başlarında, küçücük hallerini okurken aralarındaki o tatlı abi-kız ilişkisini çok sevmiştim. Hatta okurken içten içe "Umarım bunların arasında bir şey yaşanmaz" diye dua ediyordum. Tamam, öz kardeş değiller ama sen onu kız kardeşin olarak büyütmüşsün. Küçücük bir kızın abisinden hoşlanmasını çocukça bir hayranlık diyerek bir tık anlayabilirim belki. Ama kocaman Yusuf’un, kendi ellerinde büyüyen küçücük bir çocuğa karşı bir anda bir şeyler hissetmeye başlamasını asla aklım almıyor. ​Üstelik bu hissetme durumu da tam bir fiyasko. Yusuf,
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,8bin okunma